15 HAZİRANDA DARBEYİ KİM YAPACAK?


15 Haziran’da yeni bir darbe yapılacağı konuşuluyor. Gazeteciler Ak Parti sözcüsü Mahir Ünal’a soruldu. Peki önemli soru şu; Darbeyi kim yapacak?
TSK’da 60 ihtilali, 12 Eylül darbesini yapan askerlere benzer bir oluşum mu yapacak? Öyle olsaydı eskisi gibi askeriyeden rahatsızlık bildirileri duyardık. Tam aksine özellikle komuta kademesinde hükümetle bir uyum görüyoruz.
FETÖ’nün tasfiyesinden sonra kadroların Perinççekgillerden bir gurubun doldurduğu kapı arkalarında konuşuluyor. Her zaman karanlıkların prensi olan Doğu Perinçek’in böyle bir gücüne kimse inanmıyor.


Darbe yapmanın ne kadar büyük bir suç olduğunu artık Türkiye biliyor. Tabii ki ordu içindeki subaylar da biliyor. Buna kimsenin cür’et edemeyeceğini de görüyoruz.


Peki geriye kim kaldı? Lafı dolandırma bunu herkes biliyor, kripto Fetöcüler diyeceksiniz.


Aylardır “cemaat”e moral aşılıyorlar. “Az kaldı, bayrama evlerdesiniz”, “Tayyip Erdoğan’ın ömrü üç yıl. İki yılı kaldı”, “Cezaevlerinde yatanlar yakında çıkacaklar, en üst rütbede göreve gelecekler” v.s. v.s.


15 Temmuz öncesi de böyle değil miydi zaten. İnternetten, twiter’dan vesaire “yakında geliyoruz, az kaldı” demiyorlar mıydı? Kimler? Fetöcüler. Canım onların Fetöyle alakaları yok, Cemaat’i suçlamayın mı diyecekler yine. Tabi canım mesela Ekrem Dumanlı’nın cemaatle ne alakası var değil mi? 15 Haziran darbe olacak sözleri nerelerde konuşuluyor? Cemaat içinde veya hapishane koğuşlarında tabii ki.


15 Haziran’da bir darbe girişimi daha olsa yine aynı terane söylenecek. Cemaatin haberi bile yok, öyle mi? 15 Temmuz darbe girişiminde gece maklube hazırlığı yapan ablaların da haberi yoktu, öyle mi?


Anlayamadığım ne biliyor musunuz? Fetö ile hiç alakası olmayanların da bu umudun peşine düşmeleri ve 15 Temmuz’a tiyatro demeleri. Hele hele darbelerin acısını yaşayanların bu umudun peşine takılmaları. Ne bekleniyor diye birlikte düşünelim isterseniz. 15 Haziran’da darbe oldu ve başarıldı diyelim. Olmaz da varsayalım. En başta hükümet düşecek. Recep Tayyip Erdoğan tutuklanacak, hızla yargılanıp idam edilecek. Tayyipçilerin birçoğu darbe esnasında öldürülecek, kalanı zindanlara atılacak. 15 Temmuz’da 100 bin ceset torbası hazırlamışlardı. Bu sefer 300 bine çıkarırlar herhalde. ABD başta olmak üzere “kısa zamanda demokrasiye geçilsin” lafları söylenecek. Geçilecek mi?... Kainat imamı gelene kadar beklenecek ve gelince o ne derse o olacak. Hala 15 Temmuz bir tiyatroydu, Cemaat’in haberi yoktu diyenlere duyurulur. Fetöcü olmayan Recep Tayyip Erdoğan düşmanlarına da diyorum ki; vatanınızı biraz seviyorsanız düşman olmayın yarışın. Kamyoncuların tabiriyle “Çalış senin de olur” 100 bin imza ile Cumhurbaşkanı adayı gösterilebilinecek. Sen de çalış aday ol veya aday göster ülkenin tek adamı sen ol, engel mi var? Bu düşmanlık vatanseverlere yakışmıyor.


15 Temmuz öncesi Fetih sureleri okuyorlardı. Şimdilerde ise “okuduklarımız boşa mı gitti” diye şaşkınlarmış. Ne olacaktı. Fakir Anadolu çocuklarının umutlarını soruları çalarak söndürürseniz olacağı bu. Allah celle celalühü, sizin okuduğunuz Fetih Suresi’ni kendi halkınızı kurşunlamanız, öldürmeniz için mi kabul edecekti? Ne bekliyordunuz? Yaptığınız beddua seansları geri döndü ve sizin evlerinize ateşler düştü.


Anlayamadığım bir konu daha var. Fetö tutuklamalarında mağduriyetler yaşanmış olması. Elbette yıllarca cezaevinde yatmış birisi olarak adaletten yanayım. Bir kişiye bile haksızlık yapılsa devletin çökmesine sebep olabilir. Yetkililerin dikkatli olmaları gerekli. Fetö’nün yaptığı gibi kadroları ele geçirmek için masumları da kumpaslar kurarak cezaevlerinde sürüklememelidir. Lakin mağdur olduklarını söyleyenlerin veya mağduriyet yaşanıyor diye iddia edenler hükümeti ve özellikle sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğa’nı suçlarken, hiç birisi bütün bunlara sebep olan hain Fetö lideri için bir kelime etmiyorlar. Kılıçdaroğlu başta olmak üzere “bu alçağın yüzünden oldu bunlar” demiyorlar. “Bu ihanet olmasaydı, bu kargaşa olmayacaktı” demiyorlar. Gerçekten anlamıyorum.


Evet 15 Haziran yeni darbe girişimini yapmaya hevesli sadece ABD ve Avrupa destekli ve onların maşası Fetö’dür. Hala hizmet ve masumiyet diyenlere soruyorum. Neden hepsinin kod adı var? Neden birbirlerinin adını dahi bilmiyorlar. Neden birbirlerini bile tanımıyorlar? Neden? Hangi Müslüman cemaat kendini saklar, kod adı kullanır? Hangi müsüman eğer suçsuzsa, Mekke’ye Medine’ye değil de Pensilvanya’ya gider. Hani Peygamber aşığı idi. 
Olabilir mi? Biz bu coğrafya’da yaşadığımız sürece her şeye hazırlıklı olmalıyız. Katar operasyonunun başladığı bugünlerde özellikle dikkatli olmalıyız. 1453’ün intikamını almak ve İstanbul’u yeniden Konstantinapol yapmak için her şeyi yapacaklardır. Peki size bir soru; Fetö darbeyi başarır ve Türkiye’nin hakimi olursa ve Batı dünyası İstanbul’un adının Konstantinapol, ve Ayasofya’nın kilise olmasını isterlerse ne yaparlar dersiniz? Dinler arası diyalog çerçevesinde cevabı belli değil mi? Belçika’da “Muhammed’siz Ezan” okuyanların ne yapacağı belli değil mi? Hemen kabul ederler.


Neyse, 15 Haziranda yeni darbe söylentiden ibarettir. Endişelenmeyin, mümkün değildir. Lakin, eğer bir darbe girişimi daha olacak olursa bu sefer de halk sokaklara çıkacak ama ellerinde sadece bayrak olmayacak. Ordu içinden bir kalkışma olursa gerçek vatansever askerlerimiz bu kalkışmayı yapanları anında Ömer Halis Demir gibi yok edecektir. Ve adalet gecikmeden, idama gerek kalmadan özel harekatçılarımız gereğini yerine getirecek, savcılarımız ve hakimlerimiz o gece cezalarını kesecektir.


Yıllarca hiçbir Müslüman hakkında menfi bir kelime etmemek için uğraştım. Ama bunların hakkında menfi yazı yazıyorum. Zira silahını gavura değil de müslümana çevirmiş olan bunların artık imanlarından şüphem var. 
Hala Pensilvanyadaki hainin bir evliya, hatta sümüklü mendilini, (afedersiniz) kirli iç çamaşırını saklayacak kadar Peygamber’den üstün olduğunu düşünmeye devam edenler varsa gözlerini açmalarını, bu ihanetin içinde olmaktan vazgeçmelerini, yaratılana değil Yaradan’a iman etmelerini tavsiye ediyorum. Yoksa dünyaları gitti, ahretleri de gidecek.


Birlik zamanıdır, dirlik zamanıdır. Birbirimize karşı düşman olma zamanı değildir. Hitler, milyonlarca insanı katletti diye insanlık tarihinde en büyük suçlu konumunda. Peki Hitler’in katlettiğinin en az on katı müslümanı katleden ABD ve Batı’nın kalleş savaşlarına karşı birlik olma zamanıdır. 
Rabbim vatanımızı ve milletimizi tüm şerlerden korusun. Hain emeller taşıyanlara fırsat vermesin. Amin.


Vesselam.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1226/15-haziranda-darbeyi-kim-yapacak.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar