“OT”


 
1980 darbesindeki çalkantıları hiç unutur muyum.
Mamak’taki ülkücü arkadaşlarına, başlığı “bismillah” ile başlayan mektubu yazan genci yakalayıp getirmişlerdi. 
Sen nasıl “besmele” başlıkla mektubu yazarsın.

...

163. maddeye aykırı hem de laiklik karşıtı!
Soruşturma benim elime geçince olay kazasız belasız atlatıldı.


...

O günler ne günlerdi...
Çocuklar oturmuşlar, okuldaki öğrencileri isim isim listelemişler.
Her ismin karşısında hangi fikirde ise o.
Solcu, komünist, liberal, sağcı...

Bazılarının da karşısında “Ot” yazıyordu...

...

Sağcıyı solcuyu anladım da ot deyince hem güldüm, hem de düşündüm.
Demek ki bu gibiler hiçbir şey değil, bir şeyden anlamazlar, sadece yerler içerler, rahatlarına bakarlar. 
Veya hangi tren hareket halinde ise ona binerler.

...

Aradan yıllar geçti.
Otlar büyüyerek biçilmeklik hale geldiler.
Kimin tuzu kuruysa onun yanında yer aldıklarını görüyoruz.

Yine de kafaları kalın bir şeyden anlamazlar.

...

Dostu düşmanı bilmezler...
En çok da kullanılan bu kesimin hem küpüne hem dibine zararı oldukça yüklü. 
Mesela, Osmanlı neden yıkıldı, kim yıktı? 
Yıkılışı projesindeki ittihatçıların rolü neydi?
Bu örgütü kim kurdu, kim besledi?
Osmanlı kendi kendini yıkmış da...
Yıkmış da Osmanlı toprakları üzerinde Suriyeyi, Irak'ı, Arabistan'ı kim kurmuş?

Hudutlarını kim belirlemiş?

...

İşte bu da bilmecenin şaşırtmaca tarafı olmakla birileri özellikle Ülkücü camiası üzerinden yeni bir yol açma peşinde. AK partiyi deviremiyenlerin yeni bir projesi. Bir yandan Atatürkçü tutuklamalar sahne alırken diğer yandan ulusalcılığa hız veriliyor. 
Rahmetli Başkan Muhsin’in en çok yakındığı da buydu.

..

Ülkücü camiayı ulusallaştırmak.

...

Ekranlarda gördüğümüz gibi camia içerisinde ittihatçı reklamı yapanlar oldukça rağbette. 
Yakında bu gibileri  Perinçek’ın şemsiyesi altında görürsek şaşmam.
Zaten şimdiden görünmeye başladılar bile...

..

Ol sebeple daha ciddi çalışamaya, olayları dibacesinden itibaren yorumlayıp aydını aydınlatmaya ihtiyaç var. 
Saf su, saf oksijen, saf diyalog, saf kadro, saf beyinler, saf dostluk...

..

Otlarla yatlarla işimiz yok.

...

Bu aşamada  “En Politik” kadrosuna daha sağlıklı çalışmalar diliyorum.
Tanıştığım güzel insanlar, güzel simalar... 
Emeklerinin zayi olmaması, daha yükseklere ulaşmaları dileğimde yazı ailesinden ayrılıyorum.
Herkese sevgi ve saygılarımı sunuyorum..

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1175/ot.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Hakkınızı helal ediniz
24.05.2017 18:43
Hocam Çok güzel yazılar kaleme aldınız. Özellikle son yazınızdaki Perinçek vurgusu her türlü takdirin üzerinde. Ama sizin deyiminizle ot olan ve düşünmeyen, sorgulamayan kişiler bunu anlayamaz. Hakkınızı helal ediniz. Nereye gittiğimizi sorgulayacak bir yaklaşım da ne yazık ki yok. Sanki görev sadece alkış ve doğru yanlış demeden her şeyi onaylamak. Yolunuz açık olsun.
Mehmet Sezai Aydıngöz
24.05.2017 18:50
Nusret beyin, "en politik" teki yazı ailesinden ayrılmasına üzüldüm.Üzülmem le beraber,Makale yazmalarına başka bir kulvarda devam etmesini,temenni ediyorum.Aksi halde yazılı basının çok büyük bir kaybının olacağı inancın dayım.Yeni hedeflerinde başarılar diliyorum.Vesselam.
Haşim Akten
25.05.2017 11:23
Nusret bey, biz ezelde kardeş olmuşuz geçici ve suni isimler bizi birbirimizden ayırmamalı. Sizin ayrılmanızı isteyenler var ise onu bilemem ama Muhsin Başkanın doğru olduğuna inanıyorsanız biliniz ki Selçuk Özdağ'ın da davası aynıdır ve aynı çizgidir. Bizler bunun 40 yıllık şahitleriyiz. Farklı seslere ihanet olmadığı sürece katlanmazsak ileriye gidemeyiz. Bugün yaşayabildiğimiz İslam'ın temelleri asr-ı saadetin rengarenk karakterleriyle atılmıştır. Umarım yazılarınız devam eder.
Güle Güle
08.06.2017 16:05
Bir yazarın daha kalemini kırdılar. Aykırı yazınca güle güle dediler. Sorgulayınca sorma dediler.

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar