İSLAM VE İLİM

Eklenme Tarihi: 18.05.2017 18:40:24 - Güncellenme Tarihi: 21.02.2020 09:14:18

 

?Bilimi yok edenler,

gerçekte dinin altını oyuyorlar.?

Hazin

Ortaokulda okurken Türkçe kitabımızda ?görmek ve bakmak? diye bir okuma parçası vardı. İnsanların çoğu kez baktıklarını fakat göremediklerini anlatıyordu. Bizler, bugün bir devlet olarak Hindistan?dan söz ederiz, ancak bu devleti oluşturan şeyin Mahatma Gandi?nin bir İngiliz kondüktörden yediği bir tokat olduğunu bilemeyiz. O tokat olmazsa Gandi bir pasif direniş başlatmayacak, pasif direniş olmazsa Hindistan olmayacaktı. Keza dünyanın yedi harikasından biri olarak Mısır piramitlerinden söz ederiz, ama onu dünya harikası kılan şeyin bir santimetrelik temel olduğunu göremeyiz. Tıpkı bunlar gibi, tarihte muhteşem bir İslam medeniyetinden söz ederiz, ama bu medeniyetin temelinde Kur?an?ın ve Resulullah?ın ilme yaklaşımının yattığını çoğu zaman ıskalarız.

Hz. Peygamber?den önce bilgi ve kültür, sözlü anlatımla aktarılırdı. İlim, O?nun sayesinde yazıyla buluşmuştur. Böylece ilim Resulullah?ın bizzat ?ilmi yazıyla kaydediniz? emriyle kitabî bilgiler elde edilmeye başlandı. Kur?an?ın kaleme ve yazdıklarına yeminle başlayan bir Sûreyi öne çıkarması ve Resulullah?ın ilme vurgusu, Müslümanların nezdinde ilmi itibarlı hale getirmiştir. Bunun için Ma'n b. Zaide eş-Şeybânî, "Eğer el yazamıyorsa, o el değil ayaktır" diyerek yazmanın önemine vurgu yapmıştır. Mekhûl b. Zeyd de: "Yazmayan elin diyeti yoktur" sözüyle yazı bilmeyenin kıymetinin olmadığını söylüyordu.

Bilgi, önceleri papirüs ve buna rekabet eden parşömen vasıtasıyla yazıya geçirilmiş ve yayılmıştı. Ancak bu iki malzemenin elde edilişlerindeki zorluk ve masraflı oluşu, bilginin arzu edilen hızda yayılmasını engellemiştir. Müslümanların önce Semerkant?ta ve daha sonra Bağdat?ta kâğıt üretimini gerçekleştirmeleri sonucunda, yazıları uzun süre silinmeden muhafaza eden yazı malzemesine böylece kavuşulmuş oldu. Hem üretimi kolay hem de ucuza mal edilen kâğıt, kitapların yazılmasını ve çoğalmasını sağlamıştı. Bu da bilginin süratle yayılması demekti. Müslümanların bilginin dönüşümüne yaptığı bu katkının bir benzerini 1448 yılında bir kâğıdın iki yüzüne baskı yapan matbaanın bulunmasıyla eş değer kabul etmek lazımdır. Matbaa sayesinde Avrupa şehirlerinde büyük kütüphanelerin oluştuğu gibi bilginlerin evlerinde de kitapların ortaya çıkmasına neden olmuştu.

Hak dinin Peygamber?i, ?hikmet müminin yitiğidir, nerede bulursa alır? diye işaret buyurmuştu. Bu düstur üzerine, her yerde hikmetin peşinde koşturan Müslümanlar, ilmin önündeki dinî, ırkî, coğrafî bütün engelleri yıkmışlardı. İlk olarak hikmeti daha çok Hint tercümeleri ve Yunan filozoflarından elde etmeye çalışmışlardı. Batı felsefesinin rengini taşıyan ilk ışık, Halife Mansur?un açtığı ve Halife Me?mun?un genişlettiği pencereden sızar İslam dünyasına. Tercümelerin getirdiği bu yeni renk ve düşünceyi, zirveye taşıyan kurum: Beytü?l-Hikme. Tercüme edilen eserlerin terazinin bir kefesine, öbür kefeye de yapılan tercümenin karşılığı olarak onu dengeleyecek kadar altının konulması, ilmin yani düşüncenin kıymet ve transfer bedelidir. Tercüme edilen kitaplar yalnızca felsefî eserler değildi, tıp, astronomi, matematik gibi alanlarla birlikte çocuk eğitimi ile ilgili olanları da mevcuttu.

İlim yelpazesinin geniş tutulması, Müslümanların düşünce ufkunun da genişliğine işaretti. Belki İslam düşünürleri, coğrafya ile ilgili ilk bilgilerini Ptoleme?nin Geography (Coğrafya) adlı kitabından almışlardı. Ancak çok geçmeden İslam Devletinin merkezinde Halife Me?mun, kıblenin tespiti için çalışmalar yaptırmıştı. Bu çalışmaların yanında, bir grup bilim adamları, çeşitli aletler yardımıyla hem güneşin konumunu hem de öğlen çizgisinin tam yönünü belirlemek amacıyla Suriye ve Irak ovalarında günümüzdeki modern ölçümlere yakın değerleri belirlemişlerdi. Bu, Carlo A. Nallino?nun ifadesiyle, ilk ciddi yeryüzü ölçümüdür.

İlme yaptığı tercümelerle büyük bir katkı sağlayan Huneyn b. İshak, Arapçaya Galen?in felsefî eserleriyle birlikte tıp alanında yazdıklarını; Hippocrates ve Dioscorides?in tıp alanındaki çalışmalarını da tercüme etmişti. Huneyn b. İshak, bu şekilde toplam 129 çalışmayı tercüme ederek, Yunancayla yazılmış eserlerin Arap diliyle muhafazasını sağlamıştı. İslam dünyasında gittikçe gelişen tıp ve farmakoloji (ilaçbilim) ilmine en büyük katkıyı yapanlardan birisi Ebu Bekir er-Razî?dir. Yaşadığı dönemin en büyük hekimi olan Razî, çok hacimli Kitabu?l-Havî (Latincesi: Liber Contitens) adlı eserinin yanında yazdığı başka kitaplarla tıp ve ilaç alanında yeni çığırlar açmıştır. Pek çok eseri Latince ve İbraniceye çevrilen Razî, Avrupa?da 17. yüzyıla kadar tartışmasız tıp otoritesi olarak kabul edilmiştir. Galen?in tıbbını da eleştiren Razî, bu eleştirilerini Kitabu?ş-Şukuk adlı eserinde toplamıştır. Razî, ayrıca Kitabu?l-Tıbbi?l-Mansurî adlı eserinde ışık düşümünde gözbebeğinin daraldığını söyleyen ilk kişidir. Razî?nin tıp ilmine olan katkılarından dolayı ve tıp ilminin İslâm dünyasındaki bir diğer önderi olan İbn Sina ile birlikte büyük boy tabloları, günümüzde Paris Üniversitesi Tıp Fakültesinin büyük salonunu süslemektedir.

Endülüslü çok yönlü âlim Abbas b. Fırnas, asıl mesleği mühendislik olmakla birlikte astronomi, matematik ve felsefenin yanında kimya ilmine de ilgi duyardı. İlk kez taşlardan cam üretimini gerçekleştiren bir atölye kurmayı başarmıştı. Abbas b. Fırnas, asıl şöhretini geliştirdiği aletlerle ilk kez uçmayı denemesiyle kazanmıştı. 210/825 yılında yaptığı ilk denemede, günümüzdeki paraşütleri hatırlatırcasına demirden yaptığı kanatların üzerini tüylerle kaplayıp uzun bir mesafeyi uçmayı başarmıştı. O, bu açıdan haklı bir üne sahiptir. Yetmişli yaşlarında iken 261/875 yılında ikinci kez benzer bir denemeye daha kalkışan Abbas b. Fırnas, bu kez küçük sıyrıklarla yere inmeyi başarmıştı.

İslam düşünürlerinin parlak fikirleri ve buluşları, onları ve ikamet ettikleri merkezleri birer cazibe merkezi haline getirmişti. Avrupa?dan yola çıkan pek çok ilim aşığı, soluğu ilmin güneşinin parladığı yer olan Endülüs?te almışlardı. Burada ilim tahsil eden pek çok Avrupalı düşünür, İslâm Medeniyetinin derin tesirlerini taşıdıkları için içinde yaşadıkları toplumlar tarafından dışlanmışlardı. Roger Bacon, tabiat felsefesine yani tabiî ilimlere erişmek için Arapça öğrenmenin şart olduğunu ifade ettiğinde, Oxfordluların hiddetini çekmiş ve sokaklarda yapılan gösterilerde "Bacon Müslüman oldu" diye isyan etmişlerdi. Albertus Magnus ise, İslâm ilmine verdiği önemden dolayı çoğu zaman kürsüye İslâmî giysilerle çıkıp ders vermişti.

Müslümanların ilme katkıları sayılamayacak kadar çoktur. Sadece kendi dünyalarını değil diğer iklimlere de ışık saçan İslam âlimleri, bir müddet sonra adeta akıl tutulmasına yakalanmışlardır. Öyle ki Avusturyalılarla aramızda geçen bir savaşta, Petervadin?de şehit düşen Sadrazam Damat Ali Paşa?nın yalnız kataloğu 4 cilt tutan, kitaplarının müsaderesi için çıkan irade üzerine, bunların arasında bulunan felsefe, tarih ve astronomi kitaplarının kütüphanelere vakfı caiz olamayacağına dair Şeyhülislam Ebu İshak İsmail Efendi?nin fetva verdiğini görüyoruz. Bazı ilimlere kapılarını kapatan ilim adamları, aslında kendi yüzlerine hakikatin kapısını kapatmışlardı. İlmi dinî ve dünyevî diye ayıran zihniyet, dinî olana sarılmış dünyevî olanı dışlamıştı. Aslında dışarda kalan kendileriydi.

Bazı İslam âlimleri, mirasını çöpe atan hoyrat birer mirasyedi gibiydiler. Terekesini dağıttığı varisin mezarına ağıt yaktıkça geçmişe sığınıyordu. İlim adına eller, bom boştu artık. Yad ellerden dilenmeye çıkan birer pusulasız yolcu gibiydik. İlimden uzaklaşmanın bedelini, ağır bir şekilde ödedi İslam dünyası ve ödemeye de devam etmektedir. Bu sebeple günümüzde her mirasını paylaşanın, hançerlediği talihsiz bir cenaze gibi İslam coğrafyası.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1151/islam-ve-ilim

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

17.11.2019 Sinema ve Dindarlar
10.11.2019 Müzik Haram Mıdır?
27.10.2019 Her Dönemin Yardakçıları
20.10.2019 Zor Oyunu Bozar
07.10.2019 Irkçılık Batının Malıdır
22.09.2019 Peygamber İnkârcıları
11.09.2019 Soner Yalçın?ın Atmasyonu
09.09.2019 Ne Saçmalıklarla Uğraşmı?ız
27.08.2019 Hırsızların Dangılları
21.08.2019 Biri Bana Kardeşlikten Söz Etsin Lütfen
11.08.2019 Önemli Kararlarım
29.07.2019 Kuş da Medeniyetimizin Bir Parçasıdır
20.07.2019 Hayat Dediğin Mana Yüklüdür
10.07.2019 ?iîlere de Bir Sözünüz Var mı?
01.07.2019 Şefaat Torpil midir?
24.06.2019 Kitleleri Yönetmek Kolay Mı?
18.06.2019 Güzel İnsanları Katleden Ülke: Mısır
10.06.2019 Şefaat Var Mıdır?
30.05.2019 Deistlerin Taptığı Bir İnşaat Ustasıdır
21.05.2019 Hz. Ömer?in Davasına Talip Olanlar Mirasına Talip Oldular mı?
13.05.2019 Akıl Ediyor Ama Hissetmiyorduk
03.05.2019 Ramazan Şemsiye Oruç Kalkandir
26.04.2019 Allah Belanızı Versin!..
18.04.2019 Hayatımızdan Çekip Gidenler
24.12.2018 Yazarlarımız nasıl yazıyorlar?
18.12.2018 Akıl ediyor ama hissetmiyorduk
13.12.2018 İnsan olmanın imtiyazı kaleme sarılmaktır
01.12.2018 Dilimize yapışan kelime: Kültür
03.11.2018 İtaat edilecek Ulu?l-Emr kimdir?
28.10.2018 Düşük profilli kafaya dikkat
22.10.2018 Mezhep taasubu
09.10.2018 Bir ateistin yanılgısı
25.09.2018 Sevgi ve sevgili üzerine
14.09.2018 Hainler cenneti memleketim
29.08.2018 Okusan da dert, okumasan da
21.08.2018 Eli hançerli ortak
15.08.2018 Namaz bir mesajdır
31.07.2018 Sevgi diliyle var olmak
30.06.2018 Doktorları vahşilere yem etmeyin
19.06.2018 Öküzler tanrı resmini çizselerdi
12.06.2018 Seçimin rengini ne belirliyor?
05.06.2018 Kur?an Değer Katar
29.05.2018 Bir manevi atmosferdir: Ramazan
20.05.2018 Şeytanlar birleşiyor, ifritler çiftleşiyor
16.05.2018 Ramazan tefekkür demektir
09.05.2018 İnsanlık onuru insanın gururudur
30.04.2018 'Atam tutam ben seni'
27.04.2018 Batılı kafa hür iradeye düşmandır
20.04.2018 Mutlu memleketin mahzun evladı: Mehmet Akif
06.04.2018 Dinde yenilik reform mudur?
03.04.2018 Akif'in Tevfik Fikret çatışması ve vatan sevgisi
27.03.2018 Akif'in Teşkilat-ı Mahsusa ve Abdülhamid ile ilişkisi
20.03.2018 Mehmet Akif'in İttihat-Terakki Cemiyeti ile ilişkisi
19.03.2018 Mehmet Akif anlaşıldı mı ki!..
11.03.2018 Kadın dövülmeli erkek övülmeli mi?
27.02.2018 Silahla öldürülmeyenler ahlaksızlıkla öldürülüyor
15.02.2018 Vicdan karası yüzkarasından beterdir
05.02.2018 Vatan hainliği ile vatanseverlik arasında ince bir çizgi vardır
01.02.2018 Şayet utanmazsan, dilediğini yap!..
21.01.2018 AMERİKALI SİYASİLER PENTAGON?UN KORİDORLARINDA KAYBOLUYORLAR
15.01.2018 BİZİ ONLAR KURTARACAK
03.01.2018 İRAN?DA NELER OLUYOR?
26.12.2017 İNSAN SEVGİSİNİN NERESİNDEYİZ?
19.12.2017 TAASSUP, AKLIMIZI DA ÇELER GÖNLÜMÜZÜ DE
11.12.2017 TAASSUBUN ÇOCUĞU CEHALETTİR
06.12.2017 KUDÜS ALINAN FİYATA VERİLİR
27.11.2017 PETROL KOKUSUNA KOŞAN KÖPEKBALIKLARI
20.11.2017 AKLA ZİYAN İŞLER
14.11.2017 ADAM ÖLDÜRMEYİ OYUN MU SANDIN?
06.11.2017 PASTA DEĞİL ÜLKE PAYLAŞIYORLAR
30.10.2017 SAYIN CUMHURBAŞKANIM ?HAVAALANI PROTOKOLU?NU DEĞİŞTİRİN
24.10.2017 HER YERDE HEP AYNI HİLE
19.10.2017 BU MÜFREDAT DEĞİŞMELİ
11.10.2017 BİR KULÜBESİ BİLE TAHRİP OLMAYANLAR CANIMIZI YAKIYOR
03.10.2017 ABD ÖLDÜRECEK ?CANAVAR? ARIYOR
30.09.2017 HİZAYA GELMEK YA DA SAF TUTMAK
21.09.2017 RÜYALARINDA GEZİNDİM İSTANBUL?UN
12.09.2017 ARAKAN?I MI YOKSA 2019?U MU KONUŞALIM?
07.09.2017 AKIL NE KADAR GEREKLİ?
31.08.2017 DEVE SİDİĞİNDEN DAVA ÜRETMEK
20.08.2017 KARDEŞLİK SINIR TANIMAZ
10.08.2017 TÜRK KIZI LEYLA?NIN MÜSLÜMAN OLUŞU
06.08.2017 MÜFTÜ NİKÂH KIYSA NE OLUR?
25.07.2017 TARTIŞMA, ?HIRLAŞMA? DEĞİLDİR
22.07.2017 GÜNÜMÜZ FERHAT İLE ŞİRİNİNİ GÖRDÜM
14.07.2017 DİKTATÖRLÜĞÜ DE BATIYA BORÇLUYUZ ÖZGÜRLÜĞÜ DE
06.07.2017 İKTİDAR HIRSI BAZEN ÇOK VAHŞİCEDİR- II
29.06.2017 İKTİDAR HIRSI BAZEN ÇOK VAHŞİCEDİR- I
21.06.2017 ANNEYE VE BABAYA BİR GÜN DEĞİL BİR ÖMÜR AYRILIR
14.06.2017 HER GÜL BAHÇESİ ÇOCUKLARIN MEKÂNIDIR
09.06.2017 MAHALLE KAVGASI MI, CAMİ VE ÇOCUK MESELESİ Mİ?
02.06.2017 ORUÇ BİZİ TUTAR MI?
26.05.2017 NECİP FAZIL ANISINA...
18.05.2017 İSLAM VE İLİM
11.05.2017 HIRİSTİYANLIK VE İLİM
04.05.2017 İLİM
29.04.2017 AŞK?I YAZAYIM DEDİM
18.04.2017 REFERANDUM SONUCU BİR BAŞARIDIR AMA...
13.04.2017 AYDINLIK BİR GÜNE YÜRÜYORUZ
06.04.2017 KANPAZARI: İDLİB
30.03.2017 ?HAÇLI RUHU? BİR İNANÇ MI YOKSA ZİHNİYET MİDİR?
23.03.2017 BİZE ÖZGÜRLÜK GETİRİRLER Mİ?
16.03.2017 AVRUPA TAHAMMÜLSÜZLÜĞÜ VE ?TURO-ARYEN?LER
09.03.2017 KOZMETİK SANAYİNİN SEMBOLÜ: SÜSLÜ MUMYALAR
02.03.2017 İNANMAK ZOR ŞEYDİR
23.02.2017 YANGIN VAR DİYE KOŞUŞTULAR OYSA GÜNEŞ DOĞUYORDU
16.02.2017 PEYGAMBERLER BIRER INSANDIR
09.02.2017 NEDEN TÜRKÜ DİNLEMEYİZ Kİ?
02.02.2017 TÜRKİYE?DE BAŞKANLIK NE ANLAMA GELİYOR?
26.01.2017 SALTANAT MEŞRU MUDUR?
18.01.2017 İSLAM?DA DEVLET BAŞKANININ SEÇİMİ
12.01.2017 İSLÂMÎ BAKIŞLA DEVLET BAŞKANLIĞI
05.01.2017 KURŞUN ADRES SORMAZ AMA TERÖR HEDEF ŞEÇER
29.12.2016 KAÇ KEZ TIRPANLA BİÇTİLER BİZİ
22.12.2016 BİZ PRANGALARI KIRDIK, HALA TASMALILAR VAR
18.12.2016 YENİ SAVAŞ KONSEPTİ: TERÖRDÜR
07.12.2016 TERÖR YUMURTLAYAN TAVUK
30.11.2016 YANGIN YÜREĞİMİZDE
24.11.2016 KÖY İLKOKULUNDAYIM
16.11.2016 KAÇIŞAN SATILIK RUHLAR
09.11.2016 KELEBEĞİN FIRTINASI
03.11.2016 YENİ BİR MEZHEPLER SAVAŞI KAPIDA MI?
18.10.2016 GÖZ GÖRE GÖRE TUZAK
05.10.2016 CEHALETİN SINIRI YOKTUR
29.09.2016 TEKBİR?DEN ÜRKMEK
21.09.2016 BATI MI DEDİNİZ?
15.09.2016 İKİSİ DE YUMURTLADIĞINA GÖRE TAVUK DA KAZDIR
07.09.2016 ALTIN DİŞLİ ÇOCUK
01.09.2016 SUSUN BARİ !...
24.08.2016 İNSAN
18.08.2016 DEMOKLESİN KILICI MI, TERÖR SOPASI MI?
11.08.2016 ADİL OLMAK ZORUNDAYIZ
03.08.2016 DARBENİN ARİTMETİĞİ
28.07.2016 İLERİYE BAKMAK
21.07.2016 KARTONDAN ADAMLARDAN KAHRAMAN ÇIKMAZ
18.07.2016 SENARYOSUZ DARBE OLMAZMIŞ!
14.07.2016 FİLİSTİNLİ KIZA
30.06.2016 TERÖR ALÇAKLIĞI
29.06.2016 ŞAHİDİM İSRAİLDİR
23.06.2016 ?NUR TOPU SAVAŞÇILAR? KİMİN ESERİ?
16.06.2016 GÜÇLÜNÜN SAVAŞI MI, HAÇLININ MI?
09.06.2016 YAZMAYA BAŞLARKEN