SORUNLAR KARŞISINDA AKADEMİSYEN

Akademisyen, ilgilendiği alanın metodolojisine sadık, genel bilimsel etiğe uygun, doğru olandan taviz vermeden ve akademik olmanın ağırlığını taşımak suretiyle kendisini, ülkesini ve bütün insanlığı ilgilendiren soru ve sorunlar karşısında aydın titizliği içerisinde fikirlerini paylaşmalı ve tavır takınmalıdır.

Çünkü akademisyen, bir bilim insanı olmak sıfatıyla sadece eğitim-öğretim ile kendisini sınırlandırmamalı ve bilimsel olma haysiyetini korumalı ve sürekli bu haysiyeti taşımalıdır. Çünkü onun öğrencilerine karşı sorumluluğunun yanında içinde bulunduğu topluma karşı da sorumlulukları vardır. Çünkü üniversitelerin sosyal fayda temin etmek görevi, oldukça önemlidir.

Öyleyse akademisyen, popüler olma kaygısı gütmeden, herhangi bir ideoloji, inanç ya da kişilerden kaynaklanan otoritelerden ve fanatik-dogmatik tutumlardan uzak olarak bilgisinin ve tecrübelerinin gereğini yerine getirmek gibi bir sorumluluğa sahiptir.

Özgürlük, hakikat karşısındaki cesaretinin bir gereği olarak ortaya çıkmalı ve “akademik özgürlük” kavamını, akademisyen olmanın araç konumuna düşürülmesine hizmet edecek bir biçimde hakikatin dışında sığınılacak bir zırh olarak görmemelidir.

Şayet “akademik özgürlük kavramı” sadece kendi amaçlarına hizmet etmek için kullanılan bir araç ve giyilen bir zırh olarak elde tutulan bir kullanım nesnesi haline getirilirse akademisyen, hem bilim insanı olmanın değerini düşürür hem de akademisyen olmanın haysiyetine zarar getirir. Çünkü hakikat konusundaki samimiyetten uzak bir “akademik özgürlük” söylemi, söylemin sahibini de politik, ideolojik, dini konularda tam anlamıyla köle bir ruh ya da bir şarlatan konumuna düşürür.

Bilimin, hizmet etmesi gereken en önemli yönlerinin başında akademisyenin kendisini bilmesini sağlamak olduğu konusunda hiç bir tereddüdümüz yoktur. Çünkü bilim ve her türlü bilgi elde etme çabası nihayetinde, insanın kendisinin bütün bir varlık içindeki yeri ve değeri konusunda şuurunun aydınlanmasına ve kendisi hakkındaki bilgisinin zenginleşmesine hizmet eder. Sahip olunan bilim, kendimiz konusunda bizi cahil bırakacak bir bilgi yığınından ibaret kalırsa, bilimin amacına ulaştığı da söylenemez.

Akademisyen, kısaca da olsa ifade etmeye çalıştığım düşünceler çerçevesinde ilgilendiği alan ile diğer alanlar arasında bağlantılar kurmadan, dünyanın ulaştığı evren tasavvuru konusunda genel bir kültüre sahip olmadan ve insanlığın geçirmiş olduğu insanlık tarihini bir bütün olarak kavramadan her türlü hakikat tutumunun, nihayetinde insanın kendisine dönmesi meselesini anlaması da mümkün değildir. Böyle bir akademisyen tipinden de insan, insanlık, ülkesinin ve dünyanın sorunları karşısında tutarlı ve haysiyetli bir ifade ve tavır beklemek zordur. Suskunluk, hareketsizlik kendi durumundaki eksikliğin ifadesi olabileceği gibi bazı akademisyenlerde de sorumsuz ya da otoritelere olan esirlik yüzünden şarlatanlık örneklerine rastlanabilmektedir. En üzücü olan da ikinci tiplerdir. Çünkü zırvayı bile tevil etmeye çalışan, zekâsını ve kalemini hizmet ettiği amaçlara feda eden bir insan tipi, akademisyen olmanın en uzağında bulunması gereken tiptir.

İnsanların zaafları vardır. Parayı, makam ve mevkiyi, popüler olmayı, alkışlanmayı, övülmeyi seven ve bunlarla tatmin olmak isteyen insanların olmaması mümkün değildir. Akademisyenler de bunlardan muaf olamaz. Bütün bunların elbette farkındayım. Ancak hedefine yollanmış ve hedefiyle kendi eylemi arasında uygunluk kurmuş olan bir bilim insanını ve akademisyeni, zaaflarının tatmin edilmesiyle mutlu etmek imkânsız olmalıdır. Bilim, nihayetinde kendi şahsiyetimiz hakkında bilgi ve bilme meselesine dönüşmediği takdirde akademisyen de zaaflarının kurbanı olur.

Akademik camiaya baktığımız zaman bu olumsuz örneklerin az olmadığını görmek elbette üzücüdür. Oysa bilgi ve bilim, akademisyeni kendi tutkularından ve dış otoriterlerden bağımsız hale getiremiyorsa, yapılan işin ruhuna uygun davranılmadığı gibi bir sonuçla karşılaşıyoruz demektir. Böyle bir durumda da, yaşadığımız sorunlar karşısında özgün düşünceler, hak ve hakikati dile getiren fikirler beklemek zor görünmektedir.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1020/sorunlar-karsisinda-akademisyen.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Fahri Paşa
02.04.2017 11:34
Hocam ihtisasa saygı duymayan, yılların emeği bir gecede heba edilirken, binlerce kişi ihraç edilirken ses çıkaramayan kişi akademisyen olamaz. Olsa olsa anlatman olur.
İnanmıyorum
05.04.2017 18:18
Turkiye'de akademisyen olduğuna inanmıyorum. Arkadaşını ihbar eden, fişleyen ve muhbirlik yapan kişiler bilim yapamaz, akademisyen olamaz.

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar