SORUNLAR KARŞISINDA AKADEMİSYEN

Eklenme Tarihi: 02.04.2017 10:43:14 - Güncellenme Tarihi: 25.01.2020 11:26:16

Akademisyen, ilgilendiği alanın metodolojisine sadık, genel bilimsel etiğe uygun, doğru olandan taviz vermeden ve akademik olmanın ağırlığını taşımak suretiyle kendisini, ülkesini ve bütün insanlığı ilgilendiren soru ve sorunlar karşısında aydın titizliği içerisinde fikirlerini paylaşmalı ve tavır takınmalıdır.

Çünkü akademisyen, bir bilim insanı olmak sıfatıyla sadece eğitim-öğretim ile kendisini sınırlandırmamalı ve bilimsel olma haysiyetini korumalı ve sürekli bu haysiyeti taşımalıdır. Çünkü onun öğrencilerine karşı sorumluluğunun yanında içinde bulunduğu topluma karşı da sorumlulukları vardır. Çünkü üniversitelerin sosyal fayda temin etmek görevi, oldukça önemlidir.

Öyleyse akademisyen, popüler olma kaygısı gütmeden, herhangi bir ideoloji, inanç ya da kişilerden kaynaklanan otoritelerden ve fanatik-dogmatik tutumlardan uzak olarak bilgisinin ve tecrübelerinin gereğini yerine getirmek gibi bir sorumluluğa sahiptir.

Özgürlük, hakikat karşısındaki cesaretinin bir gereği olarak ortaya çıkmalı ve ?akademik özgürlük? kavamını, akademisyen olmanın araç konumuna düşürülmesine hizmet edecek bir biçimde hakikatin dışında sığınılacak bir zırh olarak görmemelidir.

Şayet ?akademik özgürlük kavramı? sadece kendi amaçlarına hizmet etmek için kullanılan bir araç ve giyilen bir zırh olarak elde tutulan bir kullanım nesnesi haline getirilirse akademisyen, hem bilim insanı olmanın değerini düşürür hem de akademisyen olmanın haysiyetine zarar getirir. Çünkü hakikat konusundaki samimiyetten uzak bir ?akademik özgürlük? söylemi, söylemin sahibini de politik, ideolojik, dini konularda tam anlamıyla köle bir ruh ya da bir şarlatan konumuna düşürür.

Bilimin, hizmet etmesi gereken en önemli yönlerinin başında akademisyenin kendisini bilmesini sağlamak olduğu konusunda hiç bir tereddüdümüz yoktur. Çünkü bilim ve her türlü bilgi elde etme çabası nihayetinde, insanın kendisinin bütün bir varlık içindeki yeri ve değeri konusunda şuurunun aydınlanmasına ve kendisi hakkındaki bilgisinin zenginleşmesine hizmet eder. Sahip olunan bilim, kendimiz konusunda bizi cahil bırakacak bir bilgi yığınından ibaret kalırsa, bilimin amacına ulaştığı da söylenemez.

Akademisyen, kısaca da olsa ifade etmeye çalıştığım düşünceler çerçevesinde ilgilendiği alan ile diğer alanlar arasında bağlantılar kurmadan, dünyanın ulaştığı evren tasavvuru konusunda genel bir kültüre sahip olmadan ve insanlığın geçirmiş olduğu insanlık tarihini bir bütün olarak kavramadan her türlü hakikat tutumunun, nihayetinde insanın kendisine dönmesi meselesini anlaması da mümkün değildir. Böyle bir akademisyen tipinden de insan, insanlık, ülkesinin ve dünyanın sorunları karşısında tutarlı ve haysiyetli bir ifade ve tavır beklemek zordur. Suskunluk, hareketsizlik kendi durumundaki eksikliğin ifadesi olabileceği gibi bazı akademisyenlerde de sorumsuz ya da otoritelere olan esirlik yüzünden şarlatanlık örneklerine rastlanabilmektedir. En üzücü olan da ikinci tiplerdir. Çünkü zırvayı bile tevil etmeye çalışan, zekâsını ve kalemini hizmet ettiği amaçlara feda eden bir insan tipi, akademisyen olmanın en uzağında bulunması gereken tiptir.

İnsanların zaafları vardır. Parayı, makam ve mevkiyi, popüler olmayı, alkışlanmayı, övülmeyi seven ve bunlarla tatmin olmak isteyen insanların olmaması mümkün değildir. Akademisyenler de bunlardan muaf olamaz. Bütün bunların elbette farkındayım. Ancak hedefine yollanmış ve hedefiyle kendi eylemi arasında uygunluk kurmuş olan bir bilim insanını ve akademisyeni, zaaflarının tatmin edilmesiyle mutlu etmek imkânsız olmalıdır. Bilim, nihayetinde kendi şahsiyetimiz hakkında bilgi ve bilme meselesine dönüşmediği takdirde akademisyen de zaaflarının kurbanı olur.

