KALKIŞMANIN ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇTİ…
Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan

KALKIŞMANIN ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇTİ…

 

15 Temmuz 2016’dan bu yana bir yıl geçti.

Dün akşam, 15 Temmuz 2017’de, memleketim Balıkesir’de bir yılın muhasebesini yapmak için meydanlardan gelen sesleri duymak yeterliydi…

Hürriyet ve istiklaline düşkün olan Türk Milleti’nin kendisini, iradesinin hilafına yola sokmak isteyenlere karşı mücadelesinin tarihteki örneklerine benzer bir örneği daha tarihi tecrübesine dâhil etmesi karşısında, kendi içinden çıkan ihanet şebekelerinin alacağı çok ders vardı.

Ama asıl dersi, dünyaya ders veren kendi milletimizin alması gerekiyor. Yoksa tekillikler alanı olan tarih, tekerrür etme vasfıyla sık sık karşımıza çıkar.

Alınacak derslerin başında; “iktidar, hiçbir gurup, cemaat, tarikat ya da sivil toplum örgütüyle paylaşılamaz.” biçimindeki ilke gelmelidir. Özellikle din merkezli oluşumların iktidar ile olan ilişkileri her zaman için problemli olmuştur. Çünkü onlar, güçlendikçe nihayetinde iktidara ortak olmak ya da bütünüyle sahip olmak için her yolu deneme teşebbüsünde bulunurlar. Bu hakikat, laikliğin vazgeçilmez bir ilke olarak kabulünü ve tartışılmaması gerektiğini gösterir. Siyaset ile din birleşmesinin gerçekleşmesinin en büyük zararı bizatihi dinin kendisinedir. Din konusunda hassasiyeti olan herkesin bu hakikate özellikle dikkat etmesi gerekir. İslamiyet’in, Allah ve kendisi dışındaki amaçlar için kullanılması durumunda aldığı tahribat ortadadır. Burada önemli olarak gördüğüm hususlardan birisi de şudur: Müslümanım diyen birisinin dinini kendisi, Kuran ve Peygamberden öğrenme mecburiyeti vardır. Bu manada her Müslüman, dinini öğrenmekle mükelleftir. Din konusundaki cehalet, kötü niyetlilerin elinde ihanete dönüşebiliyor. 15 Temmuz, bunun da göstergesidir. Öyleyse din ve vicdan hürriyeti adı altında bu türlü cemaat ve tarikatların devletin kontrolü dışında bir mecrada yürümesi, hem dinin yanlış anlaşılmasına hem de başka amaçlar için araç olarak kullanılmasına sebep olabilmektedir. Din alanı boşluk kabul etmez. Fertler inanmadan var olabildiklerini zannedebilirler ama hiçbir toplum, inançlara sahip olmadan varlığını sürdüremez. Her konuda ama özellikle inanç konusunda boşluk oluşturulmaması, devletin başta gelen görevi gibi görünmektedir. Devlet, vatandaşını başkasına muhtaç etmemelidir.

15 Temmuz 2016 hain kalkışması, ülkemiz için istila niyeti taşıyan “müstevlilerin siyasi emelleriyle” kendi emellerini “tevhid” etmiş olanların işbirliğini göstermektedir. Bu, çok farklı davranış ve retorik tarzlarıyla kendi öz evlatlarını kendi devletlerine karşı ayaklanmaya hazırlamanın çok gerilere dayanan bir tarihi arka planı olduğunu bizlere hatırlatmalıdır. Bu tarihi arka plan, yine ve yeniden kendisini imkândan gerçekliğe geçirmek için uygun şartları hazırlama ya da kovalama kötü niyetinden vazgeçecek gibi de görünmemektedir. Öyleyse söz gerçekliğin yerini tutmaz ve akla değil de din, peygamber, hizmet, ahlak gibi kavramlarla sadece duygulara hitap eden cemaat ve tarikatlara karşı bilincin her daim uyanık olması zorunluluğu vardır. Özellikle iktidarın ve elbette her birimizin bundan acı bir ders alması veya çıkarması gerekir.

Mensubiyet bağı liyakat niteliğinin önüne geçtiğinde adaletsizlik dediğimiz durum ortaya çıkar. Adalet, her şeyi yerli yerine koyma işidir. Bir şey, olması gereken yerde değilse o, orada rahatsız olur ve orada olanları da rahatsız eder. Rahatsız olmak ve rahatsız etmeyi istemek, makul bir istek değildir. Adaletsizlik, makul olmayan bir istek olarak karşımıza çıkar ve akıldışılığı besler. Unutmamalıdır ki, 15 Temmuz, böyle bir adaletsizliğin ve akıldışılığın ürünüdür. İktidar, makul olmayan isteklere karşı durmalı, akıldışılığı besleyecek ve rahatsızlığı ortaya çıkaracak olan her türlü oluşuma karşı tepkisini koyabilmelidir.

Hain kalkışmaya cesaretle karşı koyanlar, bu uğurda şehit olanlar, gazi unvanını alanlar, bu millet sizi unutmayacaktır. Bu güne, sadece bir parti değil, demokrasiden, hürriyet ve istiklalden yana olan herkesin sahip çıkması gerekir.

 

 

 

 

Sen de Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500