TÜRKİYE KAZANDI

Referandumun tam anlamıyla özeti başlıktaki gibidir.

Gerçekten Türkiye kazanmıştır.

Bu kazancın ilk göstergesi:

Referandumun çok sakin bir ortamda geçmesidir.

Bu kazancın ikinci göstergesi:

Referanduma katılım oranının %86’nın üzerinde bir rakama ulaşmasıdır.

Hiçbir batı demokrasisinde böyle bir katılım oranı yoktur.

Bu da insanımızın demokrasiyi ne kadar benimsediğinin çok açık ifadesidir.

Bu kazancın üçüncü göstergesi:

Ülkenin muhafazakâr seçmenine hitap eden iki büyük partinin bir araya gelmiş olmasıdır.

Gerçekten de AK Parti ile Milliyetçi Hareket Partisinin bir araya gelmesi referandumun sonucu kadar önemlidir.

Bu arada muhafazakâr seçmene hitap eden Büyük Birlik Partisi ile HÜDAPAR’ın da evet cephesinde buluşması ülkenin geleceği bakımından fevkalade önemlidir ve iç açıcıdır.

Türkiye yeni bir yönetim modeline geçerken bu birliktelik çok önemlidir.

Bu kazancın dördüncü göstergesi:

Bu milletin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a beslediği muhabbetin devam etmiş olmasıdır.

Muhalefetin Tek Adam figürünü sürekli işlemesine rağmen, halk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a desteğini yinelemiş ve “Reis sen yürü, biz arkandayız” demiştir.

Ben dâhil, kimileri daha yüksek oranda bir evet oyu beklemesine rağmen, neden daha düşük oranda bir evet oyu çıktı denecek olursa:

Seçime birkaç gün kala Cumhurbaşkanının şöhretli bir danışmanının eyaletten bahsetmesi ve Cumhurbaşkanının her zaman olduğu gibi, bu duruma müdahalesinin gecikmesinin ne kadar oy kaybına sebep olduğunu bilmek mümkün değildir.

İki büyük partinin üzerinde birleştiği anayasa değişikliğinde olmayan bir konunun bir danışman tarafından gündeme getirilmesinin, zaten mütereddit olan MHP seçmeninde nasıl bir etki yaptığını hesap etmek gerçekten çok zordur.

Nitekim bu konuyu Devlet Bahçeli çok dikkat çekici bir üslupla dile getirmiştir.

Bu kazancın beşinci göstergesi:

Devlet Bahçeli’nin, sorumlu bir devlet ve siyaset adamı olarak varlığının bir kere daha ortaya çıkmış olmasıdır.

Devlet Bahçeli bu devletin sigortası olduğunu bir kez daha göstermiştir.

Ve bu kazancın altıncı göstergesi:

O Güzel Nebi’nin (sav) söylediğinin bir kere daha gerçekleşmiş olmasıdır.

Ne diyordu O Güzel Nebi (sav)?

“Benim ümmetim yanlışta birleşmez.”

Demek ki doğru olan budur.

Yani doğru olan hayır değil, doğru olan evettir.

Ve Anadolu insanı bir kere daha irfanının gereğini yapmış…

Vatikan Çatısı altındaki devletlerin istihbarat örgütlerinin olanca çalışmasına…

Rabinoğlu Fetullah’ın haşhaşilerinin her türden yalan propagandasına…

Kandile bağlı pisliklerin kendi metotlarıyla yaptıkları olağan üstü baskılara…

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun akla hayale gelmeyecek yalan beyanlarına…

Saadet Partisi gibi Milli Görüş Çizgisinin devamı olan bir partinin, siyasi hayatı boyunca kendisine kan kusturanlarla beraber olmasına rağmen…

Cüssesi küçük, fakat sonuçları büyük olan Anayasa Değişikliği referandumunda millet çoğunluğu tercihini evetten yana kullanmıştır.

Bu referandumda çıkan %51,3 oranındaki evet oyları her bakımdan mükemmel bir sonuçtur.

Çünkü millet böyle bir oranı tercih etmiştir.

Bunun üzerinde kimsenin söyleyecek sözü olamaz.

Demokrasi budur…

Bundan sonra, güzel ülkemiz yeni bir yönetim sistemine geçişin hazırlığını yapacaktır.

Hayırlı olsun…

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1058/turkiye-kazandi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar