SULTAN TUĞRUL BEY

Eklenme Tarihi: 14.07.2017 22:41:46 - Güncellenme Tarihi: 17.02.2020 04:22:34

   Tuğrul Bey Kınık boyundandır. Babası Mikail gittiği bir seferde şehit düşünce çocukluk yıllarını dedesi Selçuk Bey?in himayesinde Cend şehrinde geçirecektir. Tarihler 1025 yılını gösterdiğinde Gazneli Mahmud, Selçuk Bey?in büyük oğlu Arslan Yabgu?yu Semerkand?da vereceği bir ziyafete çağırır çağırmasına ama Kalincar kalesine haps ettirdiğinde bunun bir hile olduğu anlaşılacaktır. İster istemez bu durumda Selçuklu Sultanlığını Tuğrul Bey göğüsleyecektir. Zaten kardeşi Çağrı Bey zorluk çıkarmadığı gibi birlikte hareket edeceklerdir. Böylece torun Tuğrul Bey, Selçuklu Sultanlığına göğüslediğinde ilk iş olarak Erzurum ve civarı Gürcü, Ermeni yerleşim merkezlerini kontrol altına almak olur. Ve çok öncesinden kafasına koyduğu Bizans?a ilk mağlubiyeti tattırmanın zaferiyle İslam âleminin Sultanül Müslimin lideri olarak adından söz ettirecektir.  Nasıl söz ettirmesin ki,  tarihe şöyle bir göz attığımızda üst üste yaptığı akınlarla sınırlarını Ceyhun?dan Fırat?a kadar genişlettiği gibi Bizans hâkimiyeti altında bulunan Anadolu?nun İslamlaşma ve Türkleşmesi yolunda ilk kapıyı aralayan Sultanül Müslimin lider olarak tarihe not düşecektir.   Bunun ilk alameti Tuğrul Bey?in 23 Mayıs 1040 yılında Dandanakan?da Gaznelilere karşı girişeceği savaş için ordusuyla birlikte Hamedan'a sefer eylerken karşılaştığı Baba Tahir ve Baba Cafer?in himmetine mazhar olduğunda görülür. İşte bu pir-i fâni Allah dostlarıyla göz göze gelmek bile bir noktada kendisi açısından manevi paye edinmeye yetecektir. Malumunuz manevi paye hiçbir dünya metasına denk gelmeyen nişandır. Tabii Baba Tahir, Tuğrul Beye önce buralara hangi maksatla geldiğini şöyle sual eyler:

      ? ?Ey Türk! Allah için ne yapmaya koyuldun??

       Tuğrul Bey cevaben:

       ??Ne emir buyurursanız onu yapmaya amadeyim? der.

       Bunun üzerine Baba Tahir şöyle telkinde bulunur:

      ??O halde Allah?ın emri üzere ol.?

         Hatta Baba Tahir bu arada abdest aldığı ibriğin kapağını Tuğrul Bey?in parmağına takıp; 

     ??Ey Oğul! İşte bunun gibi dünya ülkelerini senin eline koydum,  her daim adalet üzere ol, sakın ola ki adaletten şaşmayasın? diyerekten manen moral verip himmet eder de.

        Evet, Baba Tahir adalet üzere ol telkiniyle o?na ve ordusuna dua edip öyle uğurlayacaktır. Baba Tahir dua eder de muzaffer olmaz mı? Hem de nasıl,  bakın bu hususta Şair Fahreddin Curcani ne diyor: ?Sultan Tuğrul Bey şarktan güneş gibi doğup Turan?dan İran?a geldi. Yüz bin askeri ile hareket edince hükümdarlar şeytanın Allah'tan firari gibi kaçtıkları gibi Arslan Han, Tatar Hükümdarı ve Rum Kayseri elçileri ile büyük haraç ve hediyeler gönderirlerdi..? (Bkz. Visu Ramim 1959.S.7?11). 

       Tuğrul Bey, Türk?e Anadolu yolunu açan seferini tamamladıktan sonra, bu kez Abbasi Halifesinin kendisinden Hilafeti Şii Buveyhîler'in elinden ve Râfızîler'in şerrinden kurtarması yönünde yardım dilemesi üzerine harekete geçer.  Böylece işgal altındaki Bağdat'ta Şii Buveyhîler'in (Fatımîler) saldırısına son vermekle (1055),  Sünni halifelik bu sayede Şii Buveyhîler'in esaretinden kurtuluşu vuku bulur.  İşte Tuğrul Bey?in âlicenap bu yardım eli halifeyi ziyadesiyle memnun edecektir. Ve kendisine bir mektup yazarak doğu ve batı?nın hükümdarı ilan eder. Yetmedi o?nu ?İslam?ın hamisi ve dirilticisi, Sultanü?l Müslim?in (Müslümanların Sultanı)? ve ?Kasım Emir?ül Müminin (her hususta Halifenin ortağı)? unvanıyla taltif eder. Daha da yetmedi dünya hakanı ilan edip Tuğrul Bey?in şahsında tüm Türkler İslam?ın kılıcı bir itibar kazanır. Gerçektende hakanlarımız tarih boyunca kendilerini hep  ?İslam?ın hadimi? (İslam?ın hizmetkârı) gördükleri için bu tür taltiflere mazhar olmaları gayet tabii durumdur. Kelimenin tam anlamıyla XI. yüzyılda İslam dünyasının gözde lideri Tuğrul Bey?den başkası değildir. Hatta Buveyoğulların hâkimiyetine son verdikten sonra Bağdat?ta halifenin kızı Seyyide Fâtıma el-Betül ile evlenme şerefine nail olur da.

         Nasıl ki İstanbul'un fethiyle ilgili hadisi- şerifte Fatih Sultan Mehmed için pek çok işaret varsa, aynen öylede;

         ?Horasan?da Arap olmayan güzel yüzlü Hâkim bir insan zuhur edecek,  onun adı da benimki gibi Muhammed olacak ve Buveyhîler?in tahakkümüne son verecektir.      Horasan?dan büyük Dervazat'a değin fetihler yapacak karşısında tek bir silahlı kalıncaya kadar kılıcı bırakmayacak, İran, Irak ve Mekke hutbelerinde adı okunacaktır? mealinde nakledilen hadisi şerifte de Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey?i tarif eden pek çok işaret vardır. Nasıl mı? İşte devletini Horasan?da kurması, hadis-i şerifte bahsi konu olan ülkelere hâkim olması, ?Rükneddîn Ebû Talib Muhammed Tuğrul Bey? adını taşıması ve nihayet Büveyhoğullarını ortadan kaldırması gibi pek çok işaret taşları o?nda ziyadesiyle zahir olmuştur.

          Şu da bir gerçek; Türkler İslam öncesi tamamen yerleşik sayılmazlardı, ne zaman ki Anadolu topraklarına ayakbasmaya başladılar, işte o zaman imar ettikleri hanlarıyla, camileriyle, medreseleriyle, çeşmeleriyle Anadolu?nun vatanlaşması yolunda önemli mesafeler kat edeceklerdir. Hiç kuşkusuz bu noktada Selçuklu coğrafyasının yerleşik hayata geçmesinde Tuğrul Bey?in çok büyük katkı payı söz konusudur,  bu inkâr edilemez. Zaten nasıl inkâr edilebilir ki; Tuğrul Bey fethettiği topraklarda dağınık halde yaşayan göçebe toplulukları bir araya getirip Selçukluyu kanatlandıracak bir devlet kurmayı başaran ilk Başbuğ Hakanımızdır. İster istemez o?nun bu toparlayıcı özelliği Müslümanların nezdinde Sultanü'l Müslimin olarak bağırlarına basmalarına yetmiştir. Elbette ki böylesi Hakan?ın toplum nezdinde güven kazanması ve itibar görmesine şaşmamak gerekir. Zira Tuğrul Bey?in yerleşik hayata geçmesinin en belirgin ispatı şu sözlerinde gizli:

       ?Kendime ev (saray) yapıp da yanında cami inşa etmezsem Allah?tan utanırım.?

       Başka ne diyelim,  işte görüyorsunuz, ardından bıraktığı maddi ve manevi pek çok eserleriyle gönüllerde ilelebet taht kurmuş Hakanımızdır o.  Tabii Tuğrul Bey?in oğlu olmadığı için yerine Selçuklu Sultanı olarak Çağrı Beyoğlu Alparslan geçecektir. Şimdi emanet emin ellerdedir, artık kabrinde huzur içerisinde rahat uyuyabilirdi. Çünkü Anadolu kapılarını ardına kadar açacak Alparslan tarihe mührünü vuracaktır.

         Vesselam.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1328/sultan-tugrul-bey

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

12.02.2020 Hatme-İ Hacegân
05.02.2020 Ben Sana Bendim
29.01.2020 Ne Mutlu Murad Mürşit Bulana
22.01.2020 Mürşid Beyatı
15.01.2020 Bey'at
08.01.2020 Vesile Olmadan Vasıl Olunmaz
01.01.2020 Himmet
25.12.2019 Tasavvufi Âdâb
19.12.2019 Âdâb ve Usul
11.12.2019 Nigâh Dâşt
04.12.2019   BÂZ GEŞT
27.11.2019 Yâd Daşt
20.11.2019 Yâd Kerd
13.11.2019 Vukuf-i Kalbì ve Vukuf-i Adedì
06.11.2019 Nazar Ber Kadem
30.10.2019 Vukuf-İ Zamani Ve Huş Der Dem
23.10.2019 Sefer Der Vatan
16.10.2019 Halvet Der Encümen
09.10.2019 İlahi İdrak
02.10.2019 Denge Âlem
25.09.2019 İnsanlığın Kurtuluşu
18.09.2019 İnsan İnsanın Kurdu mu?
11.09.2019 Kendimizi Keşfetmek
04.09.2019 Nurani Letaifler İnsan Göğsünde Kodlu
28.08.2019 Özgürlük Meşalesi İnsan Ruhunda Gizli
21.08.2019 Kendini Arayan İnsan
14.08.2019 Kâlù Belâ?da Verilen Söz
07.08.2019 Yıldız Falı Ve Gayb?dan Haber Vermek
31.07.2019 Melek, Şeytan ve Cin
24.07.2019 Şeytan ve Cehennem
17.07.2019 Ölüm Kar Beyaz
10.07.2019 Dünya Evinden Mahşere
03.07.2019 Dünya Fani Ahiret Baki
26.06.2019 Son Nefeste Pişman Olsan Ne Olmasan Ne
19.06.2019 İman Hem Nur Hem Kuvvet
12.06.2019 Zikir, Fikir, Şükür
04.06.2019 Zikir En Güzel Sermaye
29.05.2019 Tevbe Candan Olmalı ki Nasuh Gerçekleşsin
22.05.2019 Hürriyetin İlk Kapısı Tevbe
15.05.2019 Mürşid Odur ki İrşad Ede
08.05.2019 İrşad Olunmadan İrşad Edilmez
01.05.2019 Asıl Dava Nefsi Islah Etmektir
24.04.2019 Allah için Yol Gösterenler
18.04.2019 Şeriat, Tarikat, Marifet ve Hakikat
10.04.2019 Tarikat-ı Aliye
03.04.2019 Mehdi (r.a)
27.03.2019 Cemaat ve imamet
20.03.2019 Fitne katilden beterdir
12.03.2019 Bu ezanlar ki şehâdetleri dinin temeli
06.03.2019 Bedduaya lanet, duaya davet
27.02.2019 Hizmet nimettir
20.02.2019 Şeyh O?dur ki yolun başından sonunu göre
13.02.2019 Ölmek için doğunuz
06.02.2019 Halvette şöhret, şöhrette ise afet vardır
30.01.2019 Daha bizim hazinelerimizin kapısını çalan olmadı
23.01.2019 Sonsuz kaynak Silsile-i Şerife
16.01.2019 Has bahçenin gülleri
09.01.2019 Gavs-ı Bilvanisi Abdulhakim-el Hüseyni
01.01.2019 Menzil'deki ışık: Seyda
26.12.2018 Güneş balçıkla sıvanamaz
19.12.2018 Bediüzzaman?ın Seyda-i Nurşin tutkusu
12.12.2018 Hepimiz aynı kıbleye yönelmiş hizmetkârlarız
05.12.2018 Cahilin Abidi de Sofisi de hüsrandadır
28.11.2018 Ortak payda İslam?dır
21.11.2018 Ne mutlu kıymet bilene
14.11.2018 Bir şafak yürüyüşü
09.11.2018 Gül nesil evladın Sabr-ı Cemil metaneti
31.10.2018 Gönüller Sultanı Seyda
24.10.2018 Seyda Hazretleri'nin hayat serüveni
18.10.2018 Seyda (K.S)?ın anısına röportaj
10.10.2018 Minye?den Menzil?e
03.10.2018 İlimsiz tasavvuf asla!
26.09.2018 Zehirli şırınga suikasti
19.09.2018 Ayet ve slogan
12.09.2018 12 Eylül din mazlumu
06.09.2018 Selçuk Özdağ ve Yusufiye çilesi
30.08.2018 Namık Kemal Zeybek ve ülkü yolu
21.08.2018 Muhsin Başkan ve istişare
16.08.2018 Kop Tipisi ışığı Osman Okutmuş
09.08.2018 MHP ve ülkü yolu eğitimcisi Yılmaz Saka
02.08.2018 Biricik nur yüzlü kızım Merve Nur
26.07.2018 Hey gidi üniversite yılları
20.07.2018 Memleket hasreti
16.07.2018 Rüzgâr eken fırtına biçer
12.07.2018 Artık yeni Türkiye vakti
05.07.2018 Bunalımdan çıkış vakti
28.06.2018 İki kutuplu bakıştan çıkma vakti
21.06.2018 Popülizmi tarihe gömme vakti
14.06.2018 Çokluk içinde birlik vakti
06.06.2018 Vakit aşkın gözyaşı birlik vakti
30.05.2018 Ahmet Er ağabeyimizin gönül dünyası
24.05.2018 Hepimiz aynı kilimin desenleriyiz
17.05.2018 Kürtlerin soy kütüğü
11.05.2018 Türk-kürt Rabia'yız
03.05.2018 Dünden bugüne balans ayarı
26.04.2018 Fanatizm mi, diriliş mi?
19.04.2018 Fundamentalizm ve FETÖ belası
12.04.2018 Etnosantrizm ve Narsizim Canavarı
06.04.2018 Gelin canlar bir olalım
29.03.2018 Canlı bomba tedhişçiligi
22.03.2018 Terörizm
15.03.2018 Şiddet
08.03.2018 Dünden bugüne provokasyonlar
02.03.2018 28 Şubat Postmodern Darbe ve İrtica
25.02.2018 Yusuf Yüzlüler
19.02.2018 Ülkü kervanı
12.02.2018 Ülkü yolu
04.02.2018 Îlay-ı Kelimetullah davası
28.01.2018 Zaferle Değil, Seferle Yükümlüyüz
21.01.2018 OSMANLI ÜLKÜSÜ
14.01.2018 ÜÇ TUĞ?LU HİLÂL
14.01.2018 Bir şafak yürüyüşü
07.01.2018 MİKRO NİZAM-I ÂLEM
01.01.2018 NİZAM-I ÂLEM?İN FİKRİ TEMELLERİ
27.12.2017 MEHMET AKİF ERSOY
24.12.2017 NİZAM-I ÂLEM ÜLKÜSÜ
17.12.2017 HZ. ALİ VE NİZAM-I ÂLEM
10.12.2017 NİZAM-I ÂLEM?E SOSYOLOJİK BAKIŞ
03.12.2017 ANARŞİ ÂLEM Mİ? NİZAM-I ÂLEM Mİ?
26.11.2017 İMPARATORLUKTAN KÜRESELLEŞMEYE
19.11.2017 YERELLİKTEN NİZAM-I ÂLEME
12.11.2017 BEDEVİLİKTEN HADARİLİĞE MEDENİYET?TEN NİZAM-I ÂLEM?E
05.11.2017 KUL DEVŞİRME SİSTEMİ
27.10.2017 PİRİ REİS VE DÜNYA HARİTASI
19.10.2017 BİLGE KRAL ALİYA İZZET BEGOVİÇ
15.10.2017 ŞAVKI HİLAL MOSTAR KÖPRÜSÜ
08.10.2017 AYASOFYA
01.10.2017 AKŞEMSEDDİN VE FATİH
24.09.2017 HACI BAYRAM-I VELİ
17.09.2017 BİR MİZAH DEHASI NASREDDİN HOCA
10.09.2017 İMAM-I GAZALİ
03.09.2017 AHİ EVRAN VE AHİLİK
25.08.2017 HÜNKÂR HACI BEKTAŞ-I VELİ
18.08.2017 MEVLANA
11.08.2017 YUNUS EMRE
04.08.2017 SELÇUKLU?NUN DOĞUŞU
28.07.2017 ÂL-İ SELÇUK LİDERİ SELÇUK BEY
21.07.2017 ARSLAN YABGU
14.07.2017 SULTAN TUĞRUL BEY
08.07.2017 ALPARSLAN VE BÂTÎNİLİK
01.07.2017 SELÇUKLU?NUN YÜKSELİŞİ VE YIKILIŞI
24.06.2017 MOĞOL KASIRGASI
19.06.2017 Fİ?LEYLETİ?L-KADR
10.06.2017 ŞEHR-İ HİLÂL RAMAZAN
07.06.2017 ÖLÜM BİR MİHRİBAN
30.05.2017 BİR GÖNÜL ADAMI AHMET ER
29.05.2017 FETİH RUHU
19.05.2017 TÜRK-İSLAM MEDENİYETİ
12.05.2017 YA DEVLET BAŞA, YA KUZGUN LEŞE
06.05.2017 HAKANLARIN ŞEREFLENDİRDİĞİ DÜNYA
28.04.2017 ULU HAKAN ABDÜLHAMİD HAN
22.04.2017 ANKARA ANKARA OLALI BÖYLE BAŞ OLMAMIŞTI
17.04.2017 BİR DEĞİŞİM ÖNDERİ ÖZAL
08.04.2017 BAŞBUĞ BAŞKANLIK İÇİN TABİİ Kİ ?EVET?
01.04.2017 BAŞBUĞ BAŞKANLIK
24.03.2017 MUHSİN BAŞKAN'IN SONSUZLUĞA YOLCULUĞU
21.03.2017 NEVRUZ VE HIDRELLEZ
18.03.2017 TÜRKLER VE İSLÂMİYET
11.03.2017 YAFES NESLİ: TÜRK
04.03.2017 İLK MÜSLÜMAN TÜRK HAKANI: SATUK BUĞRA HAN
25.02.2017 YALNIZ KURT
18.02.2017 KAFKAS KARTALI ŞEYH ŞAMİL
11.02.2017 ŞEYH ALİ SEMERKANDİ
04.02.2017 ORTA ASYANIN IŞIK KANDİLİ ŞEHİRLER
27.01.2017 İKİ IŞIK KANDİLİ: İMAM-I RABBANİ VE ABDULHALİK-I GÜCDÜVÂNÎ
21.01.2017 ŞARKIN TÜRK HAKANI: TİMURLENK
14.01.2017 PÎR-İ TÜRKİSTAN
07.01.2017 AHMED YESEVÎ VE ALPERENLERİ
31.12.2016 AH BUHARA! AH SEMERKAND! AH YESİ! AH HİVA! SANA NE KADAR HASRETİZ!
24.12.2016 ATA YURT ORTA ASYA
17.12.2016 GÖKLERİN YILDIZI ALİ KUŞÇU
10.12.2016 KÂDIZÂDE-İ RÛMÎ
02.12.2016 BİLGE İNSAN ULUĞ BEY
27.11.2016 ZEMAHŞERÎ
20.11.2016 EBU NASR FARABİ
14.11.2016 BİRÛNİ
07.11.2016 ŞEYHÜ?R-REİS İBN-İ SİNA
30.10.2016 MATEMATİĞİN PİRİ CEBİR
24.10.2016 DİLDE FİKİRDE İŞTE BİRLİK-IV
17.10.2016 DİLDE, FİKİRDE, İŞTE BİRLİK-III
13.10.2016 DİLDE, FİKİRDE, İŞTE BİRLİK-II
09.10.2016 DİLDE, FİKİRDE, İŞTE BİRLİK-I
22.09.2016 ÖLÜRÜM TÜRKİYEM