ÖLÇÜ MESELESİ

Eklenme Tarihi: 07.05.2017 09:23:41 - Güncellenme Tarihi: 07.05.2017 09:23:41

Ölçü, akli olanı temsil etmeli. Akli olan da ölçülü olan olarak kendisini göstermeli.

Hangi konu olursa olsun, makûl olan, hep tercih edilen de olmalı.
Çünkü makûl olan etrafında toplanma, hemen herkesin de kabul edebileceği bir davranma biçimidir.

Makûl olan, aklın ölçüsüdür. Aklın ölçüsü ortadan kalkınca, akıldışı olan kendisine alan bulur. Akıldışı olanın yerleşmesi, akli olanın anormal olarak değerlenmesine de neden olmaya başlar. Kötü paranın iyi parayı kovması gibi...

Bilim dünyasından tutun da spor, sanat, siyaset, hukuk, ekonomi gibi her alanda ihtiyacımız olan, ölçülü olanın, makûl olanın yaşamasıdır. Bu alanların hiçbirisi, makûl olanın dışına çıkmaya teşne olan davranışları, düşünceleri kaldırmaz. Çünkü dünyanın, makûl olanı terketme lüksü yoktur. Dünya, makûl olandan uzaklaştığında, akli olanı kaybettiğinde, akıldışı olan kendine yer bulmaya başladığında her şey mubah olmaya da başlar. Kuralın, değerin, anlamın ortadan kalkmasıdır bu. Eylemleri, fikirleri yargılayacak ölçünün ortadan kalkmasıdır bu. Keyfiliğin meşruiyet kazanmasının önünün açılmasıdır bu.

Nicelik ile nitelik ilişkisi, ölçü meselesinde ,?kantarın topuzunu kaçırdığımız? bir durumu ifade etmek bakımından manidardır.

Zira bilinir ama hiç de riayet edilmeyen hususlardan birisi; nicelik ile nitelik arasında ters orantı olduğudur. Böyle olmasına rağmen, niteliğin nicelik içerisinden çıkmadığını gördüğümüz, tecrübe ettiğimiz halde çıkacağına dair fikrimizi ve davranışımızı inatla devam ettiririz.

Son iki üç yıldan bu yana, kongre ve sempozyum düzenleme konusunda rekora doğru gidiyoruz.

Hem de uluslararası. Garabetin böylesi görülmüş gibi değil: ?Sempozyum, akademik teşvik kriterlerini sağlamaktadır? biçiminde açıklayıcı bir cümleyi de koymayı ihmal etmiyorlar.

Sempozyuma katılım ücreti olarak alınan dolar ya da euro cinsinden paralar da ayrı bir konu: Hazırlanacaksınız, bildirinizi sunacaksınız, bunun için ücret ödeyeceksiniz, sizi bir kaç kişi ya dinleyecek ya da dinlemeyecek ve bütün bunlardan sonra da ?bilmem ne sınıfı bir degide ya da bilmem hangi ölçüye uygun olarak taranan bir dergide? bildirinizin yayınlanması için ayrı bir ücret ödeyeceksiniz. Üstelik kimse tarafından da okunmayacak olan bir bildiri.

Skor peşinde koşmak, rekor kırmak ama hiçbir değeri olmayan bir biçimde her yapılan eylemi, bir puan hedefi dışında sağladığı hiçbir fayda taşımadan gerçekleştirmek.

İşte asıl garabet burada yatıyor: Niteliği niceliğe kurban ediyoruz. Niceliği niteliğin önüne koyuyoruz. Amaç ile aracın yerini değiştiriyoruz. Her değeri maddileştirip ölçmeye ve sayı ile ifade edip övünmeye çalışıyoruz.

Rakamlara tapınmak ve onların krallığına mahkûm olmak kadar işi esasından uzaklaştıran başka bir şey var mı bilmem?

Rakamların büyüsünün etkisine kapılan bir toplum, matematik konusunda hiçbir şey üretmiyor. Matematik bilmeden rakamların iktidarına teslim olmak, nasıl bir patolojidir acaba?

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1120/olcu-meselesi

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

19.05.2019 Medeniyet Tasavvuru
27.01.2019 HAYAT: Yeniden bir daha mı?
06.01.2019 Bedenin değeri ve öldürme
03.06.2018 Mücadele ve insan
27.05.2018 Bir garip tahlil...
25.03.2018 Bir Hareket ve Fikir Adamı Olarak Topçu Paneli
25.02.2018 Kendini Aşan Düşünce
11.02.2018 Milliyetçilik mi? Ama Nasıl Bir Milliyetçilik?
04.02.2018 Hakikate karşı suç işlemek
28.01.2018 Kötülük, İnsanın Bir Vehmi mi Gerçeği mi?
21.01.2018 SAVAŞ VE OYUN
14.01.2018 KENDİMİZİ NASIL İNŞA EDER VE ANLARIZ?
29.12.2017 NEREDE KALMIŞTIK?
27.12.2017 NEDEN GERİ KALDIK?
14.12.2017 NURETTİN TOPÇU'YA GÖRE RÖNESANS İHTİYACI
08.12.2017 NURETTİN TOPÇU'NUN ANADOLU MİLLİYETÇİLİĞİ VE SOSYALİZMİ
30.11.2017 NURETTİN TOPÇU'NUN DEMOKRASİ KARŞISINDAKİ TUTUMU
24.11.2017 BATICILIK, TÜRKÇÜLÜK ve İSLÂMCILIK KARŞISINDA NURETTİN TOPÇU-2
22.11.2017 BATICILIK, TÜRKÇÜLÜK VE İSLÂMCILIK KARŞISINDA NURETTİN TOPÇU-1
18.11.2017 Kerime Yıldız?a Nazire: SİNEMADAN FELSEFEYE...
02.11.2017 VEFA ÖDÜLÜ VE TOPÇU
13.08.2017 KİTLELEŞME, KİŞİ OLMAYI YOK EDER...
23.07.2017 AKLA DUYULAN İHTİYAÇ
16.07.2017 KALKIŞMANIN ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇTİ?
02.07.2017 HAKİKAT VE DOST
11.06.2017 AHLAK VE DİN İLİŞKİSİ ÜZERİNE KISA NOTLAR?
03.06.2017 BİLİM-FELSEFE VE SANAT İÇİN?
21.05.2017 POZİTİVİZM Mİ?
13.05.2017 YÖNETİCİLİK İLE MUTLULUK BAĞDAŞIR MI?
07.05.2017 ÖLÇÜ MESELESİ
23.04.2017 ÇOCUKLAR VE OYUN
16.04.2017 ZAMAN-İNSAN İLİŞKİSİ
02.04.2017 SORUNLAR KARŞISINDA AKADEMİSYEN
19.03.2017 İNSAN DÜNYASI: ANLAŞILMAYI BEKLER...
12.03.2017 AVRUPA VE KRİZ
25.02.2017 BİLME İSTEĞİ: BİLİM VE FELSEFE
12.02.2017 İKİ DÜNYA: EVET-HAYIR
29.01.2017 Gerçekliğin Sözünden Sözün Gerçekliğine...
22.01.2017 TARİHİN SONUNDA DEĞİLİZ...
12.01.2017 NEREYE GİDİYORUZ?
29.12.2016 TARİHE BAKIŞ
25.12.2016 MİLLİLİK ESAS OLMALI
22.12.2016 BİR DEĞERLENDİRME
06.11.2016 ÜNİVERSİTELER VE REKTÖRLÜK SEÇİMLERİ
30.10.2016 CUMHURİYET
27.10.2016 ÖZGÜRLÜK VE SORUMLULUK ÜSTÜNE
16.10.2016 YOKSULLUK ve ADALET
09.10.2016 ANADOLU İRFANI
02.10.2016 EĞİTİM SORUNUMUZ
25.09.2016 KRİZ
21.08.2016 AMAN ALLAHIM!..
17.07.2016 DARBE
30.06.2016 İNSAN VE SORUMLULUK
23.06.2016 KİTLEDEN KÜTLEYE?
19.06.2016 HAYATA DAİR BİR KAÇ SÖZ
16.06.2016 YAZIYA KARŞI KONUŞMA
12.06.2016 OKUMAK
09.06.2016 İLK YAZI