Reklamı Geç
Advert
UYAN EY GÖZLERİM GAFLETTEN UYAN...
Mustafa Balkan

UYAN EY GÖZLERİM GAFLETTEN UYAN...

 

Eren Bülbül daha 15 yaşında ve bıyıkları yeni yeni terlemeye başlamış ve göğsü iman dolu, korkusuz bir Karadeniz delikanlısı idi.

O Alp-Eren’liğe doğru adım atacağı bir zaman diliminde kalbi vatan aşkıyla yanıp tutuşan, yaşı küçük ama yüreği dünyalar kadar büyük olan bir gencimizdi. O ALP olmak istiyordu ve şehadet şerbetini içerek bu isteğine kavuştu. Adı Eren ve soyadı Bülbül olunca, aklıma hemen bu mefhumlar geldi. Bülbül deyince; Mehmet Âkif’in Bülbül’ü ile Yunus’un Bülbül Kasidesi geliyor. Bülbül Kasidesi’ni o kadar çok dinledim ki, Eren Bülbül’ün ne demek istediğini anlamak adına. O kasidede bülbül nasıl ötüyordu da şair o sözleri kalbine inen ilham ile nede güzel yazıvermiş. Aslında, Koca Yunus gibi Bülbül’ün ne demek istediğini önce iyi anlamak ve sonra kavramak gerekiyor. Aslında Yunus, o kasidede, bize insanın bedeni varlığının ne kadar değersiz olduğunu anlatıyor.

Ey Eren Bülbül!

Maçka bahçelerinde ve seher vakitlerinde vatan aşkı için, millet aşkı için, Allah aşkı için ve devletin yaşaması için körpe yüreğinle Bülbül gibi şakıyan yoksa sen miydin?..

 

***

Ey Eren Bülbül!

Bülbül Kasidesi’ndeki bülbülün sesini hiç dinledin mi?

O bülbül seni anlatıyor ey Eren Bülbül!

Seni yaşatamadık Ey Eren Bülbül!

Seni o tertemiz alnından vuranların yedi sülalesinin elleri kurusun emi…

 

***

Ey Eren Bülbül!

Hele söyle bize, sen hangi bahçenin Bülbül’üsün…

Yoksa sen Mehmet Âkif’in yazdığı ‘Bülbül’den misin?

“Eşin var, âşiyanın var, baharın var, ki beklerdin;

Kıyâmetler koparmak neydi, ey bülbül, nedir derdin?

0 zümrüd tahta kondun, bir semâvî saltanat kurdun;

Cihânın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun.”

 

***

Eren Bülbül, söyle şimdi bize; Âkif’in Bülbül’ü gibi yattığın nûr dolu kabirden başını kaldırıp şakı bize:

“Hayır, mâtem senin hakkın değil... Mâtem benim hakkım:

Asırlar var ki, aydınlık nedir, hiç bilmez âfâkım!

Tesellîden nasîbim yok, hazân ağlar bahârımda;

Bugün bir hânmansız serseriyim öz diyârımda!”

 

***

Ey Eren Bülbül!

Şimdi söyle bana; Çanakkale Şehitleri’ne kasidesini hiç dinledin mi?

Bak o kasidede millî şâirimiz Âkif, seni, bize nasıl anlatıyor:

“Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,

Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!

…………………

Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.”
 
Son söz:

YUNUS vücûdun pâk derken/ Cihanda mislin yok derken/ Seher vakti "Hakk Hakk" derken/

Bizi de unutma bülbül...”

Şehadetin kutlu, vatanın devletin ve milletinle birlikte mutlu olsun!
İyi ki varsın Eren Bülbül.
Sen şüheda dolu bu aziz toprağın kara bağrında rahat uyu!
 

 

 

 

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500