KALKAN TEOG?UN AKLA GETİRDİKLERİ

Eklenme Tarihi: 20.09.2017 20:58:40 - Güncellenme Tarihi: 07.04.2020 08:59:01

Beynimizde ilahi olarak kodlanmış, otomatik hareketlerin dışında kalan, eğitilmeye muhtaç öyle bir alan mevcut ki bu alana zihin diyoruz.

Zihin o kadar büyük bir boşluk ki, metodik bir şekilde doldurmak kaydıyla, ömür boyu bilgi yüklesek yine doldurmamız mümkün olmayacaktır.

İnsanı ömür boyu idare edecek, günümüz insanına hatta gelecek çağların insanlarına bile faydalı olacak bilgilerin üretilebilmesi ve yeni sentezlerin ortaya çıkabilmesi için?

Zihnin usta eller tarafından, metodik bir şekilde eğitilmesi ve zihin boşluğunun faydalı bilgilerle doldurulması; bu büyük açlığın zamanında ve yeterince doyurulması gerekmektedir.

Zihin zamanında gerekli bilgilerle doldurulmayacak olursa; çevrenin etkisiyle dolacak ve genellikle abuk sabuk şeyler zihni işgal edecektir.

Böyle bir zihin ya hiç üretici olamayacak veya yeterli üretimde bulunamayacaktır.

Nasıl ki bir tarlayı ayrık otları doldurduğunda o tarladan ürün alınamazsa; faydasız bilgilerin doldurduğu zihinden de faydalı üretim beklemek hayal olacaktır.

Zihni eğitimde birkaç temel unsur karşımıza çıkmaktadır:

- Eğitimin süresi

- Eğitimin yeri

- Eğitimin gerçekliği

- Eğitimin yeterliliği

Anadolu insanı "ağaç yaşken eğilir" sözüyle eğitimin çocukluk ve gençlik döneminde olması gerektiğini?

Kâinatın Efendisi "beşikten mezara kadar ilim talep ediniz" diyerek, eğitimin süresini belirlemiştir.

Bilindiği gibi gerek günün zaruretlerinden, gerekse bir amaca yönelik olarak eğitim çok küçük yaşlarda başlatılmakta; kreş, anaokulu, hazırlık sınıfı ve aile ortamı olarak ifade edebileceğimiz farklı mekânlarda 2-6 yaş arasındaki çocuklara verilmektedir.

Çocuğun gerçek velisi olan anne-babanın aile ortamında çocuğunu yetiştirmesine müdahale edilmeyeceğine göre; aile ortamı dışında çocuk eğitiminin yapıldığı mekânlardaki eğiticilerin, hangi testlerden geçerek oralarda görev aldıklarının cevabını bulmak mümkün değildir.

Öyle ki çocuk gibi muazzam bir varlık, hiç bir deneyimi olmayan acemi ve diplomalı ellere teslim edilebilmektedir.

Bu da eğitimin tekdüze ve esas olarak devlet tarafından yürütülmesinden ve yönlendirilmesinden kaynaklanmaktadır. İletişimin son derece geliştiği bilgi çağında, eğitimi dar kalıplar içine hapsetmek, aklın alacağı bir şey değildir.

Çok farklı insanlara tek düze verilen eğitimle, potansiyeller çarçur edilerek bir milletin geleceği köreltilmektedir.

Bu bakımdan küçük yaşlardan başlayarak eğitimin mutlaka çeşitlendirilmesi gerekir.

Bu yapılmazsa, dünya çapında ilim, fikir, sanat ve siyaset adamı yetiştiremeyeceğimiz için; insanlığa katkısı olacak hiç bir buluşun, düşüncenin, sanat eserinin ve siyasi görüşün de sahibi olmamız mümkün değildir.

Dolayısıyla bu aziz milletin evlatları her konuda dışa bağımlı ve dış etkilerin yönlendirmesinde, taklit etme konumunun dışında şahsiyetli hiçbir davranışın sahibi olmaksızın ömür tüketmeye ve önde giden ülkelerin izini sürmeye mecbur olacaktır.

Türk toplumunu, gelişmiş ülkeler toplumlarının seviyesine çıkarmak, hatta onların önüne geçirmek istiyorsak, her şeyden önce eğitimi tekdüzelikten ve ortanın altındaki bir standartlık seviyesinden kurtarmak zorundayız.

Bu amaçla eğitim, başlangıç, süre, muhteva ve mekân bakımından mutlaka çeşitlendirilmelidir.

İstekler, kabiliyetler, kapasiteler ve ruhi olarak birbirlerinden farklı bireyleri aynı seviyede, aynı sürede, aynı mekânda eğitime tabi tutmak; yarış atları ile sütçü beygirlerini birlikte eğiterek aynı şeritte yarıştırmaya ve aynı anda ipi göğüslemelerini sağlamaya çalışmak kadar abes bir davranıştır. Cins yarış atlarının sütçü beygirlerine ayak uydurabilmek için çektikleri sıkıntıyı düşünün bir kere...

Bir de sürekli düşünen, arayış içinde olan, iyilik ve güzelliklere bir an önce kavuşmak arzusuyla tutuşan çocukları hayalinizde canlandırın...

Önleri kesilen, arzuları ve istekleri sürekli dizginlenen; kendilerinden daha düşük kapasiteli çocuklara uyabilmek için hızı kesilen çocukların sıkıntısını, ızdırabını, iç bunalımını tahayyül edebiliyor musunuz?

Veya kendinden daha hızlı düşünen, hızlı kavrayan çocuklara yetişmek için zorlanan ve terleyen çocukların durumunu ve onların iç bunalımını ölçebiliyor musunuz?

Nereden bakılırsa bakılsın; nasıl ve hangi ölçülerle değerlendirilirse değerlendirilsin:

Eğitim sistemimiz, insanımızı bunaltan, özel gayretler dışında hedefe götürmeyen, başı sonu belirsiz yumak görünümündedir.

Söyler misiniz, yapılan uzun süreli bir eğitim sonunda alınan belge/ belgeler, insanımızın kendi ayakları üzerinde durmasına gerçekten yetiyor mu?

Bu belgeyle, gerçekten kendisine ihtiyaç duyulan bir yerde iş bulup, ülkeye faydalı olabiliyor mu?

Birikimi ve becerisi bu belgeyle kanıtlanmış olan insanımızın varlığı kazanç, yokluğu kayıp olarak dikkate alınabiliyor mu?

Bu soruları daha da çoğaltabiliriz.

Sonuç olarak şunu açıkça görebiliyoruz:

Genelde, uzun ve yorucu bir eğitim sonucu elde edilen bilgiler ve belgelerle, torpil olmadan büyük patron devlette iş bulmamız mümkün değildir.

Çünkü bulunan işte, devletin bize veya başkasına ihtiyacı yoktur.

Genelde, bizim varlığımız kazanç, yokluğumuz kayıp değildir. Esas olarak verdiğimiz veya ürettiğimiz hizmet, hiç bir şekilde aldığımızın karşılığı olmamaktadır.

Çünkü büyük patron devlette çalışan insanımızın büyük çoğunluğu, aldığının üstünde bir artı değeri, hizmet olarak, devlete iade edememektedir.

Bu bakımdan eğitim sistemimizi, süre, muhteva, metot ve mekân yönünden gözden geçirmemiz; ülkemizi ileri götürecek şekilde, insanımızı bilgi ve becerilerle donatmamız gerekir.

Bu yapılmazsa, çok sayıda yetişen sıradan insanlarla, ülkeler arası bir başarının altında kendi insanımızın imzasını görmemiz mümkün olmayacaktır.

Bunun doğal sonucu olarak, ithal ürünlerle yaşamaya devam edecek; uluslararası platformda kısık sesli, milli kimliğinden uzak, bir başka asrı beklemekten başka yapacak işimiz kalmayacaktır. 

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1531/kalkan-teogun-akla-getirdikleri

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

18.01.2020 Akdeniz’de olmak ya da olmamak
03.12.2019 Kadına Dair Notlarım!
15.11.2019 Kaç Bakıcı Bir Anne Eder?
04.11.2019 Derin Devlet ve Devletin Derinliği
07.10.2019 Neme Lazım ya da Tasasız Olmak
22.09.2019 Akrebin Kıskacındaki Türkiye
21.09.2019 Akrebin Kıskacındaki Türkiye
11.09.2019 Böyük Türkiye'ye Büyük Oyun
05.09.2019 'Başlarım Sizin Kürdistan Davanıza!'
26.08.2019 Cinayet mi Kadın Cinayeti mi?
20.08.2019 Bu Topraklar Kılıç Hakkımızdır
05.08.2019 Tayyip Bey ve Cihan Devleti Yürüyüşü
30.07.2019 Ak Parti Nasıl Kurtulur?
22.07.2019 Türk Milletinin Ruhunda Devlet Geni Vardır
15.07.2019 Ölmesine İzin Verilmeyen Millet
09.07.2019 15 Temmuz Kıymeti Bilinmeyen Zafer!
02.07.2019 Öğrenci, Öğretmen, Okul
24.06.2019 Sayın Cumhurbaşkanı Mesajı Nihayet Aldı
18.06.2019 Firavunlar Kaybeder Mursiler Kazanır
10.06.2019 Eğitim Ayakta Durmak İçindir
03.06.2019 İnsanı Düzeltmeden Yargıyı Düzeltemezsiniz
27.05.2019 S-400 ve ABD?nin Sancısı
19.05.2019 Cumhurun İstanbul Sınavı
31.12.2018 Karşı mahallenin hindisi!
16.12.2018 Yerel Seçimlerde Cumhurun mutlak ittifakı şarttır
28.11.2018 Belediye başkan adaylarına
16.11.2018 Sayın Cumhurbaşkanım bu milleti günaha sokmayın!
01.11.2018 Diplomasız ariflere sualimdir: Odun mu seçelim yoksa ceket mi?
24.10.2018 İttifak çok ince ayar bir iştir
13.10.2018 ?Vay anasını! Gördünüz mü? Papaz Brunson bırakıldı! Ben dememiş miydim??
08.10.2018 Karşılıksız para gibi karşılıksız diplomalar
02.10.2018 İdam adalet müebbet zulümdür
23.09.2018 Yerel seçimler milat olsun
30.08.2018 Kainat imamı, mesih, mehdi, Rabinoğlu FETÖ'nün hakkını yemeyelim
13.08.2018 Haçlı Kuşatmasında bir 'diktatör' Recep Tayyip Erdoğan
03.08.2018 Bir ana, bir bebek ve Amerikan ambargosu
23.07.2018 15 Temmuz bağlamında vatan hizmeti ve bedelli askerlik
15.07.2018 Eğitim kanayan yaramız
05.07.2018 Yirmi iki yıl önce ne demişiz?
29.06.2018 24 Haziran için ne demiştik, ne oldu, ne olacak?
23.06.2018 24 Haziran dünyanın sonu değil
19.06.2018 Seçim sonrasında yeni Türkiye
08.06.2018 Sağ ve sol arasında oy geçişleri
30.05.2018 Cumhur İttifakı içinde oy değişimi
20.05.2018 Dürüst ve cesur
12.05.2018 Sayın Cumhurbaşkanım seçmenin aklını test etmeyin
02.05.2018 Sayın Cumhurbaşkanına son çağrımdır
27.04.2018 Özlenen Birliktelik 'Cumhur İttifakı'
22.04.2018 Sistem değişirken
09.04.2018 Bir kahramanlık hikayesi
02.04.2018 Şeker Fabrikaları bağlamında 'Devlet'
19.03.2018 Tarih dönerse talih de döner
