FATİH'İ DE KUTLARIZ FETİH'İ DE KUTLARIZ, SİZE NE?

Geçmişinden utanan ve görmezden gelen insanlar var aramızda.

Bu tipten insanları görmezden gelelim diyorum ama öylesine küstah ve tehlikeliler ki öyle hırslı ve öfkeliler ki yok sayamıyorum. Geçen gün bir toplulukta her şeyi Anadolu uygarlıklarına bağlayan, neredeyse bu topraklarda olagelen her şeyi bu uygarlıkların marifeti sayacak kadar devşirilmiş bir sözde aydını dinleyince gerçekten de yüreğim ağırlaştı.

Biz hangi ara bu tip adamları yetiştirdik de sağa sola yerleştirdik böyle?

Şimdi de İstanbul’un Fethine takmış durumdalar. Biz bu Fetih olayını neden kutluyor muşuz? İstanbul’un Fethini küçümseyen, gereksiz gören bu acaip insanlara gülüp geçiyoruz ama bu insanların genç dimağları zehirlemelerine de fırsat veremeyiz elbette…

Fatih, Türk Tarihinin en önemli padişahıdır.

Fatih, batıya diz çöktüren, dünyanın en önemli şehrine imzasını atan, her anlamda çağdaşlarından daha ileriyi gören ve dönemine ismini altın harflerle yazdıran dev bir isimdir.

Begüm bu kal ’anın Fatihi sen olasın deyü âlemi şehzadelikte sana tebşir ettik” diyen Ak Şemseddin gibi bir gönüller sultanının tedrisinde yetişmiş hem arif hem zarif bir kumandan ve sultandır Fatih.

İslambol’u al gülzar yap!” düsturunu kendine hedef belleyen ve henüz yirmi bir yaşında Roma’yı dize getiren kudretli bir hakandır.

Fatih Sultan Mehmet Han, batının kompleksini yüzlerine çarpan, İslam ordularının yitik itibarlarını kendilerine iade eden, kokuşmuş bir çağı kapatıp, yepyeni ve taptaze bir çağı gergef gibi işleyen İslam Rönesans’ını yeniden başlatan ufku bütün zamanların üzerinde olan büyük bir Kağan’dır…

İstanbul, bizim itibarımızdır.

İstanbul, dünya şehirlerinin başkenti ve tüm insanlığın masal şehridir. Türk ve İslam dünyasından İstanbul’u çekip alsak geriye sadece orta çağ kalır geriye. İstanbul o kadar önemli, o kadar stratejik o kadar geleceğimizin teminatıdır!

İstanbul, Tarihimizin en önemli dönüm noktasıdır.

İstanbul olmadan, Türkiye olmaz, Türkçe olmaz!

Bütün içli şarkıların bestelendiği şehir, bütün güzel şiirlerin mayalandığı diyar, bütün güzelliklerin dalga dalga yayıldığı kent İstanbul… İstanbul bir peri masalı kadar efsunlu ve özeldir bilene…

İstanbul Sultanahmet Camii ve meydanıyla, Eyüp Sultan’la, Fatih Camiiyle, Ayasofya ile İstanbul’dur. İstanbul Fatih’tir, Süleyman’dır, Selim’dir, Sinan’dır.

İstanbul, şarkın en içli şarkısıdır her dem söylenesi.

İstanbul’un fethini bu nedenle bütün Türkiye, hatta bütün İslam dünyası kutlamalı, büyük Fatihine avuç avuç, kucak kucak dualar yollanmalıdır. Zira İstanbul Türklüğün olduğu kadar İslam dünyasının da şanı ve şerefidir!

Kıymetli sanat tarihçisi Dursun Gürlek Hocanın deyişiyle; “İstanbul büyüsüne kapılan bu efsundan kurtulamaz!”…

İstanbul’un Fethini daha coşkulu, daha içten kutlamalı,  şehrin önemi yeni kuşaklara en ince detaylarıyla anlatılmalı ve bu şehir üzerine yepyeni şiirler ve romanlar yazılmalı ve diziler çekilmelidir.

Şair Arif Nihat Asya’nın söylediği gibi:

“Tarihine yüz vermeyen /tarihten yüz bulmaz olsun

Kendisi de benzeri de /olmaz olsun, olmaz olsun”

Tarihin kendilerine yüz vermediği kimseler, bırakalım kendi çürümüş dünyalarında başkalarının tarihiyle ve medeniyet ölçüleriyle avunadursunlar…

Bizim önümüzde beş bin yıllık bir tarih yüzümüze gülümsüyor… Biz oradan dersler alıp, kendimize yepyeni ufuklar çizelim, olmaz mı?

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1189/fatihi-de-kutlariz-fetihi-de-kutlariz-size-ne.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar