MUHSİN BAŞKAN HANGİ TARİKATTAN?


30 yıldır Türkiye turnelerinde gezmekteyim. Çok şeylere şahit oldum. Zaman zaman kaleme aldıklarım oldu. Sizlerin de çokça şahitlik ettiğiniz olaylar, sözler, dedikodular vardır mutlaka. Tabi sanal alemde de şahitlik ettiğimiz bazen gerçek, çoğu zaman saçma diyebileceğimiz yazılarla veya iddialarla da karşılaşmaktayız. Başlıktan da anlaşıldığı üzere bu sefer konumuz Muhsin Başkanımız.


Sanal alemde bir hikaye dolaşmakta. Muhsin Başkanın işkencede kıldığı namaz ve ardından koğuşa geldiğinde yaşlı adamın nasihatleri. Hikaye namazı teşvik anlamında cezbedici bir hikaye. Muhsin Başkanı karıştırmasalardı dilden dile dolaşabilecek bir kurgu ile yazılmış. Lakin Muhsin Başkanla C5 denilen vahşi işkencehaneyi birlikte paylaşanlar ve Mamakta aynı cezaevinde yatanlar bilirler ki bu hikayenin gerçeklerle hiç alakası yoktur. En azından şunu söyleyebiliriz ki Mamakta öyle bir ihtiyar hiç olmamıştır. En yaşlımız 30’lu yaşlardadır çünkü.


Sanal alemde bir tartışmaya şahitlik ettim. Muhsin Başkanın filanca tarikattan olduğu ve ya sofi olduğu, hatta vekil olduğu iddiası. Birbirlerine karşı sert cevapların yazıldığı bu tartışmanın Türkiye turnesinde dolaşırken de insanlardan duyduğum bir iddia idi. Bu yüzden kendimde bir sorumluluk hissederek yazmak istedim.


Muhsin Başkan, tüm velilere karşı her Türk insanı gibi hürmetli ve saygılıdır. Kim velidir biz bilemeyiz ama bu iddia ile postlara oturmuş kim varsa sorgulamadan hürmet ederiz. Bu anlayışla Muhsin Başkan Türkiye’de ve ya Türkiye dışında şeyh, mürşid olarak tanınan kimler varsa bulduğu her fırsatta ziyaret ederek hürmetini gösterir. Bu onun ziyaret ettiği şeyhe hemen mürid olduğu anlamı taşımaz. Onların duasını almaya çalışır.


Size yaşanan bir olayı anlatayım. 12 Eylül öncesi özel bir seminerde birlikte olduğumuz bir arkadaşımız, 12 Eylül sonrası beni Konya’da ziyaret etmiş ve misafirim olmuştu. Konuşmalarından ve tavırlarından endişelenmiştim. Garip konuşmalar yapıyordu. Sıla-i rahim, anne baba için değil ebedi yurdumuz olan Cennet içindir filan. Birkaç ay sonrasında bu arkadaşın selamıyla bir genç geldi ve yardım etmem gerektiğini, yoksa başıma felaketler geleceğini söyledi. Tabi beni endişeye düşüren başka şeylerde. Dedim ki o gence “Şeyhim yaratılmıştır de cebimde ne varsa vereceğim”. Ama genç “şeyhim yaratılmıştır” diyemedi. Neyse aylar sonra Ankara’da Muhsin Başkan’a olayı anlattım. O da bana o arkadaşın kendisine de geldiğini ve şeyhlerine birlikte ziyarete gittiklerini anlattı. Ne olmuş biliyor musunuz? Bilmiyorsunuz tabi. Keşke ben de yazmamış olsaydım. Muhsin Başkan şeyh efendi(!) ile konuşurlarken “namazım geçiyor, müsadenizle namazımı kılayım devam edelim” deyince şeyh efendi “Ne o boşluğa doğru kılacaksın, bu tarafa doğru kıl” derken kendini göstermiş. Muhsin Başkan bunu duyunca şeyhlik taslayan şarlatana dönerek “Bak, eskiden insanlar bellerinde kılıçla gezerlermiş. Eğer şimdi belimde bir kılıcım olsaydı senin başını vurmuştum” diyerek orayı terk etmiş. Muhsin Başkan’dan bir hatıra idi bu.


Yine bir gün beni telefonla aramış dertleşmiştik. Benzer dertlerimiz vardı. “Beni bir konferansa davet ettiler. Konu Türklerde İslam sevgisi. Bu konuda bana kimsenin pek duymadığı kaynak bulursan sevinirim” demişti. Ben de Allah Rahmet etsin çok kıymetli alim olan Mehmet Emin Eminoğlu Hocama Muhsin Başkanın selamlarını ileterek durumu arz ettim. O da kaynağını bana göstererek bir olayı anlattı. Ben de Muhsin Başkana aktardım. Başka bir gün yine beni aradığında, dertleştikten sonra bir ara seyyidlik iddiasında bulunan bazı şeyhler için “Ya Haşim arap olmayan birisi nasıl seyyid oluyor?”dedi. Acıyla dolu bir soruydu bu. Ben iç geçirdim.


Neyse yukarıdaki iddaya gelince hepimizin her konuda çok güvendiği Muhsin Başkan eğer bir tarikata girseydi, hatta vekil olsaydı hepimiz ondan el alırdık. Böyle bir şey yok. Olsaydı en yakın arkadaşları olarak biz bilirdik. Hani eskiden olsa bilmeyebilirdik. Çünkü eskiler “Bilen söylemez, söyleyen bilmez” derlermiş. Kimse kimsenin hangi tarikatta olduğunu bilmezmiş. Ama bugün öyle mi? Hangi tarikattan olduğunu söylemek bugün bir marifet olmuş. Hatta parti propagandası yapar gibi tarikatini övmek sanki tarikatin bir gereği gibi olmuş. Bizim bildiğimiz şudur ki; nasıl Fatih’in bir Akşemseddin’i varsa Muhsin Başkan’ın da bir Cemal Amcası vardı. Cemal Bölücek(Rahmetullahi aleyh). Bilen bilir onun kim olduğunu. Başkasını bilmeyiz.


Mamak’ta yargılandığımız askeri mahkeme sıralarında savcılar yüzlerce dosyadan oluşan belgeleri okurken, biz de kendi aramızda sohbet ederdik. Bir gün Cemal Amca’yı anlattı yine. “Ahmetlerdeki Sivas yurdundaki odamda Cemal Amca ile oturuyorduk. Ona dedim ki; Cemal Amca Ülkü Ocakları Genel Merkezinde başkanlık odamda iken pencereye bir güvercin geldi. Güvercinin hali çok garipti anlayamadım. Cemal Amca yurttaki odamın ışıklığa bakan penceresini açıp elini uzattı ve eline bir güvercin kondu. Bumuydu bak bakalım dedi” Muhsin Başkan’ın manevi koruması idi o. Cemal Amca kerametlerle dolu idi. Muhsin Başkanı Sivas’ta terbiyesi altında büyütmüş ve ölene kadar da hiç terk etmemişti. Cemal Amca’nın oğlu, bizim de çok sevdiğimiz arkadaşımız Hasan Bölücek’in anlattığına göre; 12 Eylül’den bir hafta sonra vefat etmeden önce çok üzüntülü idi. Muhsin Başkanın ve ülkücülerin çok acılar çekeceğini söylemişti. Oysa Darbe yapılmış solcular tutuklanmaya başlanmış ama ülkücüler hakkında en ufak bir tutuklama bile yoktu. Hatta ülkücüler “Başbuğumuz da işin içinde galiba” diye sevinenler bile olmuştu belki. Oysa acı gerçek Cemal Amca’nın dediği gibi çıkmıştı.
Demem odur ki; hiçbir tarikatin Muhsin Başkan ile yüceltilmesine ihtiyacı yoktur. Olmamalı da. Muhsin Başkanı gönüllerde yücelten ise bir tarikatin mensubu olması değil ahlakıdır, azmidir, liderlik özelliğidir, vefasıdır. Dahası adı gibi Muhsin olmasıdır. Mekanı Cennet olsun.
Vesselam.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1239/muhsin-baskan-hangi-tarikattan.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Azmi dilmen
13.06.2017 00:42
Allah razi olsun
Teşekkürler
13.06.2017 16:32
Bu konuların gündeme getirilmesi iyi oluyor. Muhsin Başkan yalana talana haksızlığa ve hukuksuzluga karşıydı. Doğumdan hapse götürülen bacıları görseydi önce O tepki verirdi. Teşekkürler.

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar