ZÂLİMLER VE MAZLUMLAR

Hz. Mevlâna, “Hırsızlara ve türlü kötü insanlara acımak; zayıf insanları dövmek, onlara merhamet etmemektir!


Aklını başına al; merhamete kapılıp da, kötü bir kişiden intikam almaktan, canını yakmaktan çekinme! Onun uğrayacağı zahmete, eziyete pek bakma; suçsuz halkın, başkalarının düşeceği zahmeti, eziyeti düşün!


Bütün vücudunun zehirlenmesini önlemek için yılanın ısırdığı parmağı kes, at! Sen; kesilen tek parmağı değil, bütün bedenin helâk olacağını gör, düşün!” diyor.

***


Kısacası Hz. Mevlâna, Mesnevi’sinde bize “Zâlimleri affetmek, mazlumlara zulmetmektir!” mesajını veriyor.


Madem Mevlâna Celâleddin Rumî’nin dediği gibi kötü kişiden intikam almaktan çekinmeyeceğiz. O halde burada kastedilen “kötü kişi” kimdir, kimlerdir?


Burada kastedilen vatanımıza göz diken, milletimizi tarih sahnesinden silmek isteyen tüm düşmanlarımız ve bütün dünyayı ateş çemberi gibi saran DEAŞ, Türkiye’yi maddi ve manevi olarak büyük zararlara uğratan ve insanlardaki din, samimiyet, güven ve yardımlaşma duygularını büyük ölçüde rencide eden FETÖ gibi yapılanmalardır.


Mevlâna burada şahsı değil toplumu ve bütün insanları düşünerek öyle söylüyor. Biz, şahsımıza yapılan kötülüğü affedeceğiz; genele ve kardeşlerimize yapılan her türlü kötülüğü ise affetmeyeceğiz. Hz. Ali (r.a.) aynı gerçeği şöyle ifade ediyor:


“Şahsımıza kötülük eden bir düşmanı affediniz; vatanınıza, milletimize kötülük eden bir kimseyi asla affetmeyiniz!”


Hz. Ali, bir cenk sırasında en azılı düşmanını yere yatırmış tam kesmek üzereyken, düşmanı Hz. Ali’nin yüzüne tükürünce, onu affetmişti. “Ben seni öldürsem, şahsıma hakaret ettiğin için öldürmüş olacağım” demişti.


Eski şairlerimizden birisi de; “Şahsına yapılan kötülükleri affet fakat, anan gibi olan vatanına yapılan hakareti affetme!” demiştir. Süleyman Nazif de, asırlardan beri azîz vatanımızı parçalamak, ele geçirmek için uğraşan düşmanlara karşı duyduğu nefreti; şu şekilde ifade etmiştir:
“Benim dinim, kinimdir!”


Üstâd Necip Fazıl da, düşmanlarına karşı şu şekilde seslenmişti:


“Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın;
Gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın!..”

***


Vatanımıza, milletimize, Türk-İslâm coğrafyasındaki kardeşlerimize kötülük yapanları affetmeyecek, merhamet göstermeyeceğiz.


Türkiye artık FETÖ, DEAŞ ve PKK parmağını kesip atmalı, bu urların bütün vücudunu sarmasına asla müsaade etmemelidir.


Dört bir tarafından kuşatılmak istenen Türkiye,  üzerine atılmak istenen küresel bir ağı yırtarak parçalamak için aslanlar gibi yırtıcı bir pençeye, kartal gibi keskin bir bakışa, kurtlar gibi iz sürüşe sahip olmalıdır.


Yazımızı Seyid Ahmed Arvasî’nin bir sözüyle noktalayalım:


“Vakit emperyalizmin Türk-İslam dünyasını esir almak için hazırladığı zincirleri kırma ve kendi düzenini kurma vaktidir!”

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1221/zlimler-ve-mazlumlar.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar