BERBEROĞLU KARARI EN ÇOK KİMİ SEVİNDİRDİ?

İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, CHP milletvekili Enis Berberoğlu'nu "Siyasal ve Askeri casusluk"   suçlamasıyla  25 yıl hapis cezasına mahkum etti.

CHP lideri 2 gündür elinde, Adalet yazan pankartla Ankara'dan İstanbul'a yürüyor.

Bu basit bir eylem olarak görülüp geçiştirilemez.Ülkenin ikinci partisinin lideri adaletten şikayet ediyorsa,  orada ciddi bir problem var demektir. Üstelik gün geçtikçe eylemin CHP sınırlarını aşarak daha da kitleleşeceğini düşünüyorum.

Sokak çare değildir, klasiklerinden önce yargıda gerçekten bir problem olup olmadığına bakmak lazım. Devletin darbeyle,ona çanak tutanlarla hesaplaşması en tabii görevidir. Ancak bunu yaparken dikkatli olması,sınırları iyi belirlemesi de gerekir. Önüne gelene FETÖ'cü yaftasını vuran bir yargılama biçimi bu davaların inandırıcılığına halel getireceğinden en çok FETÖ'nün işine yarar.  Yargının geçmişte Balyoz,Ergenekon,Kafes gibi davalardan ders alması gerekirdi. Torbaya herkesin doldurulması sonunda bu davalarda suçlu olanların da aradan sıyrılmasına neden oldu.

Berberoğlu davasında insanın aklını karıştıran o kadar yanlış var ki,hatadır diyip geçmek mümkün değil. Başkaları da yazdı ama bir defa daha yazmakta fayda var: Mahkeme karar verirken, önünde  Can Dündar,Erdem Gül kararı vardı. Konusu ,mahiyeti aynı olan davada daha önce Gül ve Dündar'a  "Gizli kalması gereken bilgileri yayınlamaktan" sadece 5 yıl ceza verilmişti. Mahkemenin önünde böyle bir emsal dururken, Berberoğlu davasında  daha ağır bir karar vermesini anlamak mümkün değil.

İşin bir başka bir boyutu da, bu kararla siyasi iktidarın dolaylı olarak mahkum edilmesidir. Mahkeme bu kararla TIR'larda hükümetin iddia ettiği gibi ilaç ve yardım malzemesi olmadığını,haberin içeriğinde ifade edilen silahlar olduğunu kabul etmiştir. Günün birinde bu konular uluslararası platformlara taşınırsa, hiç şüphesiz bu karar Türkiye'nin aleyhine kullanılan  önemli bir belge olacaktır.Karar bu yönüyle de  çok tartışılır ve dikkat çekicidir. TIR'larda ilaç vardıysa ve herhangi bir gizliliği yoktuysa, bu kararı niye verdiniz sorusunun cevabı yoktur.

Türkiye üzerinde büyük oyunlar oynanıyor. Siyasi iktidar dikkatini FETÖ davalarına  kilitlemişken başka odakların oyununa gelebilir. Mahkeme kararının tüm boyutlarıyla irdelenmesi,arkasının önünün aydınlatılması  gerekir. FETÖ veya başka bir mahfil,ardında kim olursa olsun ortaya çıkarılması bu davaları sulandırmak,amacı dışına çıkarmak isteyenlerin oyununu bozacaktır.

Hukuk devleti,ayırım yapmadan hukukun herkesin üzerinde olduğu devlet demektir.Yargı, mesleğe,ideolojik mensubiyete değil,eyleme bakar. Bu yönüyle suçlunun gazetecisi,siyasetçisi,polisi,subayı,din adamı olmaz. Meslekler üzerinden yapılan  savunmalar hukuk mantığı ile bağdaşmaz. Ancak ,gazetecilik mesleği aynı zamanda bir kamu görevidir. Gazeteci kamu menfaatleri için bir nevi denetim görevi yapar.Yönetimlerin yanlışlarını dile getirerek kamuoyu baskısı oluşturur. Bir gazetecinin görev yapabilmesi için mümkün olduğu kadar özgür olması gerekir. Her haberin, her  yazının dava konusu edilmesi demokrasinin vaz geçilmezlerinden olan basın özgürlüğüne zarar verir. FETÖ bahanesi ile o kadar çok yanlış operasyon yapıldı ki, gerçek hedefin FETÖ'mü yoksa basını susturmak mı olduğu tartışılır hale geldi. Ülkücü- Milliyetçi Habererk,Yeni Çağ yazarlarına operasyon yapıldı. Cumhuriyet yazarları tutuklandı. Sözcü'nün bazı muhabirleri içeri alındı. Tamam karşıda çok sıra dışı bir yapılanma var ama,  öyledir diye de  her iddia peşinen gerçektir diye kabul edilemez.Edilirse işte böyle reaksiyonlar ortaya çıkar. Türkiye karşıtlığını meslek haline getiren dış güçlere malzeme verilir.Eminim bu karar en çok FETÖ'yü sevindirmiştir.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1254/berberoglu-karari-en-cok-kimi-sevindirdi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar