BUNLAR NE BİÇİM ŞAİR, YAZAR, ELEŞTİRMEN, OYUNCU, YÖNETMENDİRLER?

Oturdum teker teker saydım.

Hürriyet gazetesinin 8 Nisan tarihli baskısında, 250 şair, yazar, yönetmen, eleştirmen, oyuncu, müzisyen, heykeltraş, karikatürist, çevirmen, ressam… bir araya gelmişler, 16 Nisan’da yapılan Anayasa oylamasına hayır oyu vereceklerini Nazım Hikmet yoldaşın bir beyiti ile açıklamak istemişler. Ben, bu kişilerin hayır oylarına, en küçük ölçüde itiraz etmiyorum. Medenî bir ülkede kişilerin oy haklarına itiraz etmek, bana göre cehaletin, kabalığın, katılığın, zulmün… ta kendisidir. Benim, burada üzerinde duracağım husus, Nazım Hikmet’ten seçilen beyittir.

Görüyorum ki anlıyorum ki 250 aydınımız, hürriyet içerisinde yaşamak istediklerini, önemle belirtmek istiyorlar. Bu düşüncelerini, bu sevdalarını Nazım Hikmet’in bir beyitini kocaman harflerle dilekçelerinin baş tarafına yazarak, yazdırarak ilân ediyorlar.

Nedir Nazım Hikmet’ten özenerek bezenerek aldıkları beyit?

O beyit şudur:

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür

Ve bir orman gibi kardeşçesine

Bir yazımda belirtmiştim. Nazım Hikmet’in Türkçesi, benim sevdiğim Türkçedir. Görüldüğü gibi bu beyitte de güzelim “hür” kelimesi geçiyor. Şimdiki nesil, “hür, hürriyet” yerine, “özgür “uydurmasını kullanıyor. Hemen belirteyim ki hiçbir Türk cumhuriyetinde özgür kelimesi yoktur. Eskiden bizim, tamamen Türkçe olan “bütün” diye bir kelimemiz vardı. Eskiden biz, “bütün bütün” veya “büsbütün” gibi tamamen Türkçe olan güzelim kelimelerle konuşuyor, yazıyorduk. Sonra bir zalim, bir hain veya bir gafil adam, ortaya kat’iyyen Türkçe olmayan, Arabın “tam” kelimesinden veya Acemin “tümen” kelimesinden, “tüm” zavallısını bulup çıkardı. Artık “büsbütün” de diyemiyoruz, “bütün bütün” de. Haydi, “büstüm” veya tüstüm” deyin bakalım! “bütün bütün” yerine, “tümtüm” deyin bakalım, gülünç duruma düşersiniz. Söyleyemezsiniz.

Bu beyitte Nazım Hikmet’in kullandığı kelimeler doğrudur. Fakat ortada, benzetme bakımından çok büyük bir yanlış vardır. Konuyu, Marksist olmayan herkesle enine boyuna konuşabilirim. Fakat bizim Marksistlerimizle (ortada Nazım Hikmet olduğu için) konuyu ele alamam. Çünkü gerçeği kat’iyyen kabul etmezler, edemezler. Çünkü Nazım Hikmet’in şiirleri, fikirleri üzerine en küçük bir gölgenin düşmesine tahammülleri yoktur.

Şimdi tekrar başa dönüyorum. Bu beyit, fikir bakımından benzetme ölçüleri içerisinde baştan sona kadar yanlıştır. Çünkü nerede olursa olsun, toprağımızda ne tek başına kalan, boy veren ağaç hürdür ne de ormanlarımızda kardeşçesine bir yaşamak vardır. Çünkü hürriyet nizamında, serbestçe yaşamak, serbestçe hareket etmek, gönlün istediği yere gitmek, gönlün istediği kişilerle görüşmek konuşmak esası vardır. Hâlbûki bir ağacın, dikildiği yerden bir adım ileriye veya geriye hareket etmek kaabiliyeti yoktur. Dikildiği günden, kuruduğu veya kesildiği güne kadar ağaç, aynı noktadadır. O ağaca konup kalkan kuşların hürriyetleri vardır da ağacın yoktur. O bakımdan aklı başında hiçbir insan, ağaçların durumuna bakarak onlara benzemek istemez.

Ormanlardaki ağaçların yaşaması da kat’iyyen ama kat’iyyen, kardeşçesine değildir. Gövdeleri kalın ağaçlar, dal-budak bakımından ve boşluğa daha çok yayılan ağaçlar, altlarında kalan veya yeni dikilen fidanların hem güneşlerini keserler hem de kökleri kuvvetli olduğu için yeteri kadar su almalarına engel olurlar. Komünist edebiyata uygun olarak konuşacaksak deriz ki veya demeliyiz ki:

Ormanlarda asırlık ağaçlar, toprağı sömüre sömüre boyatmışlar ve o kalın gövdeleriyle, altlarında kalan, yeni dikilen fidanları sömürerek o hâle gelmişlerdir. Ormanların sömürücü ağaları olmuşlardır.

Etrafa dal budak salan, güneş ışınlarından ve yağmur damlalarından küçük ağaçların rahatlıkla faydalanıp büyümelerine engel olan o sömürücü ağaçları yok etmeden ormanlarımıza eşitlik getirmemiz mümkün değildir. O bakımdan biz, “Baltalar elimizde/Uzun ip belimizde” türküsünü söylemeye devam edeceğiz. Kahrolsun sömürü düzeni! Yaşasın eşitlik!

Ağaçlara özgürlük! Ağaçlara özgürlük!

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1262/bunlar-ne-bicim-sair-yazar-elestirmen-oyuncu-yonetmendirler.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar