GANİRE PAŞAYEVA!

Türk Dünyasının Bilge kadını diyorum kendisine.

Halen Azerbaycan Meclisinde milletvekili…

Kendisiyle ilk kez Malatya’da karşılaştık.  İlk karşılaşmamız olduğu halde bir akşam saatinde başlayan sohbetimiz sabah saatlerine kadar sürdü.  Bir manken zarafetindeki görüntüsünü derin entelektüel bilgisiyle sohbeti adeta taçlandırmıştı.

Tarih, edebiyat, sosyoloji, ekonomi, siyaset… Hemen her anlamda Türk Dünyasının bütün meselelerine vukufiyeti bendenizi çok şaşırttı.  Balkanlardan Doğu Türkistan’a kadar bütün Türk İslam dünyasının meselelerini kendine dert edinmiş, bunlara çareler arayan hakiki bir münevver gördüm karşımda.

Açıkçası Ganire Paşayeva Hanımefendiyi tanıdıkça içimden ilk geçirdiğim şey “Kendisini bizim Meclise transfer etme” düşüncesi oldu. Nasıl olmasın ki? Bizim tarihimizi bizden iyi biliyor, edebiyatımızı yakından takip ediyor, siyasetimizi bütün ayrıntılarıyla biliyor, eğitim sistemimizin daha da milli olmasını gerektiğinin bile farkında!

Mesela bütün Türk Dünyasının ortak bir tarihinin yazılması gerektiğinin altını çiziyor. Yavuz Sultan Selim de Şah İsmail de bizim tarihimiz diyor. Türk çocukları her ikisini de günahıyla sevabıyla tanımalı bilmeli ve ortak geçmişimiz olduğunu kavramalı diyor.

Mezhepçiliğe şiddetle karşı çıkıyor.

Bütün Türk ve İslam dünyasının bu parçalanmışlığını mezhep kavgalarına yoruyor!

İsmail Gaspıralı’nin “Dilde, fikirde ve işte birlik” düsturunun sıkı takipçisi olduğunu gördüğüm Ganire Paşayeva Hanımın ilginç bir özelliğini bu sohbet esnasında gördüm.  Bizlerle konuşurken Türkiye Türkçesini, yanındaki Azerilerle konuşurken Azerbaycan Türkçesini kullanmaktaki mahareti açıkçası beni şaşırttı. Lakin kendisi bu durumdan pek hoşnut değil nitekim onun en büyük hayalinin bütün Türk Dünyasının ortak bir dilde buluşması ülküsü olduğunu görüyorum.

Bir ara söz edebiyata geliyor.

Bırakınız ülkemizdeki herkesin tanıdığı edebiyatçıları bilmesini, Amasya’da ünlü mutasavvıf Şair Nigari’yi anlatıyor bir ara. Yeri gelmişken söyleyelim Şair Nigari’nin bazı seçkin şiirleri Bestekâr Osman Akbaş tarafından yakın zamanda plaka okundu…

Bu sohbette beni en çok şaşırtan ise bizi tanıştıran Gazeteci Hamit Özpolat’ın “Meryem Hanımı tanıyor musun” sorusuna “uzun zamandır tanıyor ve okuyorum, o kadar da cahil değilim” cevabı oldu. Anlıyorum ki Ganire Hanım iyi bir Haber7 takipçisi…

“O kadar da cahil değilim!”

Bu cümle aslında üzerinde uzun uzun tartışılması gereken bir cümle... Bilgi ve birikimine hayran olduğum bu zarif ve güzel kadın tevazu denen muhteşem zenginliği asla elden bırakmıyor.  Budur diyorum içimden işte gerçek Türk aydını tam olarak budur!

Sözü ne kadar siyasete getirmeye çalışsam da Türk Siyasetçilerinin hakkında olumsuz konuşmuyor. Ancak Cumhurbaşkanımızı desteklediğini satır aralarında okuyorum. Tam olarak diyor ki:

“Türk Halkının yarıdan fazlasının oyunu almış bir cumhurbaşkanı mutlaka desteklenmelidir, bu demokrasinin bir gereğidir!

İki devlet tek millet olduğumuzun sık sık altını çiziyor Ganire Paşayeva.

Bütün Türk Dünyasının daha yakın ilişkiler kurması gerektiğini yakın gelecekte buna daha çok ihtiyaç duyulacağının altını ısrarla çiziyor.

Terör konusunda çok hassas olduğunu gördüğüm Ganire Paşayeva, özellikle Avrupa gezilerinde oradaki parlamenterlere Türkiye karşısındaki ikircikli tutumlarını sık sık eleştirdiğini dile getiriyor.

Terörün yıkıcı etkilerine karşı daha stratejik tedbirlerin alınması gerektiğinin altını çiziyor. Türkiye daha da güçlenmeli, Türkiye güçlenirse bütün Türk dünyası da cesaretlenir diyor.

Ganire Paşayeva ile sohbetimiz öylesine renkli ve güzel ki gerçekten de uzun yıllardır böyle zevkle sohbet ettiğim kimse olmamıştı. Açık söylüyorum kendisini tanımaktan şeref duyduğum bu güzel ve Bilge kadın gibi bir milletvekiline sahip olduğu için Azerbaycan halkını kutluyorum.

Selam olsun Türk yurdunun Bilge Kadınına!

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1511/ganire-pasayeva.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar