HAC YOLCULARINA BİR KAÇ TAVSİYE

Şimdiden Haccınız mebrur bir Hac olmasını Kabe’nin Sahibi’nden niyaz ederim. Hac yolculuğunuz için evinizden çıktığınız andan itibaren tekrar kendi evinizin kapısından içeri girene kadar artık Allahu Teâlâ’nın misafirisiniz. Bunu hiç unutmayın. Şimdiden önce bol bol yürüyüş yapın ihtiyacınız olacak. Yola çıkmadan mutlaka iyice dinlenin. Hatta uçakta da uyumaya çalışın. Zira indiğiniz andan itibaren sizi çok yorucu bir ibadet bekliyor. Çünkü sadece Hac ve Umre ibadetinde “Benden bunu kabul eyle ve bunu bana kolay kıl” duası vardır. Başka hiçbir ibadette bu dua yoktur.

Hacc ibadetleri ile ilgili mutlaka bilgilerinizi arttırmalısınız. Tekrar tekrar okumalı hatta yakınlarınız sizi imtihan bile etmeli bu konuda. Farz ibadetinizi yapabilmek için bu bilgileri öğrenmek de farzdır. Zor değil. Ticari veya ev işlerinizden daha kolay ama daha anlamlı ve önemli.

Önce Mekke’ye uçuyorsanız havaalanında ihram’a girmelisiniz. Mikat mahallinde uçakta da ihrama girilebilinir. İhrama girdiğiniz andan itibaren “İhram yasakları” başlayacak. Yani Allahu Teâlâ’ya teslim olacaksınız. Nefsinizi terbiye edecek, nefsin arzularından uzak duracak ve sadece O’nun isteklerini yerine getireceksiniz. Saçınızdan, sakalınızdan bir tel bile koparamazsınız. Çünkü siz yoksunuz ve sadece O var. Mevlânâca düşünürsek, aynaya bile bakmayın. Var mısınız ki bakasınız. Dönünceye kadar başta insan olmak üzere hiçbir canlıya zarar vermemelisiniz. Bunu öyle yaşamalısınız ki döndüğünüzde bu sizde tabii bir hal halini almalı. “Lebbeyk Allahümme lebbeyk…” derken ta yüreğinizin derinliklerinden “geliyorum Allah’ım Sana geliyorum, ne dersen yapmaya geliyorum. Buyur Allah’ım buyur….” diyebilmelisiniz.

Mekke-i Mükerreme’de teslim olan kazanır. Ne kadar yanlış görürseniz görün, görmemezlikten gelin. Siz oraya hataları görmek için gitmediniz. Misafirliğinizi bilmelisiniz. Mekke’de dikkatli olun. Bir günah kat be kat yazılır. Bırakın dedikoduyu, kalbinizden bile suizan geçirmemelisiniz.

Otel, oda, yemek derdine düşmeyin. Beytullah ve Zemzem size yetecektir. Sakın yanlış anlamayın. Mekke’de çok ibadet edeceğiniz için sağlığınızı korumalı ve kuvvetli yemelisiniz. Karnınızı doyurmak için değil ibadet için yemelisiniz. Otellerde klimalara da dikkat ediniz. Terli bir şekilde kesinlikle klimanın karşısına oturmayınız. Otelinizde TV var ise ve hele hele Türk kanalları var ise sakın açmayın. Geride kalan her şeyi Allah’a havale etmeyi öğrenin ve yaşayın.

Birbirinizi kaybetmemek için mutlaka bir arap kartı alıp cep telefonunuzu yanınızdan ayırmayın. Ama ikide bir Türkiye’yi de aramayın. Onlar da sizi aramasınlar. Siz Rabbinizle baş başa kalın. Harem-i Şerif’in içinde bir nokta belirleyin. Birbirinizi kaybederseniz orada buluşun. Özellikle yaşlılar ve hastalar kaybolurlarsa sakın “Ben oteli bulurum” diyerek Harem’in içinden çıkmasınlar. Harem’e gidiş gelişlerinizde toplu taşıma araçlarını kullanın. Taksi kullanmayın.

Mekke-i Mükerreme’de ve Medine-i Münevvere’de bol bol sadaka verin. Ama sakın çarşıda pazarda açıktan dilencilere para vermeye kalkışmayın. Başınıza üşüşürler baş edemezsiniz. Verecekseniz Harem-i Şerif’te çalışan gariban işçilerin gizliden avuçlarına tutuşturuverin. Paranızı açık ceplerinize koymayın. Parçalara bölün gizli cepler yapın oraya koyun. Sadece yetecek kadarını açık ceplerinizde taşıyın.

Mekke’ye giderken, Harem’e giderken yollarda topluca telbiyeler, tekbirler getirin. Ama Harem’i Şerif’in kapısına kadar içeride telbiye getirilmez. Çünkü gelmişsin artık.

Kabe-i Muazzama, Beytullah dünya’da ilk insan Adem aleyhisselam’ın yaptığı ev. Sonrasında İbrahim aleyhisselam’ın inşa ettiği ev Beytullah. Allah’ın evi. Artık manevi bir çekim alanının içindesin.

Kabe-i Muazzama’yı ilk gördüğünüzde dua etmeyi, hatta size emanet edilmiş duaları da yapmayı unutmayın. Kabe’nin Hacerü’l Esved’in bulunduğu köşe ile Kabe’nin kapısı arasına “Mültezem” denilir ve orada yapılan dualar kabul olur. Kabe’nin kapısında tek dil var “gözyaşı” Mü’minler sadece gözyaşları ile Rabblerine yalvardıklarını göreceksin. Sen de ağla ve affını iste. Takva iste. İhlas iste. Aşk iste. Salih ameller iste. Misafirsin ya, iste isteyebildiğin kadar. Ama Hacerü’l Esved’i öpeceğim veya oraya yaklaşacağım diye diğer Müslümanlara zarar vermeyin, izdihama sebep olup günah işlemeyin. Hele kadınlar izdihamda arada kalmaları ise büyük günaha girmelerine sebep olabilir, aman dikkat.

Allahu Teâlâ’nın nuru en çok tavaf edenlerin üzerine yağar. Bolca tavaf edin ki günahlarınızdan temizlenesiniz. Tavaf ederken ayağınıza bassalar bile “of” demeyin ama siz hiçbir Müslüman kardeşinizi incitmeyin.

Makam-ı İbrahim’de namaz kılacağım diye diğer Müslümanların tavafına engel olmayın. Komşuma söz verdim diyerek İbrahim aleyhisselam’ın ayak izinin bulunduğu camekana veya Kabe’nin duvarına takkenizi, tülbentinizi sürmeye kalkarak batıl işler yapmayın. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem nasıl yapmışsa Hacc odur. Batıl hareketlerden sakının.

Kabe’yi cep telefonunuza çekmek için gözlerinizi Kabe’den ayırmayın. Orada tavaf ederken, otururken, namaz kılarken Kabe’yi seyredin. Kabe’yi seyretmek de ibadettir. Zaten döndüğünüzde çok özleyecek ve “doyamadım, doyamadım” deyip ağlayacaksınız.

Tavaf namazınızı kıldıktan sonra yapacağınız duada ümmet-i Muhammed’e çokça dua edin. Zira bu sene dua etme sırası sizde.

İlk gidişinizde ilk Umrenizi yapacaksınız. Yorucu ama kolay. Bakın işte bu kadar kolay:

İhram’a girdiniz, ihram namazınızı kıldınız. Telbiye ve Tekbirler getirdiniz. İhram yasakları başladı. Uçakta kokulu mendil verirlerse sakın kullanmayın. Otelinize yerleştikten sonra kafilenizin dediği saatte birlikte Harem’e gideceksiniz. Kabe’yi ilk gördüğünüzde dua edeceksiniz. Hacer’ül Esved’in bulunduğu köşenin hizasına gelerek niyet edeceksiniz. Sonra Kabe’nin etrafını ne eksik ne fazla tam yedi kere döneceksiniz. Yalnız Altınoluk’un bulunduğu yerde beliniz hizasında hilal şeklinde bur duvar var onun içine girmeden tavaf yapacaksınız. Zira orası Kabe’nin içi sayılıyor ve tavafınız kabul olmaz. Yedinci Şavt’ı bitirince Kabe’nin kapısını görecek bir şekilde, yani Makam-ı İbrahim’de iki rek’at Tavaf namazı kılacaksınız. Ve tabii ki dua. Sonra Zemzem içmeye gideceksiniz. Oradan Hacerü’l Esved’in hizasını takip edip iç kısımda Safa Tepesi’ni bulacaksınız. Orada niyet edip Sa’y yapmaya başlayacaksınız. Bugünkü haliyle Safa ile Merve tepeleri arası 450 metrelik uzun bir koridordan oluşuyor. Safa’dan Merve Tepesine ulaştığınızda bir şavt olacak. Tekrar Safa’ya, tekrar Merve’ye yedi şavt yapmış olacaksınız. Tabii ki dualarla. Merve Tepesi’nde bitirdiğiniz de saçınızı keseceksiniz. Ne kadar olduğunu hocanızdan öğrenebilirsiniz. Dua edip ilk Umrenizi bitirmiş olacaksınız. İlk ibadetiniz bu kadar. Ama uçağa bindiğiniz andan itibaren tahminen en az 14 saat geçmiş olacak. Şimdi gidin ve dinlenin. Allah kabul etsin.

İşte bu kadar. Tabi Hac ibadeti daha yeni başlıyor. Tavaf sonrasında yapacağınız Sa’y ibadeti ise çok yorucu ama çok anlamlı ve ibadetin hazzını yaşatan bir ibadet.

YARIN SA’Y NEDİR?

Medine-i Münevvere’de ise edebli olan kazanır.

Döndüğünüzde sevdiklerinize getireceğiniz en güzel hediye kendiniz olmalısınız. Yani Allah’ın rızasını kazanmış bir güzel Müslüman.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1394/hac-yolcularina-bir-kac-tavsiye.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar