RÜYALARINDA GEZİNDİM İSTANBUL’UN
Prof. Dr. Şakir Gözütok

RÜYALARINDA GEZİNDİM İSTANBUL’UN


İnsanoğlunun, mağaralardan antik kentlere, oradan modern şehirlere olan serüveni sonu gelemeyen bir hikâyedir; bu serüven esnasında gittiği yerlerde güller ve çiçeklerle karşılanmamış hiçbir zaman. 
İnsanın inşa ettiği her taş, bir emek, gözyaşı ve kan pıhtısı taşır günümüze; her şehir kendini inşa edenlerin kokusunu ve rengini. 
Her şehrin, kasabanın ve köyün bir hikâyesi ve yaşattığı hikâyeleri var; kendileri kadar eski, cesametleri kadar büyük, tarihleri kadar uzun.
Çoğu zaman da, peri masallarında yaşar şehirler.
Zaten bir peri masalının şehridir İstanbul.
İstanbul, bütün bir tarihin ve hayatın serüvenini, hengâmesini, tantanasını yaşayan nadir bir şehirdir; mütehakkimâne,  büyülü ve gizemli.
Her şehir, bir aşkın masalıdır; aşığını da maşukunu da öldüren bir masal.
Kelebeğin kanadı kırıksa bir şehirde, bil ki binlerce gönül yıkılmıştır. Bir tek gönül, bir kenti viraneye çevirmeye yetiyorsa ve sen hala ayaktaysan, gönlün kırılmadı ve gönül yıkmadın mı diyelim?
Akşamları üstüne çöken bir gül örtüsü gibi gecelerin; esrarlı, renkli ve şatafatlı. Her beyaz atın üstünde bir sipahi sokaklarında. Ellerinde şahmeranın gerdanlığı, kol kol gezerler asıl sahiplerini bulmak için. Gerdanlığın gerçek sahibi, hangi masum bir çehre ve hangi tül perdenin ardında acaba?
Asıl ve asil gerdanlık, sensin İstanbul; Boğaz'ın boynunda sallanan, yedi tepenin koynunda gizlenen, mehtabı büyüleyen ve baharı kıskandıran.
Şairlerin kalemi yeter mi nağmelerine, kaç beste anlatabilir seni?
Sen ki şiirlerde yaşar, bestelerle beslenirsin, her kalpte yer tutarsın.
Sen perilerin rüyasısın, sen nebevi mesajların müjdesi, gönüllerin fatihisin İstanbul.
Çok hayata can verir, yön verir, ama ipek böceği gibi kendi ördüğün kozada can verirsin.
Ey şehirlerin sultanı! 
Kaç prensesi efsunladın sokaklarında, nice tacidârları gezdirdin bağrında. Sahip olduğun göz kamaştırıcı güzelliğinle, her gün birer güneş soldurdun. 
Şimdi geziyorum sokaklarında; çalınmış, talan edilmiş, parçalanmış ruhunla yürüyorum. 
Yürüyorum sessiz, sensiz ve kimsesiz…

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500