YORGUNUM

Kendini bilmez bir milletvekili hem de Konya milletvekili (çok manidar) Evet diyenleri İzmir’de denize dökecekmiş. Eğer evet çıkarsa Samsun’a çıkacakmış. Nedir bu ya? Bu kavgayı her seferinde “Allah Allah” nidalarıyla kazanılmış bir İstiklal Harbi’ni sanki dinsizlik kazanmış gibi dine karşı olanların zaferiymiş gibi bu ülkeyi Müslümanlara dar eden bu zihniyet ne zamana kadar tepemizde boza pişirecek? Yeter artık. Anlayın artık. Bu vatanın gerçek sahipleri artık masa başında da kaybetmeyecek. İkide bir darbe de yapamayacaksınız artık. 90 yıldır yordunuz bizi. “Allah” diyenleri hor görüp “Kur’an” diyenleri yobazlıkla suçladınız. Ezandan rahatsız oldunuz. Başörtü kabusunuz oldu. “Selamün aleyküm” demek bile gericilik oldu. Hala hiçbir TV kanalında spikerler bunu söylemeye cesaret edemiyor. Yorulduk artık. Vatanımızın İslam’ın selamının bile suç sayıldığı bir ülke olmasından yorulduk. Sanırsınız ki Çanakkale Savaşı’nı “Türkiye laiktir, laik kalacak” diyenler kazandı. Sanırsınız ki İstiklal Harbinde Kahraman Maraş’ı çarşaflı Müslüman kadına el uzatan Fransıza karşı duran Sütçü İmam değil de Başörtü düşmanı yerli Fransız Nur Serter kazandı. Dindar Konya’nın milletvekili olup Atatürkçü geçinenlere Atatürk’ten cevap:

"Size Bomba sırtı Vakasını anlatmadan geçemeyeceğim. Karşılıklı siperler arasındaki mesafe sekiz metre, yani ölüm muhakkak. Birinci siperdekiler, hiçbiri kurtulamamacasına kâmilen düşüyor, ikincidekiler onların yerine gidiyor. Fakat ne kadar şayan-ı gıpta bir itidal ve tevekkülle, biliyor musunuz? Öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor. Hiç ufak bir fütur bile göstermiyor. Sarsılmak yok. Okuma bilenler, ellerinde KUR'AN-I KERİM, cennete girmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler kelime-i şahadet getirerek yürüyorlar. Bu, Türk askerlerindeki ruh kuvvetini gösteren şayan-ı hayran ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale Savaşı'nı kazandıran bu yüksek ruhtur."

Bunlar unutmasınlar ki 15 Temmuz ihanetini bu yorgun Müslümanlar kazandı. Yeni nesillerimizi yorgun düşürmeyecek bir ülke bırakmak boynumuzun borcudur. Yeni nesiller bizim gibi yorgun olmazlarsa nice fetihlere imza atacaklardır. Yorgunumuz bile dünyaya meydan okuyor, mazlumların umudu oluyorsa eğer, yorgun olmayanımız ne yapar, dünya düşünsün.

Yorgunum, kardeş olamamaktan yorgunum. Tüm küffar Müslümanları terörist sayıp üstümüze çullanırken, İslam coğrafyasında milyonlar ölürken, ateşlerde diri diri yakılırken, zindanlarda çürütülürken ve “Mü’minler kardeştir” ilahi fermanı dururken “benim cemaatimden, benim tarikatimden, benim partimden değilsen, kardeşim değilsin” anlayışından yorulduk artık. Tek doğru benim doğrularımdır, benim cemaatimin, benim grubumun doğrularıdır anlayışından yorulduk artık. 15 Temmuz’u bu yorgun savaşçılar kazandı. Kardeş olamamış bu toplum dünyaya meydan okuyor, mazlumların umudu oluyorsa eğer, kardeş olduğu zaman ne yapar, dünya düşünsün.

Yorgunum. Müslümanlar tek ümmettir, tek cemaattir. Ama ben yalnız kalmaktan yoruldum. Benim cemaatim tüm Müslümanlardı ama ben yalnızım. Hani nerede milyonlarca mürid? Neden camiler boş? Camide üç beş ihtiyara mı kaldı? Yoksa camide namaz kılmak caiz değil diye fetva verenler mi çoğaldı?  Camileri dolduramayan bu toplum dünyaya meydan okuyor, mazlumların umudu oluyorsa eğer, camileri doldurduğu  zaman ne yapar, dünya düşünsün.

Yorgunum. İslam’ın en kutsal değerlerini(imam, hizmet, cemaat, hoşgörü, gözyaşı v.b.) toplumda değersizleştiren Fetö’den ve benzerlerinden usandım. Cihadı kurtarmak değil katletmek olarak algılayıp uygulayan Deaş ve benzer terör örgütlerinden yoruldum. Bunca olumsuzluklara rağmen elinde silah değil sadece bayrakla tankları durduran bu millet bir de içinden şarlatan değil de gerçek Salihler ve Yunus gönüllü gerçek mücahidler çıkarırsa ne yapar, dünya düşünsün.

Yorgunum. Kendimden yorgunum. İdealist olmaktan, mükemmelci olmaktan yorgunum. Mükemmelciliğimi Rabbime kullukta kullanamadığım için ağlamak istiyorum ama; bunca zulmün altında inleyen kardeşlerim varken kahkaha atanlara bir kelime bile yazılmazken gözyaşlarıma hakaret edilmesinden ürküyor ve susuyorum.

Rabbimden niyazım odur ki; Yarabbi! Senin katında değeri olan Salih amellerden uzaklaşan bizi, konuşanlardan daha ziyade inançlarını yaşayanlardan eyle. Bizi zilletten izzete kavuştur Ya Muizz. Amin

15 Temmuz ihanetine karşı destan yazan bu kahraman millete selam olsun.

Vesselam.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1026/yorgunum.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Ben de perişanım
04.04.2017 16:08
Iki yüzlü insanları görmekten, yalancıların her yeri kaplamasından perişanım.

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar