HAC’DA SA’ Y YAPARKEN HACER ANA OLABİLMEK

İbrahim aleyhisselam hanımı Hacer’i ve henüz süt emmekte olan oğlu İsmail’i şimdiki Harem-i Şerif’in olduğu bölgeye getirip bırakarak “Ben dönene kadar buradan ayrılmayın” diyerek oradan ayrılmıştı. Hacer ana İbrahim aleyhisselam’ın verdiği azık torbasına ve su kırbasına bakıp İbrahim aleyhisselam’ın ardından ona sordu “Bunu sana Allah mı emretti?” İbrahim aleyhisselam, tereddütsüz bir şekilde “Evet ya Hacer, bunu bana Allah emretti” dedi. O zaman Hacer ana “Git ya İbrahim, Allah bize yeter”

Hacer ana oğlu İsmail ile birlikte simsiyah kayalardan oluşan dağların arasında yapayalnız kalıvermişti. Ne bir insan, ne bir ev, ne bir ağaç yoktu çevresinde. Bebeği İsmail ile yalnız başınaydı bu ıssız ve kurak yerde. Günler günleri kovalıyor, torbadaki azık, kırbadaki su tükeniyordu. Hacer ananın güvenci ise İbrahim değil Rabbiydi. Rabbine tam bir imanla bağlı ve güvenci sonsuzdu. İbrahim aleyhisselam’ın ve ailesinin tesbihatı her zaman “Hasbiyallahu la ilahe illa hu, aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabb’ül arş’il azim” "Allah bana kafidir. O'dan başka ilah yoktur. Ben ona tevekkül ettim. O yüce Arşın Rabbidir." Olmuştur.

Ve azık torbasındakiler tükendi, su kırbasındaki su da bitti. Hacer ana çaresizlikten kıvranıyordu. Oğlu İsmail için yırtınıyordu. Rabbi onu bırakmazdı. Mutlaka bir taraftan Allah’ın yardımı gelecekti. Hacer ana ağlayan oğlu İsmail’in feryatlarına dayanamıyor ve yüksek tepelere çıkıyor çevresine bakınıyordu. Bir Safa tepesine çıkıp bakıyor, oradan koşarak Merve Tepesi’ne gidiyor, yolları gözlüyordu. Ama ne gelen, ne giden vardı. Hani hepimizin zaman zaman sıkıntılara düşüp de çaresiz kaldığımız olur ya.

İşte bu çaresizlik içinde Şeytan-ı Lane bunu fırsat bilip Hacer Ana’ya seslenir. “Hacer, İbrahim seni Sare için bırakıp gitti. Haydi sen de git buralardan yoksa çocuğun ölecek”. Bir kadını en can alıcı yerinden yakaladığını sanan zavallı Şeytan karşısındakinin bir iman abidesi Hacer olduğunu kavrayamamıştı galiba. Hacer ana “Defol. İbrahim Allah’ın peygamberi. Asla yalan söylemez ve nefsi için iş yapmaz. Defol lanetlenmiş Şeytan” diyerek onu kovaladı. Kovaladı kovalamasına ama çaresizliği devam ediyordu. Memede süt bitmiş oğlu İsmail de açlıktan ölmek üzereydi. Hacer ana bir Safa Tepesi’ne, bir Merve Tepesi’ne koşuyor Allah’ın yardımı ne yandan gelecek diye bekliyordu. Ama ufukta görünen bir kafile yoktu.

En nihayetinde Hacer ana ellerini Allah’a açıp yalvarmaya başladı. “Allah’ım bu çocuk senin Peygamberin İbrahim’in oğludur. Yardım et. Ya Rabbi eğer yardımın benim günahlarım yüzünden gecikiyorsa, benim günahlarımı affet ki yardımın gelsin bu çocuk kurtulsun” Hacer ana yalvarıyor, yalvarıyordu ama yardım da gelmiyordu. Şeytan-ı Lane tekrar geldi “Hacer, kapıyı vuruyorsun ama kapının ardında kimse yok gibi” Bu sözler üzerine imanıyla şahinleşen Hacer ana haykırdı Mekke semalarında “Varsın Allah’ım varsın, Birsin Allah’ım birsin”

Allahu Teâlâ meleklerine “Hani bana biz sana ibadet edip, seni zikredip dururken yeryüzünde fitne çıkaracak insanı niçin yaratıyorsun? Diye sormuştunuz ya. İşte yarattığım insana, kulum Hacer’e bakın. Bütün umutların tükendiği anda bile Rabbini bırakmıyor” fermanıyla kulu Hacer ile övünüyordu. O anda Çaresiz kalmış hacer ana ve bebeği İsmail’in yanından Zemzem fışkırdı. Hacer ana telaşla su boşa gitmesin diye Zemzem’in etrafını toprakla kapattı. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem “Hacer kadın telaşlanıp Zemzem’in etrafını toprakla kapatmasaydı Zemzem bir ırmak olup akacaktı” buyurmuştur. Hacer ana ve çocuğu açtı, hastaydı. O yüzden Zemzem’i ne niyetle içerseniz o olur. Açsanız doyarsınız, susuzsaniz kanarsınız, hastaysanız şifa bulursunuz.

Haydi Hacılar, sizlerde birer Hacer ana olun Sa’y yaparken. İnsî ve cinnî şeytanlar bizi yoldan çıkarmak için tüm dünyayı sarmış üzerimize üzerimize geliyorlar. Hacer ana gibi imanımızı haykırma vaktidir. Tüm zalimler mazlum kardeşlerimizi ezerken siz de Hacer ana gibi Sa’y yaparken telaşla koşun ve çağın İsmailleri için gözyaşlarınızla yalvarın Allah’a “Allah’ım eğer yardımın bizim günahlarımız yüzünden gecikiyorsa bizi affet ki yardımın gelsin. Bu ümmet senin çok sevdiğin Habibi’nin ümmetidir” diyerek.

Döndüğünüz de hayatınız bir Sa’y ibadetine dönüşsün. Say’iniz meşkur olsun.

Vesselam

YARIN ARAFAT

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1398/hacda-sa-y-yaparken-hacer-ana-olabilmek.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar