KUŞATMA

Türkiye, içeride ve dışarıda ciddi bir kuşatma ile karşı karşıya. Dışarıda ABD-Rusya ortak yapımı olan bir YPG devleti kurgulanıyor. İçeride haince bir kalkışmanın tahribatı onarılmaya çalışılıyor. Bundan sonra yeni bir darbe olacağını sanmıyorum. Ama devlet vatandaş gibi davranmaz, her zaman uyanık olmak zorundadır. Devletler bir şey olmaz mantığı ile değil, her şey olabilir mantığı ile hareket ederler.

15 Temmuz ihaneti sadece bir darbe kalkışması olarak görmek hatalı olur. Gazetelerde okumuşsunuzdur, (Star’ın haberi) FETÖ’nün,  TSK’da rakip olarak gördüğü subaylara iftira atmak için ekip kurduğunu yazıyorlar. Yüzlerce insan yalan-yanlış suçlamalarla mağdur edilmiş.

İslam’da kul hakkı, Allah hakkı kadar önemlidir. Kuran bir çok ayetinde kul hakkına riayet etmemizi emretmiştir. Kulun sağcısı, solcusu, Müslüman’ı, Kafir’i olmaz. İslam’da ayırmamıştır zaten. Din diye ortaya çıkan bir hareketin siyasi amaçlarla bu kadar nobranlaşmasını, bu kadar haksızlığa alet olmasını anlayamıyorum. Din diye ortaya çıkanlar bu kadar çürürlerse insanlar dindarlara nasıl inanacaklar?

Hepimiz biliyoruz ki devlet giderse ne din, ne namus kalır. Kutsallar bir bir paspas edilir. Bunu Irak’ın işgalinde, Suriye’nin karıştırılmasında görmedik mi?

Dini kuruluşlar toplumu bilgilendirmek, ahlaki seviyesini yükseltmek, yardımlaşmak, fakir fukaranın elinden tutmak için çalıştıkları müddetçe meşrudurlar, siyaseti hedeflerine aldıkları anda hem çürürler hem de meşruiyetlerini kaybederler. Cemaatten FETÖ’ye giden yolun da böyle örüldüğünü, dinden siyasete geçişle oluştuğunu düşünüyorum.

İki gün önce Şenoba’da şehit düşenleri  Peygamber Kucağına uğurladık. Kazadan sonra Tümgeneral  Aydoğan Aydın’ın da FETÖ’den soruşturma geçirdiğini öğrendik. Beş gün gözaltından sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış. Bu olay da işin bir başka veçhesidir. Demek ki soruşturmalarda daha dikkatli, daha itinalı davranmak gerekiyor. Hayatı cepheden cepheye koşmakla geçmiş bir kahramanın  böyle içi buruk yollanması doğrusu bana çok dokundu. Aynı kazada şehit düşen Songül Yakut Yarbay’ın hikayesi ise ayrı bir trajedi. İftira çetesi tarafından önce mağdur edilmiş, açığa alınmış, aklanarak görevine geri dönmüş. Kendi ekibine yer açmak için iftira attıkları Songül Yarbay bugün en üst rütbede. Ona iftira atanlar ise yargıda hesap veriyorlar. Kul hakkı böyle bir şey, sonunda gelip muhatabını buluyor.

Meselenin bir de bu yapının tabanı ile ilgili boyutu var. Sayın Cumhurbaşkanı "Aldandık, milletim beni affetsin" dedi. Asıl aldanan bu yapının tabanıdır. Din diye, ahlak diye gittikleri bir yerde bir darbe yapılanması ile karşılaşmışlardır. Bunun ne büyük bir hayal kırıklığı olduğunu anlatmaya gerek yok. Burada yargının, bu yapıyı dini bir cemaat sanarak gidenlerle, baştan beri yönetimi ele geçirmek için gidenleri  tefrik etmesi gerekir. Aksi takdirde bu soruşturmalar örgüte hizmet eden bir sürece döner.

Türkiye’nin her türlü kuşatmayı aşacak gücü vardır. Yeter ki içeride bir ve beraber olalım…

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1218/kusatma.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar