KERKÜK BİR TÜRK ŞEHRİDİR!

Kerkük, Türk’ün öz evladıdır…

Kerkük, Türk Milletinin kültür coğrafyasıdır.

Kerkük, Irak Türkmenlerinin başkenti, kimliği ve öz yurdudur.  Kuzey Kıbrıs bizim için ne ise Kerkük de odur! Buhara, Taşkent, Ötüken, Semerkant bizim için ne anlam ifade ediyorsa Kerkük de aynı ifadedir! Kerkük Nesimi’nin, Fuzuli’nin, Fazlî’nın, Bağdatlı Ruhî gibi büyük isimlerin yetiştiği Türk’ün çok önemli bir kültür ve edebiyat vadisidir.

Kerkük bin yıldan beri gâh Selçukludur, gâh Osmanlı…

Bugün Kerkük ve Türkmen soydaşlarımız bir yok olma, kimlik ve geleceğini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Türkiye başta olmak üzere bütün Türk Dünyasının gözü önünde, bin yıllık bir Türk şehri göz göre göre Kürtleştirilmek istenmektedir!

Kürt lider Barzani’nin bu küstah, bu açgözlü yaklaşımı kabul edilemez! Uzun yıllar süren baskılar, yerinden yurdundan sürgün edilen Kerküklü Türkmenler, suikastla öldürülen Türkmen aydınlar, üzerinden Türk arması sökülmesi planlanan bir Kerkük içindi.

Güneyimizde şu an cenin halindeki bu Kürt Devleti ne yazık ki Kerkük gibi, Musul gibi tarihi bir önemi olan, geçmişten beri Türk kimliği ile anılan birçok şehri yutarak, kendine katarak, adeta Kürtleştirerek büyüyor!

Bunu görüyoruz ve hiçbir şey yapamıyoruz!

En hüzün verici olan da sanırım ki bu ruh halimiz. Uzun yıllardır devam edegelen bu duruma Kerkük hoyratları ve türküleri şahit. 1918 yılında madden Osmanlı’dan koparılan Kerkük, manen hep Türk’ün öz şehirlerinden birisi olarak varlığını devam ettirdi. İngiliz mandasının,  Saddam’ın bütün baskılarına rağmen, sonra bu topraklara musallat olan Kürtlere rağmen, Oğuz Türkçesinin nefes aldığı, türkü söyleyen, edebiyat üreten, kültürünü koruyan bir şehir oldu Kerkük.

Ve 1959 yılında yapılan Kerkük katliamında çok sayıda Türkmen münevver öldürüldü. Bu ağır sarsıntı bile milli bilinci yok etmemiş çağdaş edebiyat, dergi ve gazetelerle var olma mücadelesini sürdürmüş Kerküklü.

Ata Terzibaşı, Abdülvahit Küzecioğlu, Abdurrahman Kızılay, Ömer Öztürkmen gibi edebiyat, müzik ve medya adamları Kerkük kültürünü tanıtma ve yaymada ciddi katkıda bulunmuşlardır.

Şimdi Kerkük artık son durakta!

Ya ellerini bağlayıp yabanın bayrağı altında boynunu celladına uzatacak ya da dur diyecek! Kerkük tarihinin en karanlık noktasında bugün… Bayrak meselesini bütün Türk Dünyası hazmedebiliyorsa durum daha vahim demektir!

“Türkmenler yalnız değildir” klişeleriyle onlara yardım edemeyiz. Uluslararası diplomaside Irak Türkmenlerinin her türlü sosyo- kültürel ve hukuki haklarını güvence altına alınması hususunda diplomatik, askeri görüşmelere her boyutta hız ve ağırlık vermeliyiz.

Irak Türkmenleri, bizi ilgilendiriyor!

Azerbaycan’ı da, Kazakistan’ı da ilgilendiriyor. Türk Dünyası, küçük bir Kürt Devletinin bu bedevice dayatmasına bugün susarsa şayet, bir daha bu coğrafya üzerinde hiç konuşamayacak demektir.

Irak Türkmenleri ne olursa olsun boyun eğmemelidir.

Kendi bayraklarını ve bağımsızlıklarını ilan etmek onlara annelerinin ak sütü kadar helaldir! Zaten Irak Türkmen Cephesi Başkanı ve Kerkük Milletvekili Erşat Salihi, attığı bir Twitte yiğitçe bir duruş göstererek bu husustaki tavrını net bir şekilde ortaya koydu:

“Eğer Bağımsız Kürt Devleti kurulursa, Biz de Türkmenler olarak kendi devletimizi kurarız.”

Erşat Salihi, daha sonraki paylaşımlarında ise şunları söylüyor:

“Irak’ta DEAŞ sonrası yeni projeler ortaya atılıyor. Birileri düğmeye basmış gibi görünüyor. Yasal olmayan bayrak ve referandum kararlarının iptali için Bağdat’a federal mahkemeye başvuracağız. “

Kısacası Kerkük’te durum bundan ibaret!

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1034/kerkuk-bir-turk-sehridir.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar