FENERBAHÇE GÜNÜ KURTARDI

Eklenme Tarihi: 28.08.2017 14:03:51 - Güncellenme Tarihi: 29.03.2020 21:08:17

Fenerbahçe?nin çöküşü sürüyor. Aykut Kocaman da aksini iddia etmiyor doğrusu. Ancak bulunduğu pozisyon ve taşıdığı kimlik itibariyle, gelecek adına umudunu koruyor ya da koruyormuş gibi davranıyor.

Peki, ?bu Fenerbahçe? geleceğe dair umut ışığı taşıyor mu? Yüz bin kere hayır!

Neden mi bu kadar açık ve net, bir o kadar da acı konuşuyoruz?

En başta belirtmekte fayda var. Fenerbahçe, taraftarının güvenini ve sadakatini kaybetmek üzere... Fenerbahçe için onarılması ?en güç, en ağır yıkım? bu noktada.

Yaklaşık yirmi yıl önce bir oy (rakamla 1) farkla başkan seçildikten sonra, amatör branşlar ve basketbolda iyi işler yapmış olsa da, futbolda çok büyük kayıplar yaşatan ve bunca yıl içinde, adeta taraftarın gözünün yaşının kurumamasına sebep olan mevcut başkanın taraftar nezdindeki güven düzeyi dip yapmış vaziyette. Bundan sonra kimi getirirse getirsin, taraftarı yeniden kendisine bağlaması imkânsız. Messi ve Ronaldo ikilisinden birini getirirse, belki durumu düzeltebilir (yüksek sesle gülebilirsiniz). Kaldı ki, bu oyuncuların ikisi birden gelse ?bu Feneri? ışıldatabilmesi garanti değil.  

Takımda heyecan yok... Ruh yok? Yeteneği çok kısıtlı olsa da, takımı inanılmaz düzeyde ateşleyebilen Tuncay?ın ruhunun yerinde yeller esiyor. Türkiye?nin gelmiş geçmiş en iyi orta saha oyuncularından biri olan Emre Belözoğlu?nun heyecanı ve kazanma arzusunun kırıntısı bile yok. Efsane Alex?in bitiriciliğini ara ki bulasın.

Gerçek mi yoksa Fenerbahçelilerin ürettiği şehir efsanesi mi bilemediğim bir durum var. Derler ki, son çeyrek yüzyıl içinde, bir vakitler Galatasaraylı futbolcular Fenerbahçe maçına bacakları titreyerek çıkarmış. Dedim ya, belki de Fenerlilerin ürettiği bir şehir efsanesi. Doğruysa bile, son birkaç yıldır durum epeyce değişti. Artık Fenerbahçe son yıllardaki bu futbolsuzluğu ile pek çok takımın, ?Fener maçı gelse de, alacağımız puan ya da puanlarla kötü gidişe dur desek? denilecek bir halde. Çok acı olsa da, gerçek durum bu. Son sezonlarda kimlere ne kadar puan dağıtmış bir bakın isterseniz.

?..

Devam edelim?

Geldiğinden beri saman alevi kadar bile parlamayan ve sahada sümkürmekten başka şey yap/a/mayan Van Persie adlı bir hayalet yan gelip yatıyor. Aylardan beri?

Skirtel ve Neustädter adlı iki topçu (?futbolcu? demediğime dikkat isterim), komedi dans ikilisinden öte bir şey değil.

Tekrar etmiş olayım? İsmail Köybaşı ve Şener bu takımın oyuncuları değil. Asla ve kat?a? Yerlerinde oynadıkları Gökhan Gönül ve Caner Erkin?in çeyreği bile etmezler. Ne kadar iyi niyetli ve gayretli olsalar da (İsmail?de öyle bir görüntü de yok ya).

Volkan?da zerre özgüven kalmamış. Ozan?ın kilolarıyla uğraşmaktan futbola ayıracak zamanı yok gibi. Her ikisi de taraftardan sürekli fırça yer durumda.

Valbuena başta olmak üzere, yenilerin kumaşı iyi görünse de, daha ne yapacakları belli değil. Mehmet Topal dışında, eskilerin kalitesizliği ile takımın oyunsuzluğunu ve dahi ruhsuzluğunu görünce, ?Allah?ım nereye düştük biz? diyorlarsa hiç şaşırmam.

?..

Dünkü maça gelince?

Ankara?da Gençlerbirliği iki, Fenerbahçe bir gol atsa da üç puanı Fenerbahçe ?götürdü?.

Aslında maçın özeti bu?

Yani Aykut Hoca?nın maç sonu açıklamasındaki şu ifadede olduğu gibi; ?Açıkçası galibiyetten başka olumlu konuşacak çok fazla bir şey yok. Doğrusunu söylemek gerekirse ihtiyacımız olan galibiyetti. (?..) Galibiyet dışında çok doğru ve güzel şeyler konuşulacak bir durum değil?.

Öte yandan, Hoca her geçen gün durumun vahametini daha iyi anlıyor gibi. Zira ilk kayıplar sonrasında, ?bu takım şampiyon olacak; bundan kimsenin şüphesi olmasın? derken, dün maç sonu açıklamasında, ?biz bu sene son maça kadar şampiyonluğu kovalayacağız? ifadesini kullandı. Yine ?şampiyon olacağız? dedi, ancak önünde bu cümleyi dile getirerek. Yani, ?şampiyonluk zor? ifadesini tersinden söylemiş oldu. Ligin henüz üçüncü haftası ve ifade bu ise, fazla yoruma gerek yok. Her şey çok açık?

Topla oynama oranlarında Fenerbahçe lehine %70 - %30 durumunun kaydedildiğine bakmayın. Çok büyük bir kısmı yana oynama ve al-ver çaresizliği. ?Bal vermeyen arı? adlı tiyatro oyununun üçüncü perdesi...

Rakip takım maçın büyük bölümünde on kişi, kısa bir bölümünde ise dokuz kişi oynadığı halde Fenerbahçe kendi oyununu oynayamıyor (tabi öyle bir şey varsa) ve adeta Aykut Hoca?nın dediği sözü sahaya yansıtarak, ?ne yapıp edelim de, şu maçı galibiyetle bitirelim? diye oynuyorsa, maç analizi yapılır mı? Futbol oyununa ayıp olmaz mı bu? Biz de ayıp etmeyelim ve yazıyı bağlayalım ümitsizce?

Daha sezonun üçüncü haftasında adeta lige havlu atmış bir görüntü veren ve bize bu yazıları yazma işkencesi çektiren Fenerbahçe, bir zamanlar sıkça dillendirilen ?acıların takımı? olma yolunda kararlılıkla ilerliyor. Tedavisi ise çok zor görünüyor. 

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1466/fenerbahce-gunu-kurtardi

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

18.08.2019 Fenerbahçe, Kahır Sezonu ve Ötesi
12.07.2019 Önce İnsan, Sonra Doktor
09.06.2019 Fransa?yı üzdük Hakan!
27.05.2019 İnsan Tercihlerinin Ürünüdür
06.05.2019 Şehir Kimliği ve Halk Kütüphanesi
17.04.2019 Kütüphaneler ve İnsan İsrafı
25.03.2019 Kütüphanecisi olan kütüphaneler?
04.03.2019 Fenerbahçe?nin yakın geleceği?
12.02.2019 Mevzu futbol ise, insanlık teferruat mıdır?
07.02.2019 Kadın erkek el ele, hedef daha güçlü Türkiye!
26.01.2019 Fenerbahçe?yi yazamamak!
04.01.2019 Kütüphaneciler, kütüphanelerin ve arşivlerin kalbidir!
25.12.2018 Ersun Yanal kötü gidişe dur diyebilecek mi?
18.12.2018 Her şeyi bilenler çağı!
29.10.2018 Koku'ttu gitti!
21.10.2018 Fenerbahçe?den tarihi başarı: 9'da 9
09.10.2018 Eğitimde doğru çıkış kütüphanesiz bulunamaz!
27.09.2018 Aynen aynen, sıkıntı yok!
21.09.2018 Fener sönüyor!
07.09.2018 Kütüphaneciler olmadan asla!
20.08.2018 Süper Lig'e hoş geldin Ankaragücü
18.07.2018 Fransa bileğinin hakkıyla ve alkışlarla
14.07.2018 Tebrikler Belçika
03.07.2018 Japonya'ya saygı gecesi
01.07.2018 Arjantin efsanesi ve Messi feneri
25.06.2018 ?Yeni Türkiye Dersi? başlıyor!
19.06.2018 Fenerbahçe için umudun adı: Ali Koç
04.06.2018 Fenerbahçe?de bir dönemin sonu!
27.05.2018 Ramazan: Müslüman için tefekkür zamanı
16.05.2018 6. Ulusal Yayın Kongresi'nin ardından
29.03.2018 Kütüphaneler, arşivler ve işi ehline vermek
18.03.2018 Yeni bir derbi ve yine bir kandırmaca!
21.02.2018 Terim Etkisi Değil Terin Etkisi Esas Olmalı
31.01.2018 Üç Artı Bir İmparator ya da İmparator Kime Denir?
27.12.2017 İNTERNET İCAT EDİLDİ, EDEBİYAT "BOZULDU"
12.12.2017 İSTİKÂMET YAŞAYAN KÜTÜPHANELER!
21.11.2017 ÇOCUK KÜTÜPHANELERİ ÇALIŞTAYI
14.11.2017 KÜTÜPHANECİ YETİŞTİRİLMESİN O HALDE!
31.10.2017 KİTAPLAR, KÜTÜPHANELER VE ÇOCUK CIVILTILARI
17.10.2017 ZAFERİMİZLE ÖVÜNEBİLİRİZ!
10.10.2017 AMPUTE DEĞİL CESUR YÜREK MİLLİ TAKIMI
07.10.2017 MİLLİ TAKIM: EL ELDE BAŞ BAŞTA
24.09.2017 TÜRK FUTBOLU KAYBETTİ
14.09.2017 BEŞİKTAŞ'I İZLEMEYE DEVAM
12.09.2017 KÜLTÜREL MİRAS, KÜTÜPHANELER VE BURSA
03.09.2017 LUCESCU?NUN YANLIŞ İLİKLENMİŞ DÜĞMELERİ VE MİLLİ TAKIM
28.08.2017 FENERBAHÇE GÜNÜ KURTARDI
25.08.2017 FENERBAHÇE NEREYE?
22.08.2017 BİLGİSİZLİĞİN FATURASI AĞIRDIR!
15.08.2017 SON AĞAÇ KURUDUĞUNDA
08.08.2017 YİNE DE BEŞİKTAŞ, YİNE BEŞİKTAŞ
01.08.2017 ÖLÜNCE BÖYLE ÖLMELİ İNSAN
18.07.2017 VATANINI EN ÇOK SEVEN?
15.07.2017 METİN DOĞAN GAZİDİR
05.07.2017 GÂVURLUK YAPMAK!
05.06.2017 GÖZ GÖZ GÖZTEPE NİHAYET SÜPER LİG?DE!
30.05.2017 BEŞİKTAŞ AŞKLA VE ALKIŞLARLA ŞAMPİYON
19.05.2017 LİYAKAT OLMADAN GELİŞME OLMAZ!
02.05.2017 SEVERKEN ÖLDÜRMEK
25.04.2017 FUTBOLDA KALİTENİN ADI: BEŞİKTAŞ
11.04.2017 BİLGİYE ?EVET?, BİLGİSİZLİĞE ?HAYIR?
07.04.2017 BAĞCILAR?DA HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
14.03.2017 EŞEKLİ KÜTÜPHANECİDEN BİSİKLETLİ KÜTÜPHANECİYE
08.03.2017 III. MİLLİ KÜLTÜR ŞÛRASI VE KÜTÜPHANECİLİK
22.02.2017 NAM-I DİĞER ATOM KARINCA
14.02.2017 BİR ÂLİM ÖLDÜ DİYELER?
08.02.2017 ALKIŞLAR MEDİPOL BAŞAKŞEHİR?E
30.01.2017 KÜTÜPHANELERDE GEÇEN KIYMETLİ ÖMÜRLER
18.01.2017 FETÖ'CÜLER VE KUL HAKKI
12.01.2017 ÇILDIRIYORSUNUZ DEĞİL Mİ?
03.01.2017 TERÖR, AMERİKA, İŞBİRLİĞİ VE FETÖ
28.12.2016 KRONİK KÖTÜMSERLİK SENDROMU
21.12.2016 ŞEHİDİNİZDEN MEKTUP VAR
13.12.2016 VATANA AİDİYET BİLİNCİ
06.12.2016 DEVLETTE ?TOPYEKÛN- YENİDEN YAPILANMA
28.11.2016 DIRK ADVOCAAT KANARYAYI KANATLANDIRIRKEN?
22.11.2016 YAN AMERİKA YAN!
13.11.2016 MİLLİ MAÇIN PSİKOLOJİK ANALİZİ
08.11.2016 DARBE İĞRENÇLİĞİN DİĞER ADIDIR
01.11.2016 MÜLTECİ DEĞİL MUHACİR!
25.10.2016 İŞ VERDİNİZ DE ÇALIŞMADILAR MI?
18.10.2016 KÜTÜPHANESİZ ÜNİVERSİTE YA DA BURÇSUZ KALE
11.10.2016 HER GÜN KİTAP, HER GÜN KÜTÜPHANE!
04.10.2016 LİYAKAT ODAKLI YENİDEN YAPILANMA
27.09.2016 15 TEMMUZ DEMOKRASİ MEYDANI
20.09.2016 BİR FENERBAHÇE YAZISI
06.09.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE KALMAK
16.08.2016 VATAN İÇİN NÖBETTE OLMAK
09.08.2016 MİLLETİ KALBİNDEN VURMAK
02.08.2016 BİZ KİMİZ SORUSU ÜZERİNE YENİDEN DÜŞÜNMEK
26.07.2016 YENİDEN ÇANAKKALE RUHU
19.07.2016 YENİDEN YAPILANMA ZAMANI
12.07.2016 FATURAYI KİM ÖDEYECEK?
05.07.2016 BAYRAMI GÖSTERMEYEN MİLLİ FUTBOL TAKIMIMIZ
28.06.2016 TÜRK USULÜ FUTBOLLA BURAYA KADAR
21.06.2016 BU KARNE KİMİN?
14.06.2016 HADİ ASLANIM HADİ KOÇUM!
07.06.2016 ÖNCE DÜŞÜNCE SONRA HAREKET