12 EYLÜL YAZILARI - 2

12 Eylül öncesi Çorum, Kahramanmaraş ve Sivas olayları kardeş kavgası yazımın dışında mütalaa edilmelidir. Bu üç acı ve büyük olay Ülkücüler ile komünistler arasındaki kavganın dışındaki olaylardır ve dış güçlerin Türkiye’yi kontrolleri altına almak için planlanan darbeyi haklı çıkarma girişimleridir. Rahmetli Ahmet Er ağabey ile köyündeki evinde ziyaretim sırasında Özal’ın gözde prensi “Adnan Kahveci”yi anlattı. Ne kadar zeki olduğunu, masonların ona nasıl kanca taktıklarını, yarınların umudu bir siyasetçi olduğunu filan. Ahmet Er ağabey Adnan Kahveci’yi masonlar konusunda uyardığını hatırlatırken aralarının ne kadar yakın olduğunu dile getirmişti. Adnan Kahveci bir gün başından geçen bir olayı Ahmet Er ağabeye aktarmış. Adnan Kahveci’nin diliyle olay şu;

Adnan Kahveci hani şu meşhur Davos’a gittiğinde toplantılar sürerken yanına Türkçesi çok akıcı birisi gelerek “Sizinle bir konuda konuşmak istiyorum” der. Kahveci “Buyrun” diyerek onu dinlemeye başlar. Karşısındaki adam şöyle devam eder; “Ben Fransız istihbaratındanım. 1980’lerde ülkenizde Çorum vilayetinde ajan olarak görevliydim. Görevim Sünnileri Alevilere, Alevileri Sünnilere karşı kışkırtmaktı. İhtilal olmadan önce ülkeme geri çağrıldım. Fransa’ya döndükten sonra Çorumda büyük olayların olduğunu, alevi-sünni çatışmalarında çok insanın öldüğünü öğrendim. O günden beri uyuyamıyorum. Yaptıklarımdan dolayı özür dilemek istedim. Lütfen beni bağışlayın”

Sanıyorum başka söze gerek yok. Sivas olaylarından önce Ülkü Ocakları Genel Merkezi’ndeki arkadaşları olarak Muhsin Başkan’ı sıkıştırmış köyüne tatile gitmesini, anne babasını ziyaret etmesi gerektiği konusunda kendisini ikna etmiştik. Muhsin Başkan bu sebeple Sivas Şarkışla Elmalı köyündeki Anne ve Babasını ziyarete gitmişti. İşte Sivas olayları da o günlerde meydana gelmişti. Sivas’taki olayları haber alan Muhsin Başkan hemen Sivas’a gitmiş olaylara engel olabilmek için olağanüstü bir gayret sarf etmişti. Halk ayaklanmış sokaklara dökülmüştü. Muhsin Başkan ahalinin önünü kesmeye çalışması tesirli olamamıştı. Yine de daha kötüsü olmasını engellese de iş çığırından çıkmış kimse Muhsin Başkan’ı dinlememişti. O günlerde Muhsin Başkan’ın olayları engellemek için gösterdiği çabaya aleviler tanıklık etmişlerdi. Bu yüzdendir ki Sivas’taki aleviler Muhsin Başkan’ı çok severler. Muhsin Başkan Ankara’ya döndüğünde olayları durdurmak istediğini ama “Halk ayaklanmasının ne olduğunu gördüm, çok feci bir şey, durdurmanın imkanı yok” demişti.

12 Eylül sabahı bir düdükle olayları durduran ordu isteseydi ne Çorum, ne Sivas ve ne de Kahramanmaraş bu acıyı yaşamayacaktı. Allah bir daha böyle hain planları kendi çıkarları için kurgulayıp insana acımayan bu zalimlere fırsat vermesin, ülkemizi ve milletimizi korusun.

Allah’a şükürler olsun ki artık bizi Alevi Sünni diyerek çatıştıramayacaklar. 2012 yılında Sivas’ta Gözyaşı Geceleri “KERBELA” programını yapmıştık. 3 binin üzerinde alevi ve Sünni seyircinin katıldığı program için Sivas Belediye Başkanı(eski) Doğan Ürgüp’ün ve Cem Vakfı Başkanı Ali Akyıldız’ın(CHP milletvekili) desteği ile spor salonunda gerçekleştirmiştik. Sivas’ta ilk kez alevi ve Sünni halk Ehl-i Beyt için birlikte gözyaşı dökmüşlerdi. Ali Akyıldız ile o günden sonra samimi bir dostluğumuz oluşmuştu.

12 Eylül sonrasında ise dış güçler taktik değiştirerek Türkiye’de yeni provakasyonlar için FETÖ ve PKK gibi başka argümanlar geliştirdiler. Tabii ki hepimiz daha dikkatli olmak mecburiyetindeyiz. Çünkü çetin bir coğrafyada yaşıyoruz ve ülkemiz üzerindeki oyunlar asla son olmayacaktır. Karşımıza mertçe çıkamayan düşman bizi birbirimize vurdurmak için her türlü oyunu kuracaklardır. Yapacağımız tek şey düşmanla iş birliğinden kaçınmak ve birbirimize karşı hoşgörü sahibi olmak.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1512/12-eylul-yazilari-2.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Mehmet Sezai Aydın göz
17.09.2017 17:58
Sayın Yazar:Jöntürklerle,ülkücüleri bir mukayese etsen acaba!

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar