KUŞATMA
Ahmet Rauf Akay

KUŞATMA

 

Her ülke dışarıdan kuşatılabilir, belli hamleler yapmaya zorlanabilir. Buna direnmek kolaydır, düşman dışınızda ve belirgindir. Asıl zor olan içeriden kuşatılmaktır. Düşman belirsiz olduğundan, her şey ve herkes şüphelidir.

İçerideki düşman gazeteci, siyasetçi, esnaf, asker, din adamı kısacası her meslekten olabilir. Hırsları kullanılarak beynine zincir vurulan bu tiplerle her türlü tahribat yapılabilir.

Çözüm sürecinde yaşadık, kripto PKK’lılar bir ağızdan –ver kurtul- diye bağırıyorlardı. Kimi Özerklik, kimi Federalizm istiyordu. Her gazete mebzul miktarda bölücü istihdam ediyordu. Neredeyse Öcalan’ı milletin kılavuzu haline getireceklerdi. Neydi o Apo sevdası, "biri  Apo başkan PKK şampiyon" diye yazıyordu, bir başkası "Mandela hazretleri" diyordu, ötekisi "isteseniz de istemeseniz de Apo Kürtlerin lideri" diyordu. Bölünmeye ramak kalmıştı, Allah’tan PKK Devrimci Halk Savaşı başlattı da bazılarının akılları başlarına geldi.

Geldi mi gerçekten, hiç sanmıyorum, Apo’ya övgü düzenler hala gazetelerinde dudak uçuklatan maaşlarıyla yazmaya devam ediyorlar. O siyasetçiler, o  sivil toplum önderleri  birer seçkin kişilik olarak aramızda dolaşıyor. Toplumu örgütün taleplerine ikna etmek için yeni fırsatlar doğmasını bekliyorlar. Kimse de onlara "Zamanında şunları şunları niye yazdınız?" diye sormuyor. Çünkü aynı günahı beraber işlemişlerdi.

Durumun vahametinin farkında olanlar "kuşatıldık" diye yazıyorlar, evet gerçekten kuşatıldık. Bu defa işin içinde 5. kollar da var. Mücadeleyi sıkıntılı hale getiren de bu. Bütün bunlar uluslararası bir planın adım adım uygulanmasından başka bir şey değil. Suriye, Irak ve Libya’nın parçalanması BOP’un bir hedefiydi. Ne diyordu ABD eski dış işleri bakanı Rice, Ortadoğu’da 24 ülkenin sınırları değişecek. Sağdan sayın, soldan sayın içine Türkiye ile İran’ı koymadan 24 rakamını bulamazsınız. Büyük Kürdistan’ın kurulması da BOP’un bir hedefi. O hedefi paylaşanlar Barzani’ye kuru ve boş laftan öte bir şey diyemezler.

BOP’un içinde misiniz, karşısında mısınız, bütün mesele bu.

Ortadoğu’nun ABD ve İsrail menfaatleri istikametinde tanzimini istiyor musunuz, istemiyor musunuz?

İstemiyorsanız, duruşunuzu, siyasetinizi, içinizi, dışınızı bugünkünden farklı hale getireceksiniz. Büyük devletlerle yatağa giren hamile kalkar. Bunun istisnası yoktur. Kullanır sonra dirsek yaparım düşüncesi bir züğürt tesellisidir. Hiçbir devlet,  gücünü karşılıksız kullandırmaz. Hiçbir devlet, aldığından fazlasını vermez. Bu gerçeği anlamadığınız müddetçe,  sadece kullanılırsınız.

Franko, Madrit’e girerken "Madrit’i dört koldan kuşattık" diyen komutanına, "hayır 5 koldan" demişti, beşinci kol içerde.

Bu kuşatmayı yarmak, önce beşinci kolları söküp atmakla mümkün. BOP’cular, Öcalan muhipleri hala pozisyonlarını koruyor. Geçmişte milletvekilliği yapıp Barzani’ye çömezlik yapan bir sürü isim var. Diyarbakır’da megri megri (ağlama,ağlama) demesine rağmen sizi ağlatan Ş.Perver şimdi Kuzey Irak’da zafer konserleri veriyor. Ve Türkiye hep seyrediyor. Tarih, olaylara seyirci kalanların mezarlarıyla dolu. Kazanmak istiyorsanız kendiniz olacak, kendi programınızı oluşturacak, sadece milletiniz için savaşacaksınız.

Gerisi boş laf…

 

 

DİĞER YAZILAR
Sen de Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500