12.03.2018 Sayın Cumhurbaşkanının delikanlısı olmalı
01.03.2018 28 Şubat'tan Cihan Devleti'ne
31.01.2018 Biraz Şahadet Göderin'den Kızılema'ya
22.01.2018 BEDİRDEN HENDEK?E SURİYE HAREKÂTI
12.01.2018 SAYIN CUMHURBAŞKANIM KANAMAYI DURDURUN
03.01.2018 ON MİLYON İRANLI GÖÇMENE HAZIR MISINIZ?
28.12.2017 EY RABİNOĞLU FETULLAH TEVBE ZAMANI!
19.12.2017 TEPEGÖZ YA DA KART DOMUZ TRUMP
14.12.2017 KUDÜS GÜÇLÜNÜNDÜR
05.12.2017 FARZ-I KİFAYE YA DA TOPLUMSAL FARZLAR
30.11.2017 DÜNYA AMERİKAYI YARGILAMALI
20.11.2017 MEHDİNİN ASKERLERİ YA DA RABİNOĞLU FETULLAH?IN KULLARI
09.10.2017 AMERİKA BİTMEDEN DÜNYADA SAVAŞ BİTMEZ
29.09.2017 MTV YA DA DEVLET OLMAK BEDEL İSTER
20.09.2017 KALKAN TEOG?UN AKLA GETİRDİKLERİ
07.09.2017 BEŞ DİPLOMALI İŞSİZLER
28.08.2017 GÜÇLÜ KUVVETLİ KULLAR
16.08.2017 AK PARTİ'NİN ON ALTI YILI
09.08.2017 HIRSIZI DÖRT İŞLEMLE BULMAK
28.07.2017 MERVE KAVAKÇI'DAN ?KÖROĞLU GÖZÜN KÖR OLSUN?A
17.07.2017 FETOYİSTLERLE NASIL BAŞ EDECEĞİZ?
10.07.2017 UÇ BEYLİĞİNDEN CİHAN DEVLETİNE
01.07.2017 Mahatma Gandhi?den Gandi Kemal?e HAK YÜRÜYÜŞÜ
20.06.2017 İYİ BİR İNSAN OLMAK
12.06.2017 İLİM İSTEMEK
06.06.2017 ABD'NİN TÜRKİYEYİ İŞGAL HAZIRLIĞI
02.06.2017 ŞEHİTLER KERVANI UZAYIP GİDİYOR
23.05.2017 SAYIN CUMHURBAŞKANIM BU MİLLET İSTEDİĞİNİZ HERŞEYİ VERDİ
16.05.2017 TALANLA BÜYÜYEN, YALANLA YÜRÜYEN DEVLET: ABD
17.04.2017 TÜRKİYE KAZANDI
08.04.2017 EVET?E ODAKLANIN
01.04.2017 SÜMÜKLÜ ADİL İKİNCİ ADAM MI?
13.03.2017 ALÇAK ÜLKE/ NETHERLANDS YÖNETİCİLERİ NE YAPMAK İSTİYOR
06.03.2017 PARTİCİ Mİ? PARTİLİ Mİ?
27.02.2017 EVET Mİ, HAYIR MI SÖYLE NEDİR SENİN CEVABIN?
19.02.2017 BU MİLLETİN TAMAMI VATAN HAİNİ Mİ?
12.02.2017 YA PRANGALI DEMOKRASİ YA DA CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ
05.02.2017 REFERANDUM YA DA MUHAFAZAKÂRLAR ARASI MEYDAN SAVAŞI
29.01.2017 DEVLETİ ASLİ GÖREVLERİNE DÖNDÜRMEK
25.01.2017 MİLLETİ YÖNLENDİRMEK ZORDUR
16.01.2017 CHP, NEREYE GİDİYOR?
09.01.2017 ALGI YÖNETİMİ VE MUSTAFA KUSEYRÎ
03.01.2017 ALLAH (C.C.) KUDRET ELİYLE İSLAM?IN SON ORDUSUNU SON VURUŞA HAZIRLIYOR
25.12.2016 CİA RABİN OĞLU FETULLAH?I OYUNA GETİRDİ
20.12.2016 ABD?NİN ORTADOĞU?DAN KOVULUŞU
07.12.2016 MEMURSEN YA DA AH AKİF AĞABEY
30.11.2016 'EĞİTİMDE MESAFE ALAMADIK'
20.11.2016 USÜL ESASTAN ÖNCEDİR
09.11.2016 ABD SEÇİMLERİNDE ALGI OPERASYONU ÇÖKTÜ
27.10.2016 BAŞKANLIK SİSTEMİ
12.10.2016 RABİN OĞLU FETHULLAH?IN SAPTIRDIKLARI
06.10.2016 ?EDERİ BİR DOLAR OLAN GERİ GELECEKSE, GÖMÜLMEYE DE HAZIR OLMALI?
23.09.2016 OHAL MUTLAKA DEVAM ETMELİDİR
17.09.2016 SABATAİZMDEN FETOİZME
08.09.2016 PKK ÜRETEN FETÖ BATAKLIKLARI