HAKARET

Hakaret herkes için geçerlidir...
İnsan olanın dokunulmaz kişiliği vardır.


...


Anadolu’ya ayak bastığımız andan bu güne kadar aşağı yukarı bin yıl geçti.
Yüzlerce devlet adamı...
Çağ kapatıp çağ açandan tutun da dünya Müslümanlarını hilafet adı altında bir buyruk, bir bayrak yapan Yavuzlar da geldi geçti. Bunların hiçbirisinin kişiliği diğerininkinden farklı, ayrıcalıklı değildi. Bozacı neyse padişah da oydu...
Manevi şahsiyetler kanunla, dayatma ile, tekme tokatla korunmaz.
İhtiyaçta yok.Hele de tarihe mal olan kişiler tarihle yargılanır.


...


Şöyle diyelim, Fatih Sultan Mehmed’e hakaret edildi diye açılmış bir dava, hapse atılan tek bir kişi bulamazsınız. Sultan Hamid’e ağız dolusu küfredenler de dahil.

...


Hakaret iyi bir şey mi?
Değil elbette, hatta seviyesizliktir.

...


Ayrıcalık dedik...
Merhum Menderes'e veya İsmet Paşa’ya hakaret edilse kimseler tınmaz da Mustafa Kemal olunca başta devleti idare edenler ayağa kalkıyor...

...


O zaman sormak lazım, “Atatürk'ü Koruma Kanunu” kimin eseri?
CHP değil tabi, kanunu demokrat partililer çıkardılar...
Çıkardılar da en sonunda başları o kazanda kaynadı. Yanı karşı taraf o silahla ateş ederek düşürüldüler. Şimdi de aynı havayı görüyorum.


...

Kim olursa olsun, hiç kimse annesi ve babasının günahından sorgulanamaz, ilzam edilemez. Aynı şekilde tarihi olayları anlatırken bile hakaret içeren cümleler kullanılmamalı.
Kullanan olursa herkese ne yapılıyorsa ona da yapılır...
...
Kanun önünde eşitlik...


...


Gündeme oturan “Atatürk'e hakaret” olayını az çok irdeledim.
Bu olayda kraldan çok kral kesilenler var. hatta belli çevrelere mesaj verme adına takiye kursu görenleri de hiç tasvip etmiyorum. Bir televizyon programında yazar Süleyman Yeşilyurt’un sarf ettiği sözler nedeniyle tutuklandığını görüyoruz. Bu kişi, sanki hiç konuşulmamış, yazılmamış gibi Mustafa Kemal'ın Afet İnan’la olan duygusallığını dile getirince at kaçtı torba düştü.

...


Ne bu şiddet bu celal!

...

Bu yazarın 16 yıl önce yayınlanan “Atatürk’ün Gönül Galerisi” adlı kitabi var. Sade o değil, daha başka kitaplar da var. Zamanında bu kitap sol basında çok konuşuldu, hatta Milliyet Gazetesi bile Ata'nın gönül ilişkilerine övgü yazılar da yazdı. Ama ne var ki bu günlerde fincancı katırlarının ürkmesi gerçekten düşündürücü. Bana göre gereksizlik, işgüzarlık.


...

Mustafa Kemal'ı sevmeyebiliriz.
Ancak annesine seviyesiz, mesnetsiz, delilsiz dil uzatılmayı da tasvip etmeyiz.


..


Mustafa Kemal falancının oğludur diye değil, kendi eylemleri neyse odur.
Olaya öyle bakarız.
Ancak olay yargıya intikal ettiği için daha fazla yorum yapmayı istemem, benim bakışım bazılarının işgüzarlığıdır. Korkarım, o işgüzarlık tarihin tekerrürü halinde giderek gayretullaha kadar dokunur. Akabinde tokat gelir...


...


Yöremizde büyükçe yayla kazanları olur.
Yal kazanları...
Kara tosun kazanın yalını yeyip bitirdikten sonra dibini bir hoş uzun bir süre yalar.
Merak ya, sorulur.
Derler ki, tabi ki yalar, sonunda başı o kazanda pişecek...


...


Doğrusunu yapalım da yalamaya sıra gelince geçmişe biraz bakalım.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1139/hakaret.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar