LANET OLSUN KÖR KURŞUNA...

Şenay Aybüke Yalçın, daha henüz hayatının baharında iken Batman’da, teröristler tarafından atılan kör bir kuşunun isabet etmesi sonucunda şehit olan öğretmenler kervanının kaçıncı halkası oluyor, bilmiyorum.

Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Bölümünden geçtiğimiz sene mezun olan Şenay Aybüke’nin kör bir kurşuna hedef olarak can vermesi, hem Konya’da ve mezun olduğu üniversite ile Türkiye genelinde büyük bir üzüntüye sebebiyet verdi.

Lânet olsun Şenay öğretmeni öldüren kör kurşuna…

Aslında bu kurşun Şenay ve Aybüke gibi hanım öğretmenlerimizin şahsında bütün öğretmenleri ve eğitim camiasını hedef aldığının bilmem farkında mıyız?

Bir insan bir dünya demektir.

Şair öyle demiyor mu;

“Hoşça bak zatına kim zübde-i âlemsin sen.”

Kendine bir hoşça bak; sen âlemin özüsün, varlıkların gözbebeği olan insansın. (İnsan bütün kâinattan süzülüp geldiğine göre âlemin özü âdeta gözbebeğidir. Şairin “Sen âlemin özüsün, gözbebeğisin” demesi bundandır).

O zaman “Öğreneceğimiz şeyler, her şeyden evvel şahsiyetimizin özetini teşkil eden âlemle ilgili olması” gerekmiyor mu?

***

Eğer o insan bir kadın ve üstelik bir öğretmense, bir kere durup bin defa düşünmemiz gerekiyor.

Elbette bir öğretmen kolay yetişmiyor.

Milletimizin 300 yıldan beri geçirmekte olduğu buhranların sebebi ve kaynağı, kültür ve eğitim sahasında aranacaksa; insanlarımıza maddî ve manevî açıdan yeni bir ruh vererek şekillendirecek olan öğretmenlerimize ilmî olarak gereken ihtimamı da her zaman göstermek zorundayız.

Müzik eğitimi alan ve adı gibi canlı ve neşeli bu hanım kızımızın hayallerini söndüren o kör kuşuna binlerce lânet olsun…

Geleceğin tohumu olan gençlerimizi daha hayatlarının baharında iken söndürmeye kimin/kimlerin hakkı olabilir ki…

***

Türkiye’nin Maarif Dâvâsı’na ömrünü veren idealist eğitimcilerimizden Nureddin Topçu, maarifi “Millet Maarifi” ve “Türk Maarifi” diye iki kısımda yorumladıktan sonra “Din görevinin bile para ile yapıldığı bir düzenin tersine çevrilmesi lâzım geliyor. Ancak böyle yepyeni bir anlayışın benimsenmesiyle Türk millet maarifini kurmak ve ruhlarımızda rönesans açmak kabil olacaktır” diyor.

Öğretmenin sadece bir “memur” olmayıp “genç ruhları kendilerine mahsus mânadan bir örs ile üzerinde döverek işleyen bir demirci”ye benzeten Topçu, öğretmeni “ruhlar sanatkârı” olarak gördükten sonra şu ifadeyi kullanıyor:

“Medeniyetler muallimle kuruldu.”

O halde öğretmen “ruh işi ve sevgi işi olup, ruh sevgisini aşılayan kişi” demek.

Topçu, ne kadar da güzel söylüyor:

“Muallim, ruhlar sanatkârıdır.”

***

Mûsıkîşinâs bir genç kız olarak müziği sevdiği için eğitim fakültesinin müzik bölümünü seçen ve kendi dalında o ruh ikliminin güzelliklerini müzik eğitimi yoluyla genç zihinleri ve ruhları biçimlendirmeye, terbiye etmeye, onların nazenin ruhlarını dinlendirmeye çaba sarfeden ay yüzlü Aybüke öğretmen, yedi aylık öğretmenlik yaşamında kim bilir ne hayaller kuruyordu…

O, belki de, hamleci bir mûsıkî kültüründen mahrum bir topluma müziğin ne kadar eğitici bir enstrüman olduğunun bilincini aşılayacaktı.

Öğretmen, “âdemoğlunu beşikten alarak mezara kadar götürüp teslim eden, dünyanın en büyük mesuliyetine sahip insan” değil midir? Topçu, burada diyor ki “Devletleri ve medeniyetleri yapan da, yıkan da muallimlerdir. Muallime değer verildiği, muallimin hörmet gördüğü ülkede insanlar mesut ve faziletlidir. Muallimin alçaltıldığı, mesleğinin hor görüldüğü milletler düşmüştür, alçalmıştır ve şüphe yok ki bedbahttır.” diyor.

DERSE MÜZİK İLE BAŞLANMALI

Çağdaş düşünürlerimizden Topçu, öğrencinin içindeki iyilik duygusunu ortaya çıkarmak, bir enerji oluşturmak için, hem ilkokulda hem de lisede derse müzik ile başlanması gerektiğini düşünen bir eğitimci. Ona göre ahlâkî terbiye de musiki ile başlamalı.

Lânetli bir kurşunun aramızdan söküp ayırdığı akıllı ve zeki Aybüke de, acaba Nurettin Topçu gibi mi düşünüyordu…

Ne dersiniz?

***

“Biz elimizden geldiğince temkinli oluruz da ölüm bu, geleceği varsa yapılacak bir şey yok” diyen yiğit Aybüke, inşaâllah şehitlik makamına ulaşır ve tekrar dünyaya gelmek istersen eğer “ölüm bu, geleceği varsa yapılacak bir şey yok” der misin?..

Ruhun şâd olsun.

Kabrin ise cennet.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1241/lanet-olsun-kor-kursuna.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar