ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİNDE DARBELERİ KONUŞMAK

Vay be!...

Nerdeen nereye?...

Darbe şakşakçısı “kara cüppeliler”den, üniversitenin darbeleri eleştiren sempozyum yapmasına geldik!...

Türkiye gerçekten değişiyor dostlar!...  Gerçekten bir “Yeni Türkiye” var artık…

Yeni Türkiye’nin işaret fişekleri değişik yerlerden atılmaya başlandı; üniversitelerden de atılan işaret fişekleri var ve bunun en güçlüsünü Aydın’da Adnan Menderes Üniversitesi ateşledi.  Demokrasi şehidimiz Adnan Menderes’in memleketinde ve adını taşıyan üniversitede atılan bu işaret fişeği, konjonktürel bir vaziyet arz etmiyor ve hele tesadüf hiç değil.  Üniversitenin sayın rektörü Prof. Dr. Cavit Bircan, açılış konuşmasında, böyle bir sempozyumu, darbe mağduru bir başbakanın memleketinde ve adını taşıyan üniversitede yapmanın bilincinden söz etti.

26 Mayıs Cuma günü başlayan Uluslararası Darbe Sempozyumu, sayın rektörün ifade ettiği bilinçle ve bir 27 Mayıs mel’anetinin sene-i devriyesinde gerçekleşince çok daha anlamlı olacaktır elbette.

15 Temmuz terörist darbe teşebbüsüyle bu ülke yeni bir eşiğe geldi. Bu yeni eşikte, hiç kimse kusura bakmasın, üniversitelerin neredeyse tamamı hâlâ suskun. Belli ki hâlâ konjonktür gözleyen üniversite yönetimleri var.  Allah’a şükür ki, Adnan Menderes Üniversitesi rektörü, Sayın Prof. Dr. Cavit Bircan gibi bir “efe” de var.

Sayın Bircan, 3 gün için 150 bilim adamı ve uzmanı, darbe konuşmak üzere üniversitesinde topladı. Bunlar arasında Mısır’da demokrasi mücadelesi veren Muhammed el-Fakih ve İstanbul’da sürgünde yaşayan Mısırlı siyasetçi Eymen Nûr da vardı. Her ikisi de Mısır’daki darbelerin yarattığı mağduriyetleri ve toplumsal olumsuzlukları anlattı. Hani “Hekimden sorma, çekenden sor.” Derler ya; her iki siyasetçi de Mısır’da yaşanan trajediyi değişik yönleriyle anlattılar.

Sempozyum içine serpiştirilen panellerde, epistemolojik bilgileri popüler bilgi hâline getirip kamuoyuna ulaştıran gazeteciler de konuştu. Toplumun nabzını tutan bu tür aydınlarla üniversitelerin kaynaşmasının güzel bir örneği sergilendi Adnan Menderes Üniversitesi’nde.

Cuma günü başlayıp bugün de devam edecek olan sempozyumda, tarihî dönemlerdeki darbelerden günümüzde yaşanan darbelere kadar, pek çok darbe pek çok yönden ele alındı. Mesela Sâfîlerin (Safevîlerin neş’et ettiği İran tarikati) Akkoyunlu sarayında nasıl bir “paralel yapı” oluşturduklarının öğrendik. Bir tebliğde, darbe bildirilerinde sarf edilen cümlelerin envanterini görürken, bir başka bildiride, darbe bildirilerinin harika bir içerik analizini dinledik. İstanbul Medipol Üniversitesinden Doç. Dr. Ali Büyükarslan, darbecilerin ilk cümlelerinin bile önemli bir göstergesel değer ifade ettiğini, 15 Temmuz terörist darbecilerinin vatandaşı dışlayan “Türkiye Cumhuriyeti’nin değerli vatandaşları” cümlesinin, ancak bir yabancı tarafından kullanılabileceğine dikkat çekerek, bu teşebbüsün kökeninin daha iyi anlaşılabileceğini söyledi.

Fetö’nün mali boyutuyla ilgili olarak Polis Akademisi Başkan Yardımcısı Sayın Prof. Dr. Şafak Çomaklı’nın verdiği bilgiler çok ilginçti. İyi ki yukarılarda böyle uyanık akademik-bürokratlar varmış ki, örgütün mâli gücü yok edilebildi.

Sempozyumdaki bir panelde, bugün TBMM 15 Temmuz Darbe Teşebbüsü Araştırma Komisyonu Üyesi ve Manisa Milletvekili sayın Doç. Dr. Selçuk Özdağ konuşacak.  Böylece, hem darbe teşebbüsünün doğrudan hedefi ve o gece darbeye karşı gelen ilk siyasetçilerden olması hasebiyle ve ayrıca komisyonda pek çok kişiyi dinleyen biri olarak bir üniversitede konuşacak olması hasebiyle, sayın Özdağ’ın konuşmasını önemsiyorum.

Sözü uzatmayayım…

Türk üniversite tarihinde bir ilk yaşanıyor Adnan Menderes Üniversitesi’nde. İlk defa bir üniversite hem darbeye karşı demokrasiden yana tavır koyduğunu açıkça sergiliyor; ayrıca, bundan sonra bir daha darbe yaşanmaması için alınacak tedbirlere ışık tutacak bilgilerin üretilmesine vesile oluyor.

Ne diyelim?... Bize tebrik etmek düşer.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1184/adnan-menderes-universitesinde-darbeleri-konusmak.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

teşekkürler, eksik olmayın
27.05.2017 14:43
Binlerce akademisyen şu anda işsiz. Sizler bu mağdur ve mazlum insanların sesi soluğu oldunuz. Her mahfilde akademisyen arkadaşlarınızın masumiyetini dile getiriyorsunuz. Kongrede de bunu vurgulamanız ne kadar güzel. Çok güzel ve net ifadelerle darbeyi ev hanımlarının, yeni doğmuş bebeklerin, öğretmenlerin ve hele akademisyenlerin yapmadığını ifade ettiniz. Size minnettarım. Bu hakperestliğiniz her zaman şükranla anılacaktır. Allah size uzun ömürler ihsan etsin.Amin

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar