YENİDEN DOĞUŞ: RÖNESANS

Rönesans yeniden doğuşu simgelemektedir.

Yani eskiyi ardında bırakmaktır.

14. Yüzyılın sonlarında İtalya’da başlamış, tüm bilim ve sanat dallarını etkisi altına almıştır.

Bir adım geriye gittiğimizde karşımıza çıkan Ortaçağ’dan olabildiğince farklıdır.

Resim: Veronese, “The Wedding at Cana”

Bu dönemde kilisenin etkisinden kurtulunmuş ve hayata bakış açısı tamamen değişmiştir. Yaşama tutkusu, doğaya dönüş ve pozitiflik temel anlayış olmuştur.

Floransa’nın altın çağında, sanatçılar, bilim insanları, filozoflar ve edebiyatçılar ortak bir dil oluşturmuşlardır.

Rönesans’ın getirdiği özgürlük birçok alanda kendisini göstermektedir.

Özgürlüğün egemen olduğu yerde yaratıcılığın ne denli gelişebileceği ise tartışılmaz bir gerçektir.

Yalnız şunu belirtmekte fayda var…

Rönesans; Ortaçağ ve Yeniçağ arasında bir köprüdür.

Yani, yenileşme hareketleri geçmişin izlerini tamamen ortadan kaldırmak değildir.

Şöyle ki; Rönesans düşüncesi Antik Kültür Mirasına verilen değeri gözler önüne sermektedir.

Kısacası, bu düşünce geçmişe sadık kalınmasını, ama insanlar için çok daha özgür bir ortam olması gerektiğini savunmaktadır.

Rönesans’ın sonuçlarını ise şu şekilde sıralayabiliriz;

Kilisenin halk üzerindeki etkisi azalmıştır.

Modern Çağ süreci başlamıştır.

Skolastik (Kilisenin değiştirilemez düşünce yapısı) düşünce yapısı yıkılmıştır.

Pozitif (Bilimsel) düşünce hâkim olmuştur.

Bilim ve teknikteki gelişmeler hızlanmıştır.

Mesen olarak adlandırılan, sanattan zevk alan ve sanatçıları koruyan bir sınıf ortaya çıkmıştır.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1464/yeniden-dogus-ronesans.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar