KERKÜK-MUSUL ÜZERİNE

Eklenme Tarihi: 02.05.2017 00:17:25 - Güncellenme Tarihi: 31.03.2020 20:21:26

         Ne zaman bu iki kutlu belde üzerinde kötü niyetli bir değişik yapılanma niyeti ve ya işareti olur, o zaman bu Millet infiale uğrar. Haklı olarak endişelenir.  Bizim bir Kerkük- Musul davamız hep olmuştur ve olacaktır da.

     Yer altı zenginliğinden ötürü cihanın gözü üzerinde olan bu beldelerin sınırlarımız içinde tahayyül edilmesi şimdilik hayaldir. Bugün için bu beldeler sıkıntıya düşmüşse bu zenginliğinin başına bela olmasından kaynaklanır. Yakın zamanda Kerkük nüfusunun yapısının değişmesini fırsat bilen Kuzey Irak Yönetimi kendi bayraklarını bu beldenin surlarına asarak nabız yoklamak istemiş. Başta Türkiye ve diğer bazı ülkeler, bu durumun oldu bittiye getirilemeyecek kadar önemli olduğu hususunu işin aktörlerine bir şekilde ilettiler.

        Benzeri oldu bittiler bu kentlerin tarihinde çok olmuştur. Irak merkezi hükümetler, özellikle de Saddam Irak?ın da bu bölgenin demogratif yapısı ile çok uğraşılmıştır. Şehrin tabii sahibi olan Türkmen nüfusu bir şekilde bunaltılarak yerlerine Arapların iskânı uzun bir dönem devam etmiş olup bu bunaltma siyasetinin diğer ayağı da Kürt?lerdir. Kürt nüfus da Türkmenler gibi olmasa da daha kuzeye kaydırılma serüveninin muhatabı olduklarını söylemek kadirşinaslıktır.

       Baas Partisi Arap milliyetçiliği gereği nüfusun doğal yapısını bir devlet politikası olarak değiştirmeyi görev bildiği için ne Türkmen?ler ne de Kürt?ler Kerkük?te uzun dönem huzur bulamamışlardır. Hatta Türkmen ileri gelen aydınların zamanla çok büyük zulümler altında işkencelere tabii tutulup ve Saddam?ın zindanlarında şehadet mertebesine ulaşanları da çok olmuştur.

         Gücü ele geçirenin diğerini yok kabul etmesinden kaynaklanan bu zihniyetin sanki varisleri varmış gibi bir tavır tam da böyle hassas dönemde ortaya çıkmaktadır. İşte bunun son örneği;  Kürtlerin Kerkük?e sahiplenmesine gözü kara bir anlayışla dokunuşlarının sebebi budur. Asli unsur olarak Türkmen, Arap ve Kürt?ler nüfusun yapısını değiştirmeden beraber, kardeşçe yaşamayı kendi adlarına son derece zor bir vakıaymış gibi görmeleri sıkıntının temelini oluşturuyor.  Kardeşlik hukukunu geliştirerek bölgenin nimetlerini hak ve adalet üzere paylaşmayı bir türlü beceremiyorlar. Kavga büyüyünce hemen yanı başında bekleyen kan emiciler bu nimetlerin üstüne atlayarak sömürü düzenlerini devam ettiriyorlar. Ve bu kurulan düzen belli dönem yerel nüfusun kaderi oluyor.

        Diğer taraftan, yıllar var ki bu beldeler üzerinde son derece duyarlı olan Türk milliyetçileri ve ya etkin oldukları Türk hükümetleri, benzeri oldu bitti olayında milli reflekslerini güçleri oranında gösterirler. Türk Hükümetleri bazen buradaki olayları kulak ardı ederek, özellikle Türkmenlere yönelik adaletsiz uygulamaları görmemezlikten gelmiştir. Saddam?ın zulmü karşısında çoğu zaman sesini gereği kadar çıkartamamıştır.

        Türk milliyetçileri, Türk aydınları kendi devletlerinin sorumsuzluklarını hemen her platformda dillendirmiştir. Velakin devlet aklı bu deyip geçiştirilmiştir. Şimdi o coğrafyada tekrar sıkıntılar var. Irak önceki Irak değil. Otorite boşluğunun yanında gücü de dün ki gibi değil. Yerel devlet görünümü arz eden Kuzey Irak Kürt Yönetimi bu kent üzerinde hayati karar almayı düşünmüş olmalı ki son bayrak olayında olduğu gibi peşrev çekerek denemelerde bulunuyor.

       Türkiye de dünkü Türkiye değil. Artık tuttuğunu koparacak güçtedir. Henüz Kerkük- Musul üzerinde böyle bir şeyin hayalden öteye geçmeyeceğini de bilir. Velakin her oyun kurucu devlet kadar oyun kurma kabiliyeti bu beldelerde mümkün görünüyor. Yapacağı şey en başta nüfusun demogratif yapısını muhafaza etmek. Türkmenlerin yanında diğer nüfusun hak ve özgürlükler açısında adil bir nizamın oluşumunu takip ederek merkezi hükümeti kontrolde tutmak. Özellikle Türkmenlerin güvencesi olmak gibi baskıları Bağdat hükümetine hissettirmek vazgeçilmezi olmalıdır.

      Şayet merkezi hükümet üzerinde netice alınmazsa Kuzey Irak yönetimiyle bu konuda ittifak kurup Arap?ları da ikna ederek, görünüşte Kuzey Irak sınırları içinde gösterilen bir Kerkük?ü düşünelim. Türkmenlerin son yarım asırdır çektikleri sıkıntılar nasıl son bulur. Kuzey Irak Kürt yönetimi halde olduğu gibi gelecek zamanlarda da yönü hep batıdır. İlk kapı Türkiye, olmazsa olmaz, hayati bir damardır. Kaderlerini Yüce Yaradan Türkiye'ye muhtaç yaratmıştır. Türkiye'siz ve ya Türk?süz Kürt olmaz. Huzur ve saadeti Türk Milleti ile barışık haldeyken yaşamaya programlanmış Rabbani bir cilvedir onlar için.

        Nankör olmadıkları müddetçe iç içe girmiş bu iki halkın geleceği ve huzuru bu şuura ermekle mümkün. Hal böyle iken Kerkük?e Kürt bayrağının çekilmesi ile Irak bayrağı çekilmesi arasındaki pozitif farkı düşünerek hesaplar yapmanın Türkmenlere ne zararı olur. Gönül ister ki bütün Kuzey Irak dâhil Kerkük- Musul misakı milli sınırları içinde olsun.  Şimdilik bunun bir maceradan öte olmayacağı düşüncesi yerine geçici tedbirler, en azında düşünce bazında geliştirmenin faydası görülecektir. Şeytanın tam da gör dediği nokta?

        Bendeniz, Şii Irak bayrağı altında bir Kerkük yerine Sünni Kuzey Irak bayrağı altında stratejik hesaplı bir Kerkük görmeyi yeğlerim. 

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1102/kerkuk-musul-uzerine

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

08.06.2017 MANEVİ ALGILAR
30.05.2017 AHMET ER AĞABEY'İN ARDINDAN
24.05.2017 ATATÜRK YİNE GÜNDEMDE
16.05.2017 YAZARLARIN YAZILARININ KİTAPLAŞMASI HUSUSU
09.05.2017 ŞİMDİ DAHA RAHAT KONUŞABİLİRİZ
02.05.2017 KERKÜK-MUSUL ÜZERİNE
25.04.2017 BİLDİK ANALİZLERİN DIŞINDA
18.04.2017 REFERANDUM ÜZERİNE
11.04.2017 SAYIN BAHÇELİ'YE NAÇİZANE BİR ÖNERİ
04.04.2017 YAZMAKTAN USANDIM
27.03.2017 CEMİL MERİÇ ANISINA
20.03.2017 KOCAMAN ADLARI OLAN KÜÇÜK TOPLUM ÖRGÜTLERİ
14.03.2017 TÜRK MİLLETİNE BORCUMUZ VAR-3
07.03.2017 TÜRK MİLLETİNE BORCUMUZ VAR- 2
28.02.2017 TÜRK MİLLETİNE BORCUMUZ VAR-1 (SANAYİCİ, İŞADAMI İDRİS YAMANTÜRK)
22.02.2017 NAZIM HİKMET KÜLTÜR MERKEZİNDEKİ TOPLANTI
16.02.2017 SAYIN BAHÇELİ NEDEN TABANANINA HÂKİM DEĞİL
09.02.2017 DEMİRBAŞ DEMİRLER, BETONLAŞMIŞ ALGILAR
03.02.2017 PARTİZANLIK VEYA ZOMBİLİK
27.01.2017 Mustafa Sağır ve Abdulkadir Masharipov benzerliği
20.01.2017 HAYATİ VASFİ TAŞYÜREK
13.01.2017 SOSYAL BİLİMLER
05.01.2017 HAS KUL-FAYTONCU MEHMET EFENDİ
30.12.2016 SÖYLEMEZSEM OLMAZ
24.12.2016 OPERASYONEL DEVLET
18.12.2016 MALATYA'NIN KADİRŞİNASLİĞİ
14.12.2016 EKRANDAKİ ÇELİŞKİLER
07.12.2016 ŞEHZADELER ŞEHRİNDE İKİ GÜN
29.11.2016 SİSTEM ARAYIŞLARI
22.11.2016 EKALLİYET REFLEKSİ VEYA CHP
15.11.2016 BAŞARI STATÜKODAN DEĞİL DEĞİŞİMDEDİR
08.11.2016 İNİŞLİ ÇIKIŞLI MHP SİYASETİ - 2
05.11.2016 İNİŞLİ ÇIKIŞLI MHP SİYASETİ - 1
30.10.2016 COĞRAFYANIN İNTİKAMI
23.10.2016 COĞRAFYANIN ZORLADIĞI YÜKÜMLÜLÜK
18.10.2016 HAYAL KIRIKLIĞI
11.10.2016 MİLLİYETÇİLİK DEYİNCE
04.10.2016 SARAYDAKİ ZİKİR
27.09.2016 ATLATILAN TEHLİKENİN TAHLİLi
08.09.2016 DEVLETE DİZ ÇÖKTÜREMEDİLER
08.09.2016 BUKAĞILARIN KIRILMASI VE BEDELİ