Akademik camiaya baktığımız zaman bu olumsuz örneklerin az olmadığını görmek elbette üzücüdür. Oysa bilgi ve bilim, akademisyeni kendi tutkularından ve dış otoriterlerden bağımsız hale getiremiyorsa, yapılan işin ruhuna uygun davranılmadığı gibi bir sonuçla karşılaşıyoruz demektir. Böyle bir durumda da, yaşadığımız sorunlar karşısında özgün düşünceler, hak ve hakikati dile getiren fikirler beklemek zor görünmektedir.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1020/sorunlar-karsisinda-akademisyen

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Fahri Paşa
02.04.2017 11:34
Hocam ihtisasa saygı duymayan, yılların emeği bir gecede heba edilirken, binlerce kişi ihraç edilirken ses çıkaramayan kişi akademisyen olamaz. Olsa olsa anlatman olur.
İnanmıyorum
05.04.2017 18:18
Turkiye'de akademisyen olduğuna inanmıyorum. Arkadaşını ihbar eden, fişleyen ve muhbirlik yapan kişiler bilim yapamaz, akademisyen olamaz.

Diğer Yazılar

19.05.2019 Medeniyet Tasavvuru
27.01.2019 HAYAT: Yeniden bir daha mı?
06.01.2019 Bedenin değeri ve öldürme
03.06.2018 Mücadele ve insan
27.05.2018 Bir garip tahlil...
25.03.2018 Bir Hareket ve Fikir Adamı Olarak Topçu Paneli
25.02.2018 Kendini Aşan Düşünce
11.02.2018 Milliyetçilik mi? Ama Nasıl Bir Milliyetçilik?
04.02.2018 Hakikate karşı suç işlemek
28.01.2018 Kötülük, İnsanın Bir Vehmi mi Gerçeği mi?
21.01.2018 SAVAŞ VE OYUN
14.01.2018 KENDİMİZİ NASIL İNŞA EDER VE ANLARIZ?
29.12.2017 NEREDE KALMIŞTIK?
27.12.2017 NEDEN GERİ KALDIK?
14.12.2017 NURETTİN TOPÇU'YA GÖRE RÖNESANS İHTİYACI
08.12.2017 NURETTİN TOPÇU'NUN ANADOLU MİLLİYETÇİLİĞİ VE SOSYALİZMİ
30.11.2017 NURETTİN TOPÇU'NUN DEMOKRASİ KARŞISINDAKİ TUTUMU
24.11.2017 BATICILIK, TÜRKÇÜLÜK ve İSLÂMCILIK KARŞISINDA NURETTİN TOPÇU-2
22.11.2017 BATICILIK, TÜRKÇÜLÜK VE İSLÂMCILIK KARŞISINDA NURETTİN TOPÇU-1
18.11.2017 Kerime Yıldız?a Nazire: SİNEMADAN FELSEFEYE...
02.11.2017 VEFA ÖDÜLÜ VE TOPÇU
13.08.2017 KİTLELEŞME, KİŞİ OLMAYI YOK EDER...
23.07.2017 AKLA DUYULAN İHTİYAÇ
16.07.2017 KALKIŞMANIN ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇTİ?
02.07.2017 HAKİKAT VE DOST
11.06.2017 AHLAK VE DİN İLİŞKİSİ ÜZERİNE KISA NOTLAR?
03.06.2017 BİLİM-FELSEFE VE SANAT İÇİN?
21.05.2017 POZİTİVİZM Mİ?
13.05.2017 YÖNETİCİLİK İLE MUTLULUK BAĞDAŞIR MI?
07.05.2017 ÖLÇÜ MESELESİ
23.04.2017 ÇOCUKLAR VE OYUN
16.04.2017 ZAMAN-İNSAN İLİŞKİSİ
02.04.2017 SORUNLAR KARŞISINDA AKADEMİSYEN
19.03.2017 İNSAN DÜNYASI: ANLAŞILMAYI BEKLER...
12.03.2017 AVRUPA VE KRİZ
25.02.2017 BİLME İSTEĞİ: BİLİM VE FELSEFE
12.02.2017 İKİ DÜNYA: EVET-HAYIR
29.01.2017 Gerçekliğin Sözünden Sözün Gerçekliğine...
22.01.2017 TARİHİN SONUNDA DEĞİLİZ...
12.01.2017 NEREYE GİDİYORUZ?
29.12.2016 TARİHE BAKIŞ
25.12.2016 MİLLİLİK ESAS OLMALI
22.12.2016 BİR DEĞERLENDİRME
06.11.2016 ÜNİVERSİTELER VE REKTÖRLÜK SEÇİMLERİ
30.10.2016 CUMHURİYET
27.10.2016 ÖZGÜRLÜK VE SORUMLULUK ÜSTÜNE
16.10.2016 YOKSULLUK ve ADALET
09.10.2016 ANADOLU İRFANI
02.10.2016 EĞİTİM SORUNUMUZ
25.09.2016 KRİZ
21.08.2016 AMAN ALLAHIM!..
17.07.2016 DARBE
30.06.2016 İNSAN VE SORUMLULUK
23.06.2016 KİTLEDEN KÜTLEYE?
19.06.2016 HAYATA DAİR BİR KAÇ SÖZ
16.06.2016 YAZIYA KARŞI KONUŞMA
12.06.2016 OKUMAK
09.06.2016 İLK YAZI