NECİP FAZIL ANISINA...

Her insanın hayatına dokunan, ona yön ve ilham veren şahıs ya da şahıslar vardır. Benim de fikir ve dünyama dokunan, yön veren, şekillerden bazı isimler mevcuttur. Bunların başında merhum Necip Fazıl Kısakürek gelir. Genç bir öğretmen iken, bir bayram ziyareti esnasında ağabeyim mesabesinde olan Sabahattin Doğruel’in okumam için verdiği Necip Fazıl Kısakürek’in “İhtilal” adlı eseri vasıtasıyla ilk kez üstadı tanımıştım. “İhtilal” adlı kitap, benim de ruhumda, gönlümde ve zihnimde ihtilal yapmayı başarmıştı. O güne kadar çok nadir ağlayan ben, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) anlatıldığı bölümde gözyaşlarımı tutamamıştım.

Üslubu, kelime ve cümlelere sinmiş, her manada ayrı bir cevelan eden zekâ parıltılarını fark etmem ile üstada bir tiryaki gibi bağlanmam bir olmuştu. Tiyatro eserlerine varıncaya kadar bütün eserlerini okuyarak, üstadın özenle kullandığını bildiğim her cümle ve kelimesinin yüklendiği sırrı çözmeye çalıştım. Kelimelere gizlenmiş mana sırlarını çözdüğümü düşündükçe, yeni bir fikir deryasına ve dava ummanına yelken açıyordum.

Artık kalbimin en derin noktasına kadar nakşedilen bir davam vardı: İslam. Zihnimi gergef gergef bu kudsi davanın ilmikleriyle örmeliydim. Bu inanç ve bu yeni hedefimi üstad Necip Fazıl’a borçluydum. Bir dava olarak benimsediğim İslam’ı, dedikoducu ağızlardan değil, öz membaından öğrenmek için bir kez daha üniversite yollarına düştüm, İlahiyat Fakültesi’ne öğrenci olarak kaydoldum. Rabbime şükürler olsun, bunu başardığımı düşünüyorum. Bu sönmez ateşi gönlümde yakan üstad Necip Fazıl’a bir mihnet ve şükran borcum olduğunu ikrar etmeliyim.

Bu vesileyle, Üstad’ın “Beyninin her hücresinin bir güneş kadar parlak” olarak tavsif ettiği İmam Gazalî’yi de keşfettim. Gazalî, inanç ve hayat dünyamın temel taşlarını döşeyen zattır. Bu yüzden “Beni adam eden adam” diye söz ederim İmam Gazalî’den.

Her arı, bin çiçeği dolaşarak bal yapabilir ama üç çiçekten bal devşirmek her baba yiğidin harcı değildir. Üstad Necip Fazıl, çok geç tanıştığı İslam davasıyla adeta üç çiçekten bal devşirmeyi başarmış nadir insanlardan biridir.

Ölümünün yıl dönümünde onu rahmet ile anıyor, her zaman duacısı olduğumu bildirmek istiyorum.

Merhum Necip Fazıl’ın ölümünden sonraki ilk bayram gününde onun hatırasına şu satırları karalamıştım:

FAZIL’SIZ BAYRAM

                                   Merhum Necip Fazıl Kısakürek anısına…

Ne ölçü, ne adalet

Kökten yıkılmış nizam.

Teraziler sancılı

Kefeler yutmuş gram..

Dünya sade hengâme

Hayat sade bir dram..

Çılgınca ötmeliyken

Bu sabah küs kanaryam..

Fazıl ebedi hayatta,

“Köpekler Dünyası”nda bayram..

       

 05.07.1983 (Özalp/Van)

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1182/necip-fazil-anisina.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar