İKİ AYAKLI ŞEYTAN CİNSLERE...

Mübarek Ramazan…

Ne verimli bir zemin, ne bereketli bir zaman dilimidir o…

Öyle bir zaman dilimi ki, sıcak yaz ayı olan Haziran’da daha Ramazan’a girmeden Yüce Mevlâ; kullarım oruçlarını rahat tutsunlar, taat ve ibadetlerini rahat yapsınlar diye “Rahman” sıfatıyla öyle bir tecelli etti ki, bereketli yağmurlarla birlikte serinleyen bir havada ve zorlanmadan O’nun rızasını kazanmak için oruçlarımızı tuttuk.

Rabbim tuttuğumuz/tuttuğunuz oruçları yüce katında kabul etsin.

***

Sonu “Cehennem azabından kurtuluş” olan Mübarek Ramazan-ı Şerif’in bindiğimiz oruç gemisiyle birlikte yol aldığımız manevi ikliminde; “elvedâ yâ şehr-i Ramazan” diyerek uğurlamaya başladığımız bu uhrevî yolculuğun son demlerini yaşıyoruz.

Ramazan sayesinde kalbimizin kapıları Hakk’a, kesemizin kapıları da halka açılmıştı…

İçimiz nûr, dışımız nûr, her şeyimiz huzurla dolmuştu.

Ama dindar, mütedeyyin ve muhafazakâr olarak bilinen Konya başta olmak üzere ülkemizin diğer şehirlerindeki cadde ve sokakları ile birlikte parkları ve iş yerlerinin bu seneki Ramazan’da alenî bir şekilde oruç yiyenlerle dolup taştığını gözlemledik.

Oruç tutanlara karşı saygıları bile olmayan ve içtikleri zıkkım sigaranın dumanını insanların yüzüne doğru üfleyen edep yoksunlarının yaptıkları bu saygısız hareketleri acep nasıl karşılamalı…

***

Ramazan’ın “ramdâ” kökünden ele alındığı taktirde “yeryüzünü yıkayan yağmur” demek olduğunu ve bir ay boyunca gökyüzünden yer yüzüne rahmetin sağnak sağnak indiğini dahi hissedemeyen ve göremeyenlere acımak mı gerekir, ne yapmak gerekir bilmiyorum ki…

Mübarek Ramazan’da ilenmek de istemiyorum.

Ama bu kadar da edepsizlik yapılmaz, yapılmamalı diyorum.

Bu Ramazan’da iman ehlinin günahla kirlenen kalpleri temizlenirken, yukarıda ifade ettiğimiz “ramdâ”nın bir manasının da “kızgın yerde yalınayak yürümekle yanmak” olduğunu hatırlatırız.

Tutulan oruçların hararetiyle günahlar yakılırken, alenî olarak oruç yiyenlerin hangi hararetle yanacaklarını elbette Allah biliyor.

Ramazan ayı aynı zaman da “Kur’an ayı” demek.

İnsanın kalbi onu okudukça huzur buluyor.

“İçinde Kur’an’dan biraz bir şey bulunmayan kimse harap olmuş ev gibidir” buyuran Peygamber Efendimizin ümmetini, sen harap eyleme Yâ Rabbi!

İki ayaklı şeytan cinslerinin elinden sen bizi koru Yâ Rabbi!

Evlerimizi namaz kılınan ve Kur’an okunan süslü evlerden eyle Yâ Rabbi!

Ümmet-i Muhammedi Kur’an’a sarılan sâlih kullarının arasında kıl Yâ Rabbi!

Fitnelerin çıktığı, anarşi ve terörün azgınlaştığı şu 21. yüzyılda; İslâm ümmetinin kalbini ve Türk milletinin yolunu Allah’ın kopmaz ipi olan Kur’an nûruyla aydınlat Ya Rabbi!

Hicrî 1438 yılının Ramazan’ında şunu müşahede ettim ki, bütün şeytanlar zincire vurulurken şeytan-ı lânenin emrine giren iki ayaklıların zincirleri serbestti.

Allah’ım sen Ümmet-i Muhammed’i iki ayaklı şeytanların şerrinden muhafaza eyle.

***

Kur’an-ı Kerim’in indirildiği ve BİN aydan daha hayırlı olan, meleklerin yere indiği ve bütün kulların denendiği, şerefi ve ulviyeti pek büyük Kadir Gecesi de Türk-İslâm âlemine mübarek olsun.

“Allahım Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni affeyle.”

Allahım Sen affedicisin, affetmeyi seversin, bizi affeyle.”

“Allahım Sen affedicisin, affetmeyi seversin, ümmet-i Mahammedî de affeyle.”

Kadir Gecesi’nde her uğradıkları mü’mine “esselâmü a’leyke ayyühe’l mü’min” diye selâmlayan meleklerin selamını alan sâlih kullarından eyle bizi Yâ Rabbi!

Ne de güzel bir söz:

“Her geceyi kâdir bil, her geleni Hızır Bil.”

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1263/iki-ayakli-seytan-cinslere.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar