KALKIŞMANIN ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇTİ?

Eklenme Tarihi: 16.07.2017 09:24:25 - Güncellenme Tarihi: 24.02.2020 00:58:06

15 Temmuz 2016?dan bu yana bir yıl geçti.

Dün akşam, 15 Temmuz 2017?de, memleketim Balıkesir?de bir yılın muhasebesini yapmak için meydanlardan gelen sesleri duymak yeterliydi?

Hürriyet ve istiklaline düşkün olan Türk Milleti?nin kendisini, iradesinin hilafına yola sokmak isteyenlere karşı mücadelesinin tarihteki örneklerine benzer bir örneği daha tarihi tecrübesine dâhil etmesi karşısında, kendi içinden çıkan ihanet şebekelerinin alacağı çok ders vardı.

Ama asıl dersi, dünyaya ders veren kendi milletimizin alması gerekiyor. Yoksa tekillikler alanı olan tarih, tekerrür etme vasfıyla sık sık karşımıza çıkar.

Alınacak derslerin başında; ?iktidar, hiçbir gurup, cemaat, tarikat ya da sivil toplum örgütüyle paylaşılamaz.? biçimindeki ilke gelmelidir. Özellikle din merkezli oluşumların iktidar ile olan ilişkileri her zaman için problemli olmuştur. Çünkü onlar, güçlendikçe nihayetinde iktidara ortak olmak ya da bütünüyle sahip olmak için her yolu deneme teşebbüsünde bulunurlar. Bu hakikat, laikliğin vazgeçilmez bir ilke olarak kabulünü ve tartışılmaması gerektiğini gösterir. Siyaset ile din birleşmesinin gerçekleşmesinin en büyük zararı bizatihi dinin kendisinedir. Din konusunda hassasiyeti olan herkesin bu hakikate özellikle dikkat etmesi gerekir. İslamiyet?in, Allah ve kendisi dışındaki amaçlar için kullanılması durumunda aldığı tahribat ortadadır. Burada önemli olarak gördüğüm hususlardan birisi de şudur: Müslümanım diyen birisinin dinini kendisi, Kuran ve Peygamberden öğrenme mecburiyeti vardır. Bu manada her Müslüman, dinini öğrenmekle mükelleftir. Din konusundaki cehalet, kötü niyetlilerin elinde ihanete dönüşebiliyor. 15 Temmuz, bunun da göstergesidir. Öyleyse din ve vicdan hürriyeti adı altında bu türlü cemaat ve tarikatların devletin kontrolü dışında bir mecrada yürümesi, hem dinin yanlış anlaşılmasına hem de başka amaçlar için araç olarak kullanılmasına sebep olabilmektedir. Din alanı boşluk kabul etmez. Fertler inanmadan var olabildiklerini zannedebilirler ama hiçbir toplum, inançlara sahip olmadan varlığını sürdüremez. Her konuda ama özellikle inanç konusunda boşluk oluşturulmaması, devletin başta gelen görevi gibi görünmektedir. Devlet, vatandaşını başkasına muhtaç etmemelidir.

15 Temmuz 2016 hain kalkışması, ülkemiz için istila niyeti taşıyan ?müstevlilerin siyasi emelleriyle? kendi emellerini ?tevhid? etmiş olanların işbirliğini göstermektedir. Bu, çok farklı davranış ve retorik tarzlarıyla kendi öz evlatlarını kendi devletlerine karşı ayaklanmaya hazırlamanın çok gerilere dayanan bir tarihi arka planı olduğunu bizlere hatırlatmalıdır. Bu tarihi arka plan, yine ve yeniden kendisini imkândan gerçekliğe geçirmek için uygun şartları hazırlama ya da kovalama kötü niyetinden vazgeçecek gibi de görünmemektedir. Öyleyse söz gerçekliğin yerini tutmaz ve akla değil de din, peygamber, hizmet, ahlak gibi kavramlarla sadece duygulara hitap eden cemaat ve tarikatlara karşı bilincin her daim uyanık olması zorunluluğu vardır. Özellikle iktidarın ve elbette her birimizin bundan acı bir ders alması veya çıkarması gerekir.

Mensubiyet bağı liyakat niteliğinin önüne geçtiğinde adaletsizlik dediğimiz durum ortaya çıkar. Adalet, her şeyi yerli yerine koyma işidir. Bir şey, olması gereken yerde değilse o, orada rahatsız olur ve orada olanları da rahatsız eder. Rahatsız olmak ve rahatsız etmeyi istemek, makul bir istek değildir. Adaletsizlik, makul olmayan bir istek olarak karşımıza çıkar ve akıldışılığı besler. Unutmamalıdır ki, 15 Temmuz, böyle bir adaletsizliğin ve akıldışılığın ürünüdür. İktidar, makul olmayan isteklere karşı durmalı, akıldışılığı besleyecek ve rahatsızlığı ortaya çıkaracak olan her türlü oluşuma karşı tepkisini koyabilmelidir.

Hain kalkışmaya cesaretle karşı koyanlar, bu uğurda şehit olanlar, gazi unvanını alanlar, bu millet sizi unutmayacaktır. Bu güne, sadece bir parti değil, demokrasiden, hürriyet ve istiklalden yana olan herkesin sahip çıkması gerekir.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1335/kalkismanin-uzerinden-bir-yil-gecti

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

19.05.2019 Medeniyet Tasavvuru
27.01.2019 HAYAT: Yeniden bir daha mı?
06.01.2019 Bedenin değeri ve öldürme
03.06.2018 Mücadele ve insan
27.05.2018 Bir garip tahlil...
25.03.2018 Bir Hareket ve Fikir Adamı Olarak Topçu Paneli
25.02.2018 Kendini Aşan Düşünce
11.02.2018 Milliyetçilik mi? Ama Nasıl Bir Milliyetçilik?
04.02.2018 Hakikate karşı suç işlemek
28.01.2018 Kötülük, İnsanın Bir Vehmi mi Gerçeği mi?
21.01.2018 SAVAŞ VE OYUN
14.01.2018 KENDİMİZİ NASIL İNŞA EDER VE ANLARIZ?
30.12.2017 NEREDE KALMIŞTIK?
27.12.2017 NEDEN GERİ KALDIK?
15.12.2017 NURETTİN TOPÇU'YA GÖRE RÖNESANS İHTİYACI
09.12.2017 NURETTİN TOPÇU'NUN ANADOLU MİLLİYETÇİLİĞİ VE SOSYALİZMİ
30.11.2017 NURETTİN TOPÇU'NUN DEMOKRASİ KARŞISINDAKİ TUTUMU
24.11.2017 BATICILIK, TÜRKÇÜLÜK ve İSLÂMCILIK KARŞISINDA NURETTİN TOPÇU-2
22.11.2017 BATICILIK, TÜRKÇÜLÜK VE İSLÂMCILIK KARŞISINDA NURETTİN TOPÇU-1
18.11.2017 Kerime Yıldız?a Nazire: SİNEMADAN FELSEFEYE...
02.11.2017 VEFA ÖDÜLÜ VE TOPÇU
13.08.2017 KİTLELEŞME, KİŞİ OLMAYI YOK EDER...
23.07.2017 AKLA DUYULAN İHTİYAÇ
16.07.2017 KALKIŞMANIN ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇTİ?
02.07.2017 HAKİKAT VE DOST
11.06.2017 AHLAK VE DİN İLİŞKİSİ ÜZERİNE KISA NOTLAR?
03.06.2017 BİLİM-FELSEFE VE SANAT İÇİN?
21.05.2017 POZİTİVİZM Mİ?
13.05.2017 YÖNETİCİLİK İLE MUTLULUK BAĞDAŞIR MI?
07.05.2017 ÖLÇÜ MESELESİ
23.04.2017 ÇOCUKLAR VE OYUN
16.04.2017 ZAMAN-İNSAN İLİŞKİSİ
02.04.2017 SORUNLAR KARŞISINDA AKADEMİSYEN
19.03.2017 İNSAN DÜNYASI: ANLAŞILMAYI BEKLER...
12.03.2017 AVRUPA VE KRİZ
26.02.2017 BİLME İSTEĞİ: BİLİM VE FELSEFE
12.02.2017 İKİ DÜNYA: EVET-HAYIR
29.01.2017 Gerçekliğin Sözünden Sözün Gerçekliğine...
22.01.2017 TARİHİN SONUNDA DEĞİLİZ...
12.01.2017 NEREYE GİDİYORUZ?
29.12.2016 TARİHE BAKIŞ
25.12.2016 MİLLİLİK ESAS OLMALI
22.12.2016 BİR DEĞERLENDİRME
06.11.2016 ÜNİVERSİTELER VE REKTÖRLÜK SEÇİMLERİ
30.10.2016 CUMHURİYET
27.10.2016 ÖZGÜRLÜK VE SORUMLULUK ÜSTÜNE
16.10.2016 YOKSULLUK ve ADALET
09.10.2016 ANADOLU İRFANI
02.10.2016 EĞİTİM SORUNUMUZ
25.09.2016 KRİZ
21.08.2016 AMAN ALLAHIM!..
17.07.2016 DARBE
30.06.2016 İNSAN VE SORUMLULUK
23.06.2016 KİTLEDEN KÜTLEYE?
19.06.2016 HAYATA DAİR BİR KAÇ SÖZ
16.06.2016 YAZIYA KARŞI KONUŞMA
12.06.2016 OKUMAK
09.06.2016 İLK YAZI