TARİHTE CADILAR VE CADICILIK

Son zamanlarda giderek artan kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri üzerine oturmuş düşünürken bir an cadılar ve cadıcılık kavramlarını sorgulamaya başladım.

Tarihte ataerkil düzenin en kötü sonuçlarından birisi olan ve birçok kadının suçsuz yere katledilmesi ile son bulan bu kavram üzerine söylenen birçok şey mevcut…

Resim 1: Cadı Avcılığı

Şimdi Orta Çağa doğru bir yolculuğa çıkalım.

O dönem cadılar için kullanılan kelime şeytanın uşağı …

Düşünün artık şeytanın tasvir edilmesi bile bir kadın imgesi üzerinden yapılıyor.

Savaşlar, salgınlar, açlık ve sefaletin hüküm sürdüğü bu dönemde insanlar kendilerine bir günah keçisi belirliyorlar. Zaman geçtikçe bu durum çok daha korkunç bir hal alıyor. Çeşitli kurgular ile etiketledikleri bu kadınları gözlerini kırpmadan öldürmeye başlıyorlar (Bknz: Engizisyon Mahkemeleri).

14. Yüzyılda başlayan ve 18. Yüzyılın sonlarına kadar devam eden bu trajedi şüphesiz kadınların erkeklere karşı boyun eğmesini sağlamaya yönelikti.

Tamda bu sırada özellikle değinmek istediğim bir şey var.

Cadı kavramının altında yatanları şöyle bir düşünmenizi istiyorum. Bugün Feminist hareket ve cadılık arasında bir bağlantı olduğunu göreceksiniz. Her iki terimin çıkış noktasının en büyük nedeni yine Ataerkil düzendir.

Korkutulan bir şeye ve adaletsizliğe karşı tepkilerini ortaya koyan bir duruş sergileyen her iki kavramda, toplumun kadına dayattığı birçok normu sorgular niteliktedir.

Günümüzde modern cadı avı şeklinde devam eden bu zihniyet sonucunda, kadınlar hala var olma savaşlarını sürdürmektedir.

Toplum tarafından ortaya koyulan kurallara boyun eğmedikleri noktada cadı olmanın bilinci ile hareket eden kadınlardan bir iyilik perisi çıkartmakta yine o topluma düşmektedir…

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1278/tarihte-cadilar-ve-cadicilik.html

Sizin Yorumunuz

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar