ARAKAN KAN AĞLARKEN…

Doğu Türkistan’ın yiğit liderlerinden İsa Yusuf Alptekin, “Türk olarak Türklük, Müslüman olarak Müslümanlık, insan olarak insanlık dâvâsı için savaşın” diyor.

Arakan’da Budist rahiplerin organize ettiği dünyada görülmemiş büyük bir vahşet, korkunç bir katliam yaşanmakta. Müslüman çocuk ve gençlerin el, ayak ve boğazları kıtır kıtır kesilerek vücutları üçe-dörde ayrılmakta. Kadınlara tecavüz edilmekte gencinden yaşlısına varıncaya kadar kafeslere hapsedilerek her türlü eziyet, işkence ve zulüm uygulanmaktadır.

Sanki kurbanlık hayvanlarmış gibi…

Dünyanın gözü önünde kurban edilmekteler.

İnsanlık Arakan’da can çekişirken yılmadan, usanmadan ve sabırla insanlık dâvâsı için savaşmak zorundayız.

Arakan dahil dünyadaki bütün mazlumların, ağlayan analar ile babaların ve dahi sabilerin gözyaşlarını silmek boynumuzun borcu olsun.

Hilafet Merkezine Bağlıydılar

Ey Müslüman evladı!

Arakan’lı Müslüman kardeşlerimizin, 1912 senesinde Balkan Savaşları sırasında, yürekten bağlı oldukları hilafet merkezi İstanbul’a yardım gönderdiklerini sakın ha sakın hiç unutma. Budistlerin organize ettikleri zulümleri, akıttıkları kan ve gözyaşı denizinde boğulacakları günü de sakın unutma!

Balkan muharebelerinde bozguna uğrayan Osmanlı, geri çekilirken göç eden ahali yollarda büyük bir acı, ızdırab yaşarken aynı zamanda baskına uğrayarak Bulgar çeteleri tarafından katlediliyordu. Müslümanları uyandırmak ve onların yardımlarını Hilafet merkezi olan İstanbul’a ulaştırmak için gazetelerde ilânlar çıkıyordu. Gazetelerdeki ilanların birinde şöyle deniyordu: “Birçok yaralı Türk sahipsiz yatıyor. Allah aşkına yardım gönderin. Fakirlik korkunç. Müslümanları açlığa ve ölüme terk etmeyin.” Osmanlı Devleti’nin içine düştüğü sıkıntıyı bu şekilde haber alan Arakanlı Müslümanlar, kendi şehirlerinde Hilal-i Ahmer Yardım Komisyonları kurarak çalışmalar başlatmış, topladıkları paraları peyderpey yollamaya başlamışlardı. Tabi iyi dilek ve dualarını da…

İlk olarak 26 Kasım 1912’de Arakan’daki Mandele şehri Müslümanları Osmanlı askerlerine yardım olmak üzere Osmanlı Bankası vasıtasıyla 800 İngiliz lirası göndermişti.

Ey Müslüman Türk evladı!

“Arakan’da Müslüman kardeşlerin sahipsiz. Allah aşkına bize yadım edin. Açlık korkunç. Müslümanları bu zalimlerin eline, açlığa ve ölüme terketmeyin” diye sana sesleniyor.

Bu sessiz çığlığı duy ve yardım edemiyorsan bile kalbinle zalimlere bugz et.

Myanmar'dan Gelen Mektup

Myanmar’ın en büyük şehri olan Rangon’daki (bugün Yangon) Türk Yardım Fonu reisi Ahmed Molla Davud Efendi tarafından 28 Temmuz 1913 tarihinde Osmanlı sadrazamı Said Halim Paşa’ya bir mektup gönderilmişti. Mektubun üst kısmındaki ay yıldız İslâmiyet’i, güneş de hilafeti temsil etmektedir. Bu sembol ile Arakan Müslümanları, Osmanlılara İslâm hilafetinin birleştirici çatısı altında yardımda bulunduklarını anlatmak istiyorlardı. İlerleyen yıllarda Osmanlı’nın Rangon fahri konsolosluğunu da yapacak olan Ahmed Molla Davud Efendi, mektubunda şu hususları dile getirmekteydi:

“Harbin yeni safhasındaki yaralı ve şehit askerlerin yetim ve dulları için bugün 1391 İngiliz lirası gönderdim.

Bütün Türk dindaşlarımı Edirne ile kaybedilen diğer toprakları şanlı bir şekilde geri alarak Osmanlılık şerefini yücelttiklerinden dolayı tebrik ederim. Bu civarda meskûn bütün Müslüman ahali, Türk kardeşlerinin başarısına fevkalade memnun kalarak sevinç gösterilerinde bulunuyor.

Her gün mescitlerde yeni zaferler kazanmanız için dua ediyoruz. Rangon Müslümanları olarak son başarılardan duyduğumuz memnuniyeti göstermek için bu ayın 21’inde genel bir miting düzenleyeceğiz. Bu mitingde alacağımız kararları size bildireceğim. Cenab-ı Hak’tan Osmanlı askerinin muzafferiyeti ile İslam’ın şan ve şerefini artırmasını niyaz ederek sözlerime son veriyorum.”

Arakanlı kardeşlerime karşı yapılan zalimlikleri seyrettikten ve yapılan insanlık dışı zulümleri gördükten, öğrendikten sonra daha başka yazacak ve söyleyecek söz bulamıyorum.

Mazlumların cihânşumül (evrensel)umudu haline gelen Türkiye’ye ve aziz Türk Milleti ile Cumhurbaşkanına çok büyük görevler düşüyor.

Bu mübarek Kurban Bayramı arefesinde Myanmar’da Müslümanların kurban edilişlerini görmekten ve seyretmekten son derece hayâ duymaktayım.

Bizi affet Allah’ım!

EY YÜCE RABBİM!

Arakan ve dünyanın dört bir yanında zulüm gören ve katledilen bütün Ümmet-i Muhammed'e yardım et ve onları zalimlerin zulmünden muhafaza eyle. (Amin).

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1472/arakan-kan-aglarken.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar