FETÖ DAVALARI, ALDANANLAR, ALDATANLAR AYRIMI

Türkiye 15 Temmuz'da büyük bir badire atlattı. Yüzlerce şehit verdi.Binlerce insan mağdur oldu. En önemlisi devlet yara aldı, toplum cemaatlere, tarikatlara olan güvenini yitirdi.

Hiç bir darbe meşru değildir. Siyasette hesaplaşmanın yolu yine siyasettir. Bir partiyi, bir iktidarı beğenmeyebilirsiniz. Onunla mücadelenin yolu asla kural dışına çıkarak darbe yapmak olmamalıdır.

Türkiye'nin son 60 yılı bir nevi darbeler, muhtıralar tarihidir. Muktedir olamayan hükümetler, yetkilerini kullanmaktan korkan siyasetçiler "geliyorum" diyen darbeleri seyretmekle iktifa etmişlerdir.

Bunun iki istisnası var, birincisi 28 Şubat. Türk milleti 28 Şubat'ı seyretmedi, eleştirdi, tenkit etti, hatta onunla mücadele etti. O dönem Hasan Celal Güzel ile rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu'nun verdiği mücadeleyi kim unutabilir?  28 Şubat bin yıl sürmediyse topluma liderlik yapan bu iki siyasetçiye ve bir avuç gazeteciye çok şey borçludur.

İkincisi, 15 Temmuz darbesidir. Fiili darbe halkın fiili müdahalesi ile karşılandı. Vatandaş direndi ve kazandı. O gün canı pahasına sokağa çıkıp direnen kimi şehit olan kimi yaralananlara da bu millet  çok şey borçludur.

Umuyorum ki darbe dönemleri kapanmıştır. 15 Temmuz tecrübesi darbe planı yapanların bundan sonra bin defa düşünmesine neden olacaktır. Bir halk kendi kaderine sahip çıkarsa onu kimse durduramaz. 15 Temmuz, Türk toplumuna bunu öğretti.

Bu ülkenin askerine, polisine, halkına kurşun sıkan kim olursa olsun en ağır şekilde hesabını vermelidir. Geçmişte her on yılda bir yapılan darbelerin sebebi siyasetin hesap soracak dirayete sahip olmamasındandı. Hesap soran, bedel ödeten bir siyasi irade bir daha darbelere geçit vermez.

Ancak bu yapılırken  suçlu masum ayırımının yapılması, yargılamalarda siyasi kriterlerle değil, hukuki kriterlerle hareket edilmesi elzemdir. Bu darbeyi diğerlerinden ayıran içine cemaat görünümlü bir yapının karışmış olmasıdır. Bu da beraberinde bir çok riskler getirmektedir. 15 Temmuz'la hesaplaşmayı cemaatlerle, tarikatlarla, dini yapılarla hesaplaşmaya götürmek isteyenlerin olduğu bir vakıadır.

Balyoz'un, Kafes'in intikamını almak için, rövanşist duygularla hareket  edenlerin varlığı da  ayrı bir gerçektir. Esas olan suçla mücadeledir. Fiili olarak darbeye karışan, fikri olarak destekleyen, baştan beri FETÖ yapılanmasının bir -devleti ele geçirme- organizasyonu olduğunu bilerek buna dahil olanlar, suç ve eylemlerinin hesabını en ağır şekilde vermelidirler.

Ama unutulmamalıdır ki bu yapının bir görünen bir de görünmeyen tarafı vardı. Görünen  tarafı eğitim, ahlak ve dini değerleri korumaktı. Görünmeyen tarafı ise devlet olmak için örgütlenmiş olduğuydu. Kimsenin elinde örgütün gizli hedeflerini görebilecek bir alet yok. Bir çok insan bu yapının görünen tarafına aldanarak sempati duydu. Gazete almayı, dernek, vakıf üyeliğini, kurban vermeyi, bankaya para yatırmayı suç sayarsanız bu ülkede suçsuz hiç kimse kalmaz. Üstelik bu gerekçelerle insanların üzerine gitmek hayır hasenat duygusunu da yok eder.

Elinde devletin istihbaratının, polisinin, tüm imkanlarının bulunduğu bir Başbakan aldanabiliyorsa hiç bir istihbari imkana sahip olmayan vatandaşın aldanması gayet normaldir. Ayrıca sosyal ve ya mesleki  mecburiyetlerden dolayı kurulan ilişkileri suç kategorisine almak bu soruşturmaları içinden çıkılmaz bir hale getirir.

"17/25 aralık milattır" gibi ifadeler de yanlıştır. Böyle bir milat önce iktidarın kendisini mahkum eder. "17/25 aralık milatsa bu tarihte bu  yapının gazetelerini, TV'lerini, dernek, vakıf, okul ve dersanelerini niye kapatmadınız?" diye sorarlar. FETÖ'nün  17/25 Aralık'tan sonra  açık bırakılan her kurumu, onu açık bırakanı suçlu durumuna getirir.

Önemli olan  bu yapıyla rabıtası olanların ilişki boyutlarını doğru tespit etmektir. Görünen tarafına aldanıp gidenlerle, görünmeyen tarafını bilerek destek olanların tefrik edilmesi gerekir. Kabul edelim ki ortada bir aldananlar bir de aldatanlar var. Yargının hedefi aldananlar değil, aldatanlar olmalıdır.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1236/feto-davalari-aldananlar-aldatanlar-ayrimi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar