Reklamı Geç
Advert
MİNA’DA TERÖR ÖRGÜTLERİNİN DE PLANLAYICISI ŞEYTANI TAŞLAMAK
Haşim Akten

MİNA’DA TERÖR ÖRGÜTLERİNİN DE PLANLAYICISI ŞEYTANI TAŞLAMAK

 

Hacılar, Arafat’tan sonra gittikleri Müzdelife’de Bayram sabahı namazlarını kıldıktan sonra topladıkları taşlarla Mina’ya giderler. Birinci gün büyük Şeytan’a yedi taş atacaklardır. Sonra otellerine giderek kurbanlarının kesilmesinden sonra traş olup ihramdan çıkacaklardır. İkinci gün Mina’ya tekrar gelip küçük, orta ve büyük şeytana yedişer taş atacaklar ve Mina’da yapmaları gereken rükünlerini tamamlamış olacaklardır.

Daha önceleri izdihamdan ölenlerin olduğu Mina’da şimdi katlar yapıldı ama yine de hacılarımızın dikkatli olmaları ve izdihamların olduğu yere girmemeleri gerektiğini vurgulamak isterim. Tabii ki yoruldular ve bir an önce otellerine gitmek isterler ama; biraz sabır.

Rivayet olunur ki; İbrahim aleyhisselam Rabbine verdiği oğlu İsmail’i kurban sözünü tutmak için Mina’ya geldiğinde şeytan ile karşılaşır. Şeytan “İsmail senin geç yaşında olan bir oğlundur. Ona kıyamazsın” deyince İbrahim aleyhisselam Rabbine verdiği sözden vazgeçmeyeceğini belirterek kendisinin Allah’a isyan etmesini isteyen şeytanı taşlarla bu mekanda kovalar. Allahu Teâlâ, teslimiyetini gösteren İbrahim aleyhisselam’a gökten bir koç indirir ve oğlu İsmail yerine bu koçu kurban etmesinin yeterli olacağını bildirir. Hacılar da buna istinaden bizi Rabbimize karşı isyana çağıran şeytanı taşlar ve birer koç kurban ederler.

En büyük düşman Şeytan’ı büyük bir öfkeyle taşlamak isteyenler olacaktır. Hatta latife değil şeytana terlikle bile saldıranlar olacaktır. Lakin ellerinizdeki küçük taşlara bakın. İslam, en büyük düşmana bile küçücük taşlarla karşı konulmasını istiyor. Önemli olan safımızı belli, tarafımızı ilan etmektir. Allah’a teslimiyetimizi göstererek sadece O’na kulluk yapacağımızı ilan etmiş oluruz.

Hacılar artık tüm hayatlarında nerede ve ne zaman kendilerini isyana çağıran Şeytan’la karşılaştıklarında Şeytan’a karşı tavır sergilemesini öğrenmiş olacaklardır. Yani Şeytan’ın varlığını hep hatırlanacaktır. Şeytan’ın olmadığı bir hayat yoktur. Sanki şeytan yokmuş gibi yaşayamayız. Dikkatli olmak gibi bir mecburiyetimiz vardır.  Eğer Şeytan’ın varlığını umursamaz isek Şeytan’ın oyuncağı haline geliriz. Tüm kötülüklerin ardında Şeytan vardır. Eline silah alıp insanı öldüremez ama bir insanı damarlarından içine girerek yoldan çıkartıp başka bir insanı öldürtebilir. Şeytan iki kardeşin, iki arkadaşın arasını bozmak için birine gidip bir şey söyleyemez ama bunu yapabilecek bir başka insanı kullanarak diğeri hakkında dedikodu, fitne fesat yaptırtabilir.

Bu hain Şeytan’a karşı tek savunmamız Allahu Teâlâ’ya sığınmaktır. “Ben Şeytan’a yenilmem” sözü bizi Rabbimize güvenmek değil de haşa kendimize güvenmeye iten Şeytan’ın büyük bir zaferidir..

Sözde İslamcı(!) terör örgütlerini kurarak Müslümanları içeriden vurmaya kalkışan, birbirine öldürten emperyal güçlerde bu şeytani taktiği uygulamaktadırlar. O yüzden onlara BÜYÜK ŞEYTAN demekteyiz.

Şeytan için dinsiz kişilikleri ağına düşürmesi çok kolaydır. Maddeci bu insanlara biraz para, biraz dünya, biraz ahlaksızlık kapılarının hayallerini kurdurdu mu gerisi tamam. Her şeyi yapmaya hazırdırlar.

Terör örgütlerini emperyal güçleri ve zayıf karakterlileri kullanarak Şeytan kurdurmuştur. Minübüsü çoluk çocuk demeden kalabalığın arasına sürerek cinayet işleyenlerin herhangi bir davaları, hele hele kutsal bir davaları olamaz. Allah’ın gönderdiği bir dinde kullarımı öldürebilirsiniz diye ferman yoktur. Hele ki “bir insanı öldürmek, tüm insanlığı öldürmek gibidir” ölçüsüyle hayat bulan ve adı barış olan İslam Dini’nde bu hiç mümkün değildir. Buna cihad denemez. Bu ancak egosuna yenilmiş zayıf karakterlilerin şeytanın oyuncağı olmalarından başka bir şey değildir.

Hani bazı fıkralarda Şeytan bazı hainlere “Sen benden de beter olmuşsun, senden Allah’a sığınırım” dermiş ya. Böyleleri de yok değildir hani. Böyle insi şeytanlardan da Allah’a sığınmak gereklidir.

Mina’da İbrahim aleyhisselam’ı Rabbine karşı isyana davet eden Şeytan’a karşı tüm Müslümanlar olarak en kutsal günümüz Bayram’da birleşerek onu taşlayacağız ve Allah’a sığınacağız dualarımızla. Müzdelife’de Abdülmuttalip’in Allah’a havale ettiği gibi biz de her şeyden önce Allah’a havale etmisini bileceğiz ve “La havle…” çekeceğiz.

Şeytan’ı yenmenin tek yolu vardır “Allah’a sığınmak”. Tüm terör örgütlerinin militanlarını yok etseniz de terörü bitiremezsiniz. Çünkü o terör örgütlerini kuran veya kurduran Şeytan ölümsüzdür. Yenilerini bulur ve bizim hiç tahmin bile edemeyeceğimiz yeni terör örgütleri kurar veya kurdurur. Veya Fetö gibileri kullanarak devletleri bile ele geçirir ve tüm dünyaya korku salar. Şeytan’ın tek gayesi vardır. İnsanların Allah’a olan güvenlerini sarsarak birer isyankar yapmak.

Şeytan’a karşı durabilmenin yollarını bulmalıyız. Bu konu alimlerimizin sahasına girdiği için bu sorumluluğu onlara bırakıyorum. Toplumu ve insanlığı şeytana karşı uyarmalılar. Ama biliyorum ki Şeytan Hazret-i Ebubekir radıyallahu anh’a yaklaşamazmış. Nedeni basit değil mi? Ebu Bekir, ihlas ve bir aşk abidesiydi. Şeytan, Hazret-i Ömer radıyallahu anh’a yaklaşamazmış. Nedeni basıt değil mi sizce. Ömer adildi. Şeytan, Hazret-i Osman radıyallahu anh’a yaklaşamazmış. Nedeni belli değil mi sizce. Osman hayâ abidesiydi. Şeytan Hazret-i Ali kerremallahu veche’ye yaklaşamazmış. Nedeni belli değil mi sizce. Ali, Allah’ın arslanıydı. Ali, Ehl-i Beytti. Ali, ilmin kapısıydı. Ali, cömertti. Şeytan, Fatima redıyallahi anha’ya yaklaşamazmış. Nedeni belli değil mi? Fatıma iffet abidesiydi.

İhlaslı olursak, adil olursak, ilimle yaşarsak, iffetli ve hayâ sahibi olursak, fakirlere karşı cömert olursak şeytan bizi oyuncağı yapamaz, tuzağına düşüremez.

Özgürlüğü ve cenneti sadece kendiniz için isterseniz şeytanın tuzağına düşmeye hazırsınız demektir. Dikkatli olun şeytansız bir dünya hayatı yok.

Haydi, dünyadaki en büyük düşmanımızı “La havle…” ile taşlamaya…

Haydi Müslümanlar, kardeşliğimizi bozan Şeytan-ı laneyi taşlamaya.

Haydi Müslümanlar, yeryüzündeki tüm insi ve cinni şeytanları taşlamaya.

Haydi hacılar, Mina’da hepimiz adına Şeytan-ı laneyi öyle bir taşlayın ki ibrahimce bir tavırla dönün aramıza. O İbrahim ki; ateşe atılacağı zaman “yardım edelim mi?” diyen meleklere bile dönerek “Bana yerlerin göklerin sahibi Allah yeter” diyebiler İbrahim’dir. Değil melekler kullardan medet ummayı bırakıp Mina’da sadece Allah’a sığınmayı öğrenerek gelin. İbrahimce dönün geriye.

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500