ARAKAN KAN AĞLARKEN…

Arakan’dan medyaya düşen görüntüler insanın ruhunu sızlatıyor. Kolu, bacağı koparılmış çocuklar, başı bedeninden ayrılmış insanlar, yakılanlar, linç edilenler, işkence görenler, soykırımın hangi boyutlara vardığını gösteriyor.

Irak’a, Suriye’ye güya –demokrasi getirmek için-  girenlerin yaşanan trajedi karşısında kılı bile kıpırdamıyor.

Çünkü Arakan’da stratejik önemde petrol yok, akan kan da kendi kanları değil.

İslam dünyası deseniz, bir seraptan ibaret. Öyle bir dünya 100 yıldır hiç olmadı. Öncesinde de yoktu, Osmanlı vardı, İslamların derdini dert edinmişti, nerede bir ezilen varsa Müslim-Gayri Müslim ayırt etmeden yardımına koşuyordu. Nitekim  İspanya Yahudilerini zulümden kurtaran da Osmanlı idi.

Şimdi İslam dünyası hamisiz. Arap ülkelerini yönetenler lüks ve safahat peşinde. Ulus ve ümmet bilinci sıfır. Bütün zenginlikler birkaç ailenin saltanat ve debdebesine harcanıyor.

Yeni dünya düzeni her yerde Müslümanları hedef alıyor. Onların hayatları, yaşam hakları kimsenin umurunda değil. Oluk oluk kan akarken bir iki demeçle vaziyet idare ediliyor.

İslam dünyasındaki radikalleşmenin arkasında batının bu umursamaz, çifte standartlı tavrı yatıyor. İnsanlar insanlığın öldüğünü görünce silaha sarılıyor. Etki tepki mekanizması insanı insanlıktan çıkararak olağan dışı tepkiler vermeye itiyor. Batı, insan dediğiniz zaman sadece kendinden olanı görüyor. Bu durumda Müslümanların kendi yağlarıyla kavrulmalarından başka çare yok.

Arakan Müslümanlığı örgütsüzlüğün, sahipsizliğin sıkıntısını çekiyor. Zamanında kendi hukukları koruyacak teşkilatlar kursalardı bugün bu ölçüde bir kıyım söz konusu olamazdı. Arakan’ın coğrafi yapısı –gerilla mücadelesine- müsait bir yapı. Myanmar’ın yüzde 60’ı ormanlarla kaplı. Himalaya dağları Myanmar’a kadar uzanıyor. Yüksekliği 6 bin metreyi geçen dağlar var. Bu elverişli coğrafyaya rağmen Müslümanlar kendilerini koruyacak bir savunma mekanizması geliştirememişlerdir. Halkın çoğu Budist’tir. Eğitim seviyesinin yükselmesine bağlı olarak Müslümanlık yayılmaktadır. Bugün 4.5 milyon Müslümandan sadece 1.5 milyonunun Arakan’da kaldığı, 3 milyonunun mülteci durumuna düştüğü tahmin ediliyor.

Budist yönetimin yaptığı insanlık dışı katliamları, –fiili müdahale olmadığı- takdirde durdurmak mümkün değildir. Kınamaların, telefon diplomasisinin –vicdan rahatlatmak ve trübünleri teskin etmekten- başka anlamı yoktur. Uluslararası kamuoyunu harekete geçirmek, onların vicdanlarına seslenmek elbette önemlidir. Lakin daha önemli olan bu işi Batı’nın merhametine, uluslararası toplumun baskısına bırakmamaktır.

BÜYÜK KÜRDİSTAN’A DOĞRU

25 Eylül’de yapılacak referandumla Büyük Kürdistan yolunda en büyük adım atılmış olacak. Bir süredir  Kuzey Irak’da Şivan Perver konserler vererek milli bilinci yükseltmeye çalışıyor. O Şivan Perver Türkiye’ye de davet edilmiş, söylediği türküler göz yaşları içinde dinlenmişti. Barzani son bir hamle ile Kerkük’ü de referandumun kapsamına aldı. Kurulacak bir Kürt devletinin petrol gelirleri olmadan yaşaması mümkün değildi. Bu hamle ile Barzani –devletini yaşatacak- imkanlara kavuştu.

Ne yazık ki Barzani’nin bu hamlesine Türkiye hiçbir karşılık vermedi. Doğru bulmuyoruz şeklindeki beyanların hiçbir kıymeti harbiyesi yok. Doğru bulmuyorsanız gereğini yapacaksınız. Üstelik Barzani yakın çevresine Türkiye’nin önemli bir tepki koymayacağını, kim bilir hangi mülahaza ile söyleyebiliyor.

Büyük Kürdistan dört devletin topraklarını hedef alıyor. İkisi ile ilgili operasyon tamam, Suriye ve Irak bitirildi, bundan sonra sıra İran ve Türkiye’de. Bir devletin kendi toprağını da hedef alan bir devletleşme projesine tepki vermemesini anlayamıyorum. Devlet kurarlarsa –gazları düşer- diyen varsa, yanılıyor. Kazanılan her mevzi, elde edilen her toprak parçası Kürt milliyetçiliğinin ateşini yükseltir. Asabiyesini daha da güçlü hale getirir. Mevcut pasif tutumun zevahiri kurtarmaktan başka anlamı yok. Türkiye güçlü bir tepki vermediği takdirde yarın Türkiye’ye yönelecek bölücü dalganın tarih önünde sorumlusu olacaktır. Doğru bulmuyorum demek yetmez, doğrusu neyse onu yapmak gerekir.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1486/arakan-kan-aglarken.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar