ÂKİL İNSAN OLMAK!

Eklenme Tarihi: 01.08.2017 18:00:42 - Güncellenme Tarihi: 25.01.2020 11:10:46

âkil olmak, sıradanlıktan uzakta olmanın, aklı rehber edinmenin nişanesi!

Âkil olmak, âkil insan olmak! acaba ne demektir? diye çok fazla düşünmek gerekmiyor. Çünkü bu kavram günlük yaşantımızda kullanılmakta ve anlamı da yaygın olarak bilinmektedir.

Yine de doğru ve tam olarak ifade etmek üzere ilk başvuru kaynağımız doğal olarak Türk Dil Kurumu sözlüğü oluyor. Sözlükte: ?AKİL? bir sıfat olarak ?akıllı? sözcüğüyle açıklanıyor. Hatta Anadolu'da tasavvufunun büyük şairi ve düşünürü Yunus Emre?nin ?Ne akilem ne divane | Gel gör beni aşk n'eyledi", mısralarıyla da ?âkil? sözcüğüne yüklenen anlam güçlendiriliyor.

Âkil?in akılla ilişkilendirilmesi tabiki  ?AKIL? sözcüğünün anlamına bakmaya ve anlamaya götüyor bizi ve buna göre; akıl sözcüğü sözlükte: ?Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us, öğüt, salık verilen yol?, olarak yer alıyor. Görüldüğü gibi akıl, bu beceinin bu üstünlüğün nasıl kullanılması gerektiği konusunda fikir veriyor.

Bu durumda akıl; ?düşünmek ama sadece düşünmek değil, anlamak ama sadece anlamak değil, kavramak ama sadece kavramakta değildir. Bu önemli üç yetinin uygun ve uyumlu bir biçimde kullanımını veya analiz yanında sentezi de gerektiriyor.

Pekala "Âkil insan? ne demektir?

İlk olarak âkil insan;?aklı öne alan, kişisel hırs, çıkar ve duygularını karar ve uygulamalarına yansıtmayan kimse? demektir, denilebilir. Buna göre; olaylar, olgular, yaşantılar veya olup bitenler karşısında subjektif yargılardan uzaklaşarak aklı öne almak ve öncelikle akıl süzgecinden geçirerek, yani akıl terazisini kullanarak olgu ve olayları değerlendirmek anlamına geliyor.

Bu süreç sonunda ortaya konulanların akıl ürünü olduğu söylenebilir. Ancak akıl terazisi yanında, bir de insan olmaktan kaynaklanan bir vicdan terazisinden bahsedilebilir. Vicdan maddi değil kalbî?dir, doğruyu ve hakkı gösterir.  Bir bakıma âkli olmak millî olmaktır. Millî olmaksa toplumun ortak kültürünün, kadim değerlerinin, birikiminin, ideallerinin ve hafızasının bileşkesidir (Özçatalbaş,O., 28.4.2013).

Akıl ürünü olan her şey vicdanla uyum içerisindedir. Böyle olunca vicdan terazisi toplumun ortalamasıyla uyumludur ve ona aykırı değildir.

Tabi ki her ne olursa olsun, özellikle toplumu ve toplumsal olayları anlamak için esas olan akıldır. Bununla birlikte yukarıdaki açıklamalar da dikkate alındığında ve vicdan terazisinin ortaya koyduğu kanaatlerin de akla uygun çıkarımlara ulaştırması nedeniyle bu iki önemli mekanizmanın göz ardı edilmemesi, hatta birlikte ele alınması gerekir. Bununla ilgili çok sayıda önemli örnek verilebilir.

Bir örnek olarak; atomun parçalanabileceğini, parçalandığında ise yüksek enerji ortaya çıkacağını akıl ortaya koymuştur. Bunun insanlık yararına kullanılması yönündeki irade ihmal edildiğinde (yani vicdan göz ardı edildiğinde) ise; insanlık için devrim niteliğindeki bu buluş insanlığı tehdit eder bir hale gelebilmiştir. Demek ki bilimsel metodoloji kullanılarak ortaya konulan pek çok ürün ve yenilik insanlık adına daha iyi koşulları tesis etmek üzere ortaya konulmuşsa da, yazık ki insan ve insanlığı ve insan onurunu bir kenara iterek, insanlığı ve insanlık değerlerini tehdit eder hale gelebilmektedir. İşte burada vicdan terazisinin işlevi ve önemi ve dengeleyici niteliği somut olarak ortaya çıkmaktadır.

Bu durumda ?akıl söyler vicdan tasdik ederse?, ortaya konulan  kararlar tarafsızdır, geneli ifade eder ve kişiye özel değildir. Böyle alınan kararlar ise ne toplumu ne de karar verenleri rahatsız etmez, üzmez.

Bu durumda âkil insan; akıl ve vicdan terazisini yüksek hassasiyetle kullanan ve yüksek etkinlikte çalıştıran kimse demektir, diyebiliriz.

Böyle olduğunda ise âkil insan; toplumun saygı duyduğu, kanaat önderi özelliğine sahip, derin deneyimleri olan, bilime, hak ve hukuka saygı duymanın ötesinde ilgili bilim alanlarının metot ve ve bilgilerinden yararlanan, deneyimli ve toplumda sözü dinlenen, olası sorunları önceden saptayan ve bunların çözümüne yönelik çalışan mümtaz şahsiyetleri ifade etmektedir.

Bu kapsamda; âkil insan kamil insandır, duayendir, akıl ve vicdanı eşzamanlı ve eşgüdüm halinde pusula olarak kullanandır.

Aşağıda  konuyu farklı yönleriyle ele alarak âkil insanın çok yönlü değerlere sahip olduğunu objektif kriterler ışığında  paylaşmanın uygun olacağı düşünülmüştür.

ÂKİL Mİ? AKIL MI?

  • Âkil insan; sadece akıl sahibi olan değil; insanlık ve insanlık değerleri için aklını kullanandır.
  • Âkil insan;  ülkesi ve insanı; dünya ve insanlık adına kaygısı olandır.
  • Âkil insan; yalındır, ama yavan değildir,
  • Derindir, ama sığlığın da bir gücünün olduğunun farkındadır.
  • Âkil insan; evrenseldir, ama yereli de anlar,
  • Özgündür, yereldir ama geneli de anlar.
  • Âkil insan; ilkelidir, ama ilkesizliğin kabul gördüğünü de bilendir,
  • Moderndir, ama geleneksel olmanın da değerli olduğunun farkındadır.
  • Âkil insan; kararlıdır, ama karar oluşturmada, her zaman kararlı olmanın yeterli olmadığını da bilendir.
  • Âkil insan; adildir, ama adaletin insanların ortak kararıyla,
  • Ortak çıkarlar adına tesis edilmesi gerektiğinin de farkında olandır.
  • Âkil insan; özeldir, ama genel içinde özel olduğunun da farkındadır,
  • Âkil insan; vicdanlıdır, ama vicdansızlığın getireceği sonuçları da önceden okuyandır.
  • Âkil insan; akıllıdır, ama akılsızların varlığından haberdardır ve bunların çokta pervasız olabileceğinin de farkındadır.
  • Âkil insan; kendi işini iyi yapandır, ama kifayetsiz muhterislerin meydanda olabileceklerini, her süreçte rol kapmış hatta çlmış olabileceklerinin de farkındadır.
  • Âkil insan; akıl ve vicdanı bir kefeye koyduğunda tartamayacağı hiçbir şey olmadığının, akıl ve vicdanı pusula olarak kullanmanın gerekli olduğunun farkında olandır.
  • Âkil insan; bilgedir, bilgilidir, bilime saygı gösterir, bilimden yararlanır.
  • Deneyimlidir, deneyimin değerinin farkında olandır.
  • Âkil insan; tarafsızdır, ama yaşam içinde subjektivitenin de bir gücünün olduğunun farkında olandır.
  • Âkil insan; iyi niyetlidir, art niyetli olanları okuyandır.
  • Samimidir, ama samimiyetin ölçüsünü ayarlayandır.
  • Âkil insan; saftır, ama bu iyi niyetin koruma mekanizmasını  kırabileceğinin de farkındadır.
  • Âkil insan; öncüdür, önde koşandır, ama arkada kalanlar için sorumlulukları olduğunun da farkındadır.
  • Âkil insan; değişime karşı isteklidir, ama aynı zamanda ilkelerin esiridir.
  • Âkil insan için; dünya bir imtihan alanıdır, doğrunun peşinde koşmak yönünde görevli olduğunun bilincindedir.
  • Âkil insan; bir bakıma sanatçıdır da, gönüle ve ruha, yani insana hitap eder.
  • Âkil insan; etiketleri taşıyandır ve etiketlerin kendisini taşımasına izin de vermeyendir.
  • Âkil insan; kendisini aynada gören ve başkalarının da serbestçe görmesine de izin verendir.
  • Âkil insan; sadece  insan ve insanlık değerlerini sevmez, gönülden, kalben bağlıdır, bunun gereğine kendisini bağlamıştır,
  • Âkil insan; Hakka teslim olmuştur, haklının hakkını kendisine de zararı olsa teslim edendir.
  • Âkil insan; adalet dağıtan değil, ödünsüz adaleti savunan ve bu uğurda mücadele verendir.
  • Âkil insan; yaşadığı ve yaşamadığı; gördüğü ve hiç göremeyeceği; gittiği  ve hiç gidemeyeceği  topraklara ve üzerinde yaşayanlara saygı ve sevgiyle, insanlık değerleri adına bağlı olandır.
  • Görüldüğü gibi; âkil insan olmak güzel insan olmak demektir ve güzel insan olmak o kadar da kolay değilse de, o kadar zor da değildir?
http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1382/akil-insan-olmak

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

20.01.2020 Bir yenilgi biçimi: 'Daha iyisini yapamam!'
16.01.2020 Uluslararası Antalya Kongresi
14.01.2020 Dijital Dönüşüm Süreci ve Yükseköğretim
22.12.2019 Dünya Tarım Gazetecileri ve Antalya Forumu
07.11.2019 Çelik Metreli Belediye Başkanı - 5
06.11.2019 Trafikte görmezden gelinen gerçekler - 4
16.10.2019 Trafikte kural tanımazlığın anatomisi -3
25.09.2019 'Ben trafiğe karşıyım!' Trafikte insan, kurum ve mevzuat -2
10.09.2019 Trafikte insan, kurum ve mevzuat -1-
21.08.2019 Tarımda Modernizasyon: Teknoloji ve İnsan
08.08.2019 Tarımda Modernizasyon: Teknoloji ve İnsan
01.08.2019 Kaplıca Kültürü ve Termal Turizm Ekonomisi
14.07.2019 Bilge Ülke Türkiye
04.07.2019 'Gelin Kardeş Olalım!'
25.06.2019 AB?de Tarım ve Sosyal Politika Eşgüdümü
23.06.2019 Altın Susam?in Markalaşma Potansiyeli
10.06.2019 Samimiyet Testi ve Toplumsal Refah!
25.05.2019 Osmanlı?nın Afrika?da Kadim İzleri
05.05.2019 Türkiye?nin Alternatif Turizm Şansı
13.04.2019 Antalya'nın Dördüncü T'si Teknoloji
10.04.2019 Sanayi ve Tarım Politikalarında eş güdüm ihtiyacı
07.04.2019 On beş mart 2019?a dair?
27.03.2019 Halkın feraseti ve beka meselesi!
11.03.2019 İstanbul?un ya da Antalya?nın vefası!
26.02.2019 Kavramlar üzerinden kutuplaşmak!
17.02.2019 Markalaşma ve bir başarı hikayesi!
09.02.2019 Türkiye markası ve zihinsel eşik!
31.01.2019 Eyvah! Saman ithal ediyoruz, tarım sektörü battı
18.01.2019 Rauf Denktaş Stratejik Araştırmalar Enstitüsü
29.12.2018 Akıllı teknolojiler ve tarım 4.0
15.12.2018 Türkiye'nin marka şehir vizyonu
11.12.2018 Türkiye?nin turizm stratejisi ve sosyal politika işlevi
05.12.2018 Türkiye su zengini mi?
30.11.2018 2019 Türkiye ve dünyada Çorum yılı!
11.11.2018 Ulusal ekonomiler ve küresel şirketler
29.10.2018 Türkiye Gemisi 29 Ekimde limanda!
26.10.2018 Araştıma ve Geliştirme Politikaları
13.10.2018 Astronot yada çiftçi olmak!
03.10.2018 Halep?te bilim, savaş, medeniyet!
26.09.2018 İnsan ömrü 280 yıl!
19.09.2018 Pakdemirli ve tarım üzerine
11.09.2018 Kötüyü bertaraf etme reçetesi
06.09.2018 Küresel ısınma insanlık için tehdit mi??
31.08.2018 Dünya Peynir Şampiyonlar Ligi
27.08.2018 Süt sektörü ve peynir vizyonu
16.08.2018 Kaos tellalları!
10.08.2018 Bedirhan bebek!
04.08.2018 Uzman Bilgi ve Tarım Danışmanlığı ?
19.07.2018 Niyet Halis ya akibet!
12.07.2018 Acının günü!
01.07.2018 Prof.Dr. Tauf Nigzes
23.06.2018 Kent kültürü ve beyin göçü!
21.06.2018 İki seçenek var!
13.06.2018 'Komşu anneye bir kap yemek götürmek!'
12.06.2018 Kent kültürü ve beyin göçü!
30.05.2018 Gezide kaybolmak!
24.05.2018 Antalya?nın bir 'Güzel Ada'sı ?
20.05.2018 Bir Osmanlı güzeli ?Cumalıkızık?
18.05.2018 Üniversite ve yerel dinamikler-2
17.05.2018 Üniversitenin sinerjik etkisi
10.05.2018 Halkın vizyonu ve koltuk kapmaca!
02.05.2018 Başkanlığın götüreceği süreç!
28.04.2018 Zihin Kestiren Sistemler
19.04.2018 Kırın örtülü zenginliği
05.04.2018 Marka Olmak yada Olmamak!
28.03.2018 Yeni kuşak tatlandırıcılar - 2
27.03.2018 Şeker ve Tatlandırıcılar Sektörü
15.03.2018 Hakikaten ?Ne işimiz var Afrin?de!?
05.03.2018 Müttefiğe Zeytin Dalı!
30.12.2017 BİLİMİN IŞIK ETKİSİ!
24.12.2017 KENDİNE YABANCI!
20.11.2017 BEDBAHT İNSAN TİPOLOJİSİ
27.09.2017 DİL BAYRAMI; MİLLÎ EĞİTİM ve ENGRİ BÖRDS
18.09.2017 ÜNİVERSİTENİN TOPLUMSAL ROLÜ !
11.09.2017 İYİLERİN ZİRVE ÇAĞI
30.08.2017 30 AĞUSTOS: ?BİR OLMAK, VAR OLMAK !?
27.08.2017 TARIM CİDDİ BİR İŞTİR, ROMANTİZMİ KALDIRMAZ
12.08.2017 MEDYA'NIN MEDYASI! Ya da MEDYA?NIN MEDYAN?I OLMAK!
01.08.2017 ÂKİL İNSAN OLMAK!
23.07.2017 Türkiye Haklı !
28.06.2017 DUYGUSAL TEKNOLOJİ!
23.05.2017 HER YÜZYILDA YENİ BİR ENERJİ!
26.01.2017 BAŞKANLIĞA GÖTÜREN SÜREÇ!
28.12.2016 KARANLIKTAN DİRİLİŞE-2
25.12.2016 KARANLIKTAN DİRİLİŞE-1