ZAMAN-İNSAN İLİŞKİSİ

Eklenme Tarihi: 16.04.2017 02:24:10 - Güncellenme Tarihi: 16.04.2017 02:24:10

Hayatın yönünü, tayin etmek oldukça güçtür. Hayatın bizim adımıza tayin ettiği bir yön var mıdır, gibi bir soru sormayı bile çoğu zaman aklımızdan geçirmeyiz. Aslında böyle bir düşünme biçimi, hayatın her türlü tesadüfün dışında, mümkün olan her şeyin gerçekleşmesi bir yana zorunlu bir yürüyüşü, zorunlu ve önceden belirlenmiş bir hedefi olup olmadığı meselesiyle ilgili olan bir düşünme biçimidir.

Ferdi varlıklarımız açısından bakıldığında, her birimiz için hayatın tayin ettiği yön, elbette ölümdür. Bunun için, ?ölüme doğru atılmış? varlıklar olduğumuz gerçeği hiçbir zaman değişmeyecektir. Yaşarken ve her anın biraz sonra gelecek olan anlar için hesabını yaparak yaşarken, ölüme doğru koştuğumuz hiç ama hiç aklımıza gelmeden yaşarız. Farkında olalım ya da olmayalım, hayatımızı tayin eden şeyin ölüm olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu gerçeği bir kenarda tutarak ve onu hiç akıldan çıkarmadan ifade etmek gerekirse, ölmeye doğru varolurken aslında, yaşadığımız şimdi?de var oluyoruz.

Şimdi, bizim için en gerçek ama en sıkıntılı bir durumdur da. Bundan dolayı, şimdi?nin yaşarken rahatsız edici ve belirsiz bir sonra?yı içinde barındırması nedeniyle, kendimiz için süslediğimiz, özene bezene yarattığımız başka zaman dilimlerini hayal ederiz. Ya geçmiş ya da gelecek, şimdi?den bunalan bizler için birer sığınak, hatta kendimizi güvende hissettiğimiz zaman dilimleri haline gelirler.

Tanpınar, ?ölümün mü yoksa hayatın mı çocuğuz?? diye sorar. Hayat da ölüm de bizimle birlikte var olan şeylerdir. Ölüm ve hayat gibi pek çok şey, zamanın aynasında yansıyan akislerdir, diye de devam eder Tanpınar.

Evet, zaman denilen aynada yansıyan bizler, zaman denilen aynada yansıyan her şey gibi geçiciyizdir. Zamana hâkim olmak isteyen hiç kimse, bu istediğinde başarılı olamadı. Şimdilik olması da mümkün görünmüyor.

İşin başka bir tarafı var: Her şey zamanda yansıdığı halde zaman da, çoğu durumda bizde yansır, bizim ürettiklerimizde, yaptıklarımızda, eserlerimizde yansır. Süleymaniye?de yansıyan bir zaman vardır. Itri?nin, Dede Efendi?nin, Münir Nurettin?in bestelerinde yansıyan bir zaman vardır. Mezarlıklardaki mezar taşları, geçmiş zamanlardan bize nasıl da haber verirler. Biz zamana ne kadar bağlıysak, yaşaması ve devam etmesi için zaman da bize bağlıdır. Elbette saatin ölçtüğü zamandan değil, kendisinin sahip olduğunu düşündüğümüz ve ?zamanın ruhu? olarak ifade ettiğimiz bir zamandan bahsediyoruz. Zaman, insan olmadığı müddetçe, bir ruha sahip olmaz. Zaman ile ilişkimiz, belki de onun sahip olacağı ruha katkıda bulunmak olmalıdır. Yoksa bir taş da, bitki de, kelebek de zamanda var olur.

Zeki insanlar, zamanın ruhunun ne olduğunu anlarlar. Çoğunluk, bunu anlamayı ve ona göre davranmayı kendisine ilke edinmiştir. Ben, onları takdir etmek ve zekâlarına hayranlık duymakla birlikte bu durumu onaylayanlardan değilim. Çünkü bunlar, ?zaman sana uymazsa sen zamana uy? diyen kurnazlardır. Oysa tarihe yön verenler, zamanına uymamış olanlar arasından çıkar. Etkili kişi, yaşadığı dönemdeki zamanın ruhunu aşan ve gelecekte oluşacak olan zamanın ruhuna katkıda bulunan ve gelecekteki zamanın ruhunun özünün oluşmasını etkileyecek olan kişidir. Bunlar, kendi zamanlarının delileri, aptalları, sapkınları, şarlatanları ve aklınıza gelebilecek yaşadıkları zamana göre daha pek çok olumsuz sıfata sahip olanlardır. Tarih, onlar sayesinde hayatımıza yön verir ve hatta tarih onlar sayesinde yön kazanır, yoluna devam eder. Zamanın hayatımız açısından tayin edici bir etkisi olup olmadığı, gelecekte oluşacak olan zamanın ruhunun nasıl olup olmayacağı tarafından belirlenir ama bu belirlenmenin kendisi bilinemez, sadece yaşanır. Bunun için ?her şey daha güzel olacak?, ?her şey daha kötü olacak? biçimindeki ifadeler mutlak değil, kısmidir ve bu kısmi ifadeler yüzünden insanlar birbirlerini kaybetmemeli, yok etmemelidir.

Bize, sistemden önce insan gereklidir. Dün ya da yarından önce, bugün bizimle birlikte yaşayan insan gereklidir. Bizimle komşu olarak, meslektaş olarak, köylü olarak, akraba olarak, vatandaş olarak birlikte yaşayan insanı kaybettiğimiz an, geleceğin gerçekleştireceği hiç bir ruh, sağlıklı olamaz.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1056/zaman-insan-iliskisi

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

19.05.2019 Medeniyet Tasavvuru
27.01.2019 HAYAT: Yeniden bir daha mı?
06.01.2019 Bedenin değeri ve öldürme
03.06.2018 Mücadele ve insan
27.05.2018 Bir garip tahlil...
25.03.2018 Bir Hareket ve Fikir Adamı Olarak Topçu Paneli
25.02.2018 Kendini Aşan Düşünce
11.02.2018 Milliyetçilik mi? Ama Nasıl Bir Milliyetçilik?
04.02.2018 Hakikate karşı suç işlemek
28.01.2018 Kötülük, İnsanın Bir Vehmi mi Gerçeği mi?
21.01.2018 SAVAŞ VE OYUN
14.01.2018 KENDİMİZİ NASIL İNŞA EDER VE ANLARIZ?
29.12.2017 NEREDE KALMIŞTIK?
27.12.2017 NEDEN GERİ KALDIK?
14.12.2017 NURETTİN TOPÇU'YA GÖRE RÖNESANS İHTİYACI
08.12.2017 NURETTİN TOPÇU'NUN ANADOLU MİLLİYETÇİLİĞİ VE SOSYALİZMİ
30.11.2017 NURETTİN TOPÇU'NUN DEMOKRASİ KARŞISINDAKİ TUTUMU
24.11.2017 BATICILIK, TÜRKÇÜLÜK ve İSLÂMCILIK KARŞISINDA NURETTİN TOPÇU-2
22.11.2017 BATICILIK, TÜRKÇÜLÜK VE İSLÂMCILIK KARŞISINDA NURETTİN TOPÇU-1
18.11.2017 Kerime Yıldız?a Nazire: SİNEMADAN FELSEFEYE...
02.11.2017 VEFA ÖDÜLÜ VE TOPÇU
13.08.2017 KİTLELEŞME, KİŞİ OLMAYI YOK EDER...
23.07.2017 AKLA DUYULAN İHTİYAÇ
16.07.2017 KALKIŞMANIN ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇTİ?
02.07.2017 HAKİKAT VE DOST
11.06.2017 AHLAK VE DİN İLİŞKİSİ ÜZERİNE KISA NOTLAR?
03.06.2017 BİLİM-FELSEFE VE SANAT İÇİN?
21.05.2017 POZİTİVİZM Mİ?
13.05.2017 YÖNETİCİLİK İLE MUTLULUK BAĞDAŞIR MI?
07.05.2017 ÖLÇÜ MESELESİ
23.04.2017 ÇOCUKLAR VE OYUN
16.04.2017 ZAMAN-İNSAN İLİŞKİSİ
02.04.2017 SORUNLAR KARŞISINDA AKADEMİSYEN
19.03.2017 İNSAN DÜNYASI: ANLAŞILMAYI BEKLER...
12.03.2017 AVRUPA VE KRİZ
25.02.2017 BİLME İSTEĞİ: BİLİM VE FELSEFE
12.02.2017 İKİ DÜNYA: EVET-HAYIR
29.01.2017 Gerçekliğin Sözünden Sözün Gerçekliğine...
22.01.2017 TARİHİN SONUNDA DEĞİLİZ...
12.01.2017 NEREYE GİDİYORUZ?
29.12.2016 TARİHE BAKIŞ
25.12.2016 MİLLİLİK ESAS OLMALI
22.12.2016 BİR DEĞERLENDİRME
06.11.2016 ÜNİVERSİTELER VE REKTÖRLÜK SEÇİMLERİ
30.10.2016 CUMHURİYET
27.10.2016 ÖZGÜRLÜK VE SORUMLULUK ÜSTÜNE
16.10.2016 YOKSULLUK ve ADALET
09.10.2016 ANADOLU İRFANI
02.10.2016 EĞİTİM SORUNUMUZ
25.09.2016 KRİZ
21.08.2016 AMAN ALLAHIM!..
17.07.2016 DARBE
30.06.2016 İNSAN VE SORUMLULUK
23.06.2016 KİTLEDEN KÜTLEYE?
19.06.2016 HAYATA DAİR BİR KAÇ SÖZ
16.06.2016 YAZIYA KARŞI KONUŞMA
12.06.2016 OKUMAK
09.06.2016 İLK YAZI