REFERANDUM SONUÇLARI NASIL OKUNMALI?

Referandum beklendiği gibi Evet'le sonuçlandı. Vatandaş bir defa daha AK Parti ve onun lideri Sayın Erdoğan'a güvendiğini, itimat ettiğini gösterdi. Bu her şeyden önce bir güven tazelemesidir.

Ancak önümüzde bir Cumhurbaşkanlığı seçimi var, bu güvenin artarak devam etmesi gerekiyor.

Sayın Cumhurbaşkanı da zafer konuşmasında bu hususun altını çizdi. Henüz hiç bir şey bitmiş değil, cumhurbaşkanı seçiminde de aynı sonuçlar alındığında bu safha tamamlanmış olacak.

Alınan oylar üzerinden spekülasyonlar yapılacaktır. Ortada hile yapıldığına dair ikna edici herhangi bir delil yok, üstelik alınan oy AK Parti'nin kendi geleneksel tabanı kadar bir oy. Önemli bir sıçrama yapılmış olsa ve ya anketlerle çok tezat bir sonuç ortaya çıksaydı bu iddiaları konuşmanın bir anlamı olabilirdi.

Siyasette oy miktarları değil, sonuçlar önemlidir. Referandum yüzde 70'lik bir oy oranı ile de aynı sonuçları doğurur, bir oy farkı ile de aynı sonuçları doğurur. Hedeflenen netice tahakkuk ettikten sonra gerisi teferruattır, konuşmaya bile değmez.

AK Parti 1 Kasım seçimlerinde yüzde 49.5 oy aldı, demek ki üzerine 2 puan ilave etmişiz. Oysa MHP-BBP ve AK partinin oy toplamı yüzde 62 ediyor. Bu da bu partilerden çok fazla oy gelmediği anlamına geliyor. Güneydoğu'da HDP yüzde 17-18 civarında oy kaybetmiş, bu Türkiye geneline oranlandığında yüzde 2 civarında bir oy eder. Demek ki  bu partiye kaptırılan oyların bir kısmı geri alınmış. Bu da HDP oylarının kemik oylar olduğu, hiç erimediği, erimeyeceği iddialarını çürütüyor. Doğru, kucaklayıcı politikalarla her partiden oy alınabilir. Bu referandum bunu göstermiştir.

MHP ve BBP'ye de haksızlık etmek istemem, her iki partinin lideri önemli ve riskli bir karar aldılar. Tabanlarına rağmen evet dediler, ama belli ki tabanlarını arkalarından gelmeye ikna edemediler. Yine de bu cesur adımlarından dolayı her türlü teşekkürü hak etmişlerdir.

Aradaki fark toplumun yüzde 48.5'lük kesiminin ikna olmadığını gösteriyor. Bundan sonra bu seçmen kitlesinin ikna edilmesi için çalışmak gerekiyor. Anayasalar milli mutabakat metinleridir. Bir iki puanlık farklar yukarıda ifade edildiği gibi sonuç almaya yettiği halde  gerçek bir mutabakata yetmez. Evet diyen de hayır diyen de bu ülkenin şerefli bir vatandaşıdır. Hayırcı kesimde yayılan korkuların izale edilmesi, demokrasiden, temel hak ve özgürlüklerden taviz verilmeyeceğinin gösterilmesi hepimizin görevidir. Toplumda böyle bir korku varsa korkulanın kendini iyi ve doğru ifade edemediğindendir. Bu da daha kucaklayıcı, daha yumuşak bir politik dilin ne kadar elzem olduğunu gösteriyor. Referandum geride kaldı artık  bundan sonra kardeşliği inşa etmeliyiz. Başkanlık sistemi ülke ve milletimize hayırlı olsun. Oy veren de vermeyen de bizimdir.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1063/referandum-sonuclari-nasil-okunmali.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Usame
18.04.2017 23:50
Sn.Özdağ, yazilarinizi okudugumda akl-i selîmini yitirmemis milletvekillerinin de oldugunu görüyor ve derin yarilmalarin tecrube edilmek zorunda kalindigi toplumumuzu musahade ettigimde duymus oldugum hassasiyette yalniz olmadigimi hatirlayarak teselli oluyorum. Hukumetin resmî bir uzvu olarak bu yerinde objektif yorumlariniz cok degerlidir. Ancak şu kadari var ki benim hissiyâtim muntesibi oldugunuz partinin ekseriyetinin bu olgunlukta olmadigi yonundedir.
Usame
19.04.2017 00:00
..A. Selvi'nin takrîben 2 ay once kosesinde yazdigina gore refanduma gidilirken intihâc edilecek menhecin metnin sagdugu ve olgunlukla anlatmak suretiyle degil de dusmanlastirma uzerinden yurutuleceginin on plana cikirtildigi soylenmektedir ki bunun gectimigiz gunlerde gorgu tanigi olduk. Bu nev'i kutuplasmanin siyasi gayelere ulasmada mubah gorulmesi sistem meselesinden daha vehim degil midir?
Usame
19.04.2017 00:08
..Siyaset tarihimiz ve toplumsal tecrubemiz, bizlere, sistemin ehimmeyetini tecâvüz eden olgunun zihniyet ve kültür oldugunu gostermekte degil midir?Ve son olarak anlamakta gucluk cektigim hususu da sizinle paylasmak istiyorum.Kanul edilen yasada OHAL ilan etme yetkisini hâiz başkanin yururluge soktugu kararnamelerde acik kanunlarla celismeme zorunlulugun kaldirilmasi hangi perspektifle teklif edilmistir, bu toplumsal guvenin zedelenmesine yol acan bir cinayet degil midir?Lutfen bilgilendiriniz

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar