“YÜZÜNCÜ YIL MARŞI” NASIL OLMALI?

Türkiye Cumhuriyetinin onuncu, yirminci, ellinci derken hızla yüzüncü yılına yaklaşıyoruz. Oldukça görkemli kutlanacağa benzeyen yüzüncü yılında söylenecek marşta oldukça önemli.

2023 yılında yaklaşık 85 milyon nüfusa sahip olması beklenen Türkiye, ekonomisi ve teknolojisi ile dünyadaki ilk on ülke arasına girme iddiasındadır. Bu iddianın hayal olmadığını düşünüyorum. Çünkü eğitim düzeyimizin artması ve teknolojik ve sanayi üretimimizdeki gelişmeler bu umudumuzu artırıyor.

Türkiye yüzüncü yılında dünyanın ilk on ekonomisi arasına giremese de halen genç bir nüfus yapısına sahip olması ve ülkedeki nüfusun yarısının 30 yaşın altında bulunması geleceğe umutla bakmamızı sağlıyor. TÜİK araştırmasına göre gençlerin yüzde 84’ü gelecekten umutlu olduğunu ifade ediyor. Bu sonuçta Türkiye’nin yüzüncü yılına dinamik bir nüfus ve idealizm ile gireceğini gösteriyor.

Tabi ki Türkiye yüzüncü yılına girerken yeni marş ve şarkılar da yazılacak ve bestelenecektir. Büyüyen Türkiye’nin yüzüncü yılına yakışır bir marş da bekliyoruz. Bu konuda yetkililerin her hangi bir hazırlığı var mı bilmiyorum. Ama çok gecikmeden güfte ve beste yarışmaları açılmalı diye düşünüyorum. Nasıl onuncu yılda bestelenen marş bu güne kadar söylenir haldeyse, yüzüncü yıl marşı da öyle olmalı ki geçmiş ve gelecek yüzyılı kapsamalı ve gençlere yol göstermelidir.

Türkiye’nin tüm dinamiklerini ve hedeflerini içerecek, toplumun büyük çoğunluğunun sözlerini ve bestesini beğeneceği güzel bir marş olmalıdır. Marşın tınıları Orta Asya’dan Kafkaslar’a, Anadolu’dan Balkanlar’a ve Ortadoğu’ya kadar yaşayan insanların gönül telini titretmelidir. Sözleri de bir o kadar kapsayıcı ve birleştirici olmalıdır.

Büyüyen ve gelişen Türkiye’nin hedefleri varsa ki,  var olduğunu biliyoruz. Gelecekte Türkiye’nin ekonomik ve kültürel etki alanına gireceğini düşündüğümüz eski vilayetlerimiz olan çevre ülkeleri de gelecek planlarımız içinde değerlendirmeliyiz. Bu nedenle yüzüncü yılımızda yazılacak ve bestelenecek marşımız sahip olduğumuz eski topraklarda yaşayan soydaşlarımız ve bizi seven tebaamıza da hitap etmelidir.

Bu marşta Orta Asya ezgileri olduğu kadar, Balkan ezgileri de olmalıdır. Sözlerini tam anlamasak da bir Kazak veya Uygur müziğini nasıl gönül telimizin derinliklerinde hissediyor isek, yüzüncü yıl marşı da oralarda yaşayan Türklere ve bize ümit bağlamış toplumlara mesaj vermelidir.

Müzikten çok iyi anlamamakla birlikte, ‘Yüzüncü Yıl Marşı’ bestesinde batı müziği enstrumanlarının yanında mutlaka Türk müziği enstrumanları da kullanılmalıdır.

Nasıl onuncu yıl marşı;

“On yılda onbeş milyon genç yarattık her yaştan’

Demir ağlarla ördük Anayurdu dört baştan.”

diye başlıyorsa, Yüzüncü Yıl Marşı da;

“Yüz yılda yüz milyon genç yetiştirdik her yaştan’

Hızlı trenlerle ördük Anayurdu dört baştan.”

diye mi başlar bilemem. Bu konuyu marşın güftecisine bırakalım. Tabi ki yüzüncü yıl marşı ne kadar  milli  marş olmasa da para ödülünü almayacak bir Mehmet Akif’i  bulunur mu bilemem.

Ama şu gerçek ki ülkemizin bir asrı devirmesi önemli bir konudur. Bu nedenle önünüzdeki altı  yıl da hepimiz daha çok çalışıp çabalayıp ülkemizi dünyanın ilk on ülkesi arasına sokmalıyız. Hepimiz aynı gemide yaşadığımız için sağımıza solumuza bakmadan hedefe kilitlenip meşhur ‘çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkmalıyız.’ Yoksa şucu bucu kavgaları ile bir yüz yıl daha kaybetmeyelim. Enerjimizi iç çekişmeler ile tüketmeyelim.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1138/yuzuncu-yil-marsi-nasil-olmali.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Sadık Doğan
15.05.2017 17:41
Yüzüncü Yıl Marşında bizden bir şeyler olursa güzel olur. Zamanı geldi artık.
ŞEHNAZ ŞAHİN
19.05.2017 00:48
Sayın yazar çok önemli bir konuyu dile getirmişsiniz. Bugün yeni şeyler söylemek lazım elbette. Yüreğine sağlık. Bu ilk yazınız oldukça ilgimi çekti. Takipçiniz olacağım.
ŞEHNAZ ŞAHİN
19.05.2017 00:50
Sayın yazar çok önemli bir konuyu dile getirmişsiniz. Bugün yeni şeyler söylemek lazım elbette. Yüreğine sağlık. Bu ilk yazınız oldukça ilgimi çekti. Takipçiniz olacağım.

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar