PKK Fani, Kardeşlik Bakidir

Hafta sonu Sayın Başbakan Davutoğlu  ile birlikte  Diyarbakır’daydık. Terörün en çok çilesini bu güzide şehrimiz çekti. Hala da çekmeye devam ediyor.

Bölge halkının Başbakana gösterdiği ilgi görülmeye değerdi. Bazı basın yayın organlarının Diyarbakır ziyaretini küçümsemek için yaptıkları yayınların aksine ilgi büyüktü. Hele Ulucami çıkışında insanların PKK’nın bulunmadığından emin olduğu ortamlarda Başbakana dokunmak için gösterdikleri heyecan gözlerinden okunuyordu.

Ancak gösterilen ilgiye rağmen Diyarbakır’ın üzerindeki örgüt korkusunu üzerinden attığını söylemek çok zor. Diyarbakır hala korkuyor, hala devletin arkasında durup durmayacağından emin değil, yılların baskısını, ezilmişliğini hala üzerinden atamamış. Böyle birkaç operasyonla da yılların korkusu kolaylıkla ortadan kaldırılamaz.

Daha önce de defalarca gittiğim Diyarbakır’da herkesin ortak talebi, terörün bir an önce bitirilip huzur ve sükunun avdet etmesi. Bölge halkı PKK’nın baskılarından bıkmış durumda. Esnaf esnaflığını yapamıyor. Çalışan kazandığını gönül rahatlığı ile yiyemiyor. PKK esnafın, tüccarın gizli ortağı gibi. İnsanlar kazançlarının bir kısmını yıllarca PKK ile paylaşmak zorunda bırakılmış.

HDP eş başkanı Demirtaş’ın gösterdiği tepki Başbakan’ın bölgeye gitmesinden HDP’nin ne kadar korktuğunu gösteriyor. Yıllarca insanları kandırdılar, bölgede tek parti olarak her türlü yalanı söylediler. Rakipsiz olmanın rahatlığı ile hareket ettiler. Diğer partilerin rahat propaganda yapması halinde ne duruma düşeceklerini biliyorlar. Hem bölgeyi kan gölüne çevirdiler, hem çocuklarını çaldılar, kamu düzeninin sağlanması PKK’nın etkisizleştirmesi halinde bölge insanı bu Marksist Leninist unsurları tükürükle boğacaktır.

AK Parti il merkezine giderken konuştuğum yaşlı bir vatandaş; “Apo yakalandığında kurtulduk diye sevindik. Açıktan kimse belli etmedi ama herkes rahat bir nefes aldı. Ama sonrasını getiremediniz” dedi. Getiremedinizden kastı Öcalan yakalandığında siyasetçilerin  bu işi bitirecek adımları atmamasıydı. Vatandaş devletin kararlılığını görünce şimdi de içten içe seviniyor. Çocuklarımız kurtulacak, örgütün pençesine düşmeyecek diye mutlu oluyor. HDP’nin barış çağrılarının örgüte zaman kazandırmaya matuf olduğunu görüyor. Onun için herkes bu işin sonuna kadar götürülmesini ve bitirilmesini temenni ediyor.

Son bir ay içine yaptığım Diyarbakır seyahatleri bana şunu gösterdi. Ne kadar bölgeye gider, ne kadar vatandaşa ilgi gösterir, ona dokunursanız o kadar kazanırsınız. Ülkenin birliğinden bütünlüğünden yana olan partiler, STK’lar daha çok bölgeye gitmeli. Vatandaş HDP’nin tek yanlı propagandasına maruz olmaktan kurtarılmalı. Bölgede HDP dışında kimsenin propaganda yapamayacağına dair yargı kırılmalı. Bölgeye her gidiş geliş örgütün psikolojik baskısının kırılması, vatandaşa cesaret kazandırılmasıdır. Vatandaş farklı siyasetleri gördükçe kendisine empoze edilen yalanları daha iyi değerlendirme ve sesini daha çok yükseltme imkanı bulacaktır. Diyarbakır, İzmir, Manisa, Elazığ, Erzurum gibi bir Türk şehridir, kıyamete kadar da öyle kalacaktır. PKK fani, Türk/Kürt kardeşliği bakidir.

GAZETEVAHDET

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/141/pkk-fani-kardeslik-bakidir.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar