FETÖ, CEMAAT, GİDİŞAT

Bazı çevreler,  15 Temmuz darbesini –bağlamından çıkarmak- için elinden gelen gayreti gösteriyor. En çok da, bırakılan boşluklar  üzerinden spekülasyon yapılıyor.

Son günlerde MİT Müsteşarı  Fidan ile Diyanet İşleri Başkanı Görmez’in darbe gecesi yemekte olmaları gündeme taşındı.

Devlet işlerinde inkita olmaz. O gece yapılan görüşmede Suriye muhalefetinden Muaz El Hatip’de var. Dolayısıyla Fidan ile Görmez arasında geçen yemekli görüşmenin  Suriye politikasıyla  yakından ilgili olduğu belli. Demek ki o gün devlet ve onun istihbaratı bir darbe beklemiyor. Beklese böyle bir yemek söz konusu bile olamazdı. Bu da darbenin kontrollü olduğu ihtimalini ortadan kaldırıyor.

Burada en fazla bir  istihbarat zaafından söz edilebilir.Bu da darbenin mahiyeti ve aktörleri ile ilgili bir tartışmayı haklılaştırmaz.

Kafa karıştırmak için yapılan maniplasyonları bertaraf etmenin yolu, o gece ile ilgili boşlukları doldurmaktır. Bu hem karşı propagandayı püskürtmek için gerekli, hem de  suçlu masum ayırımı yapmak için şarttır.

Darbeden sonra 100 binin üzerinde insan işini kaybetti. 51 bin civarında tutuklu var. Sağda solda haksızlığa uğradığını söyleyip, parti binalarını ağlama duvarına çeviren bir sürü insan var. Son altmış yıl  ardı arkası kesilmeyen bir darbeler tarihine sahipsek bunun nedeni darbecilerden hesap sormamasıydı. Türkiye ucu nereye giderse gitsin darbelerle hesaplaşmak zorundadır. Demokrasinin akibeti, milletin geleceği buna bağlıdır. Ancak bu yapılırken,  şahsi, siyasi hesaplarını,  toplumda oluşan FETÖ hassasiyeti üzerinden görmek isteyenlere de fırsat verilmemelidir.

Tutuklamaların hukuki mesnedinin olmaması veya zayıf olması durumlarında,  toplumda büyük rahatsızlık oluşmakta, yargılamaların hukukiliği ile ilgili kuşkular ortaya çıkmaktadır. Sosyal ilişki,mesleki ilişki,aynı departmanda çalışmanın getirdiği zorunlu ilişki dünyanın hiçbir yerinde suç değildir. Yargı bu insanların FETÖ’ye niye gittiklerini hangi motivasyonun bunda etkili olduğunu ortaya çıkarmalıdır. Sn Cumhurbaşkanı daha önce FETÖ’nün tabanı için ibadet,yukarısı için ihanet demişti. Bu aslında doğru bir ayrımdı.  Menzil’e,Çarşamba’ya,İskenderpaşaya gidenler, niçin gidiyorsa bu yapıya da bu sebeple gidenler vardır. Motivasyonu din olanlarla,  motivasyonu Türkiye’yi ele geçirmek olanları tefrik etmek yargının görevidir. Bugünkü belirsiz ölçülerle bütün cemaatleri, dini ve milli kuruluşları yargılamak, kriminal hale getirmek mümkündür. Şahsi kanaatim bu yapılanmanın ikili bir şablonla ele alınmasıdır.Bir,dini saiklerle,bu yapı ile ilişki kurup,yukarıdakilerin gerçek niyetinden haberi olmayanlar, iki,baştan beri darbe yapmak için organize olup,tabanlarını Allah,Peygamber diyerek aldatanlar.  Örgüt suçu özel kast isteyen bir suçtur. Ceza hukukumuzda bu konuda tam bir istikrar söz konusudur. Özel kast,bu yapının suç örgütü olduğunu bilerek dahil olmaktır. Kast yoksa örgüt üyeliği de yoktur. Böyle bir ayrım, hem yargının elini rahatlatacak, hem de baklavacı,börekçi,boyacı yargılanıyor, onları yönetenlere,zenginlere,şunlara,bunlara  dokunulmuyor eleştirilerine son verecektir. Mesele darbeler vedarbecilerle hesaplaşmak olmalıdır,düşmanları çoğaltmak, birilerine bütün dini yapıların varlığını tehlikeye atacak alt yapıyı hazırlamak olmamalıdır.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1391/feto-cemaat-gidisat.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar