SÜMÜKLÜ ADİL İKİNCİ ADAM MI?

Edebiyatımızda usta şairlerimizin kullandığı “tecahül-i ârif/ ârif cehaleti yani bilip de bilmeme ya da bilip de bilmezden gelme” diye bir sanatımız vardır.

Birçok sanatımızı unuttuğumuz gibi bu muhteşem sanatımızı da unuttuk.

Daha doğrusu, muhteşem Türkçemizi yola yola, kısalta kısalta, temizleye temizleye kuşa döndürdüğümüz için, bu ve benzeri muhteşem sanatlarımız kayboldu gitti.

Tıpkı güzel insanların güzel atlara binip gittikleri gibi…

Önce kaybolan bu sanatımızdan birkaç örnek verelim ki, sümüklü Adil ile ilgili sorumuz daha iyi anlaşılsın.

"Yılın ilk karı yağdı
İyice kısaldı günler
Ölülerimiz üşür mü ki?"

Şair ölülerin üşümediğini bildiği halde, bilmezden geliyor.

Bir örnek daha:

"Sözü yazdımdı da kalmış öbür entaride
Va'diniz bûse mi vuslat mı unuttum ne idi”

Kişi sevdiğinin sözünü unutur mu?

Elbet unutmaz…

Buna rağmen unutmuş görünerek ne güzel soruyor:

“Bûse mi demiştin, vuslat mı, unuttum; bir daha desene…”

Dün Televizyonların haberlerinde, gazetelerin manşetlerinde baştaki soru işleniyordu…

Adil Öksüz ikinci adam…

Vay be!

Adil Öksüz denilen sümüklünün ikinci adam olduğu bir hareket, bir oluşum, Cumhuriyet Tarihimizin en büyük kalkışmasını yapacak ve bu milletin bütün birikimlerini bir gecede sıfırlayacak, tarihe yürüyüşümüzü durduracak öyle mi?

Anadolu insanının enfes sözüyle, buna kargalar bile güler…

Hayatında kendine ait bir başarısı olmayan…

Duruşu, oturuşu, kalkışıyla sünepeliği ayan beyan ortada olan basit bir laf taşıyıcı mı, böylesine büyük bir planın, projenin, kalkışmanın ikinci adamı?

Adil Öksüz denilen sümüklü basit bir laf taşıyıcı…

Eskilerin ifadesiyle nemimeci yani koğucu…

O Güzel Nebi (sav) sorar:

"Nemime nedir?"
Sahabe, o alışkın olduğumuz ifadeleriyle:
Allah ve Resulü daha iyi bilir, derler.

O Güzel Nebi (sav):

"İnsanların arasını bozmak için birbirine laf taşımaktır" buyurur.

Allah’ü Teâlâ "daima kusur arayana, laf götürüp getirene (de itibar etme)" buyurmuştur. (Kalem/ 11)

Peygamber Efendimiz (sav):
"Allah’ü Teâlâ'nın en şerli kulları koğuculuk yapanlar, dostlar arasını ayıranlardır" der.
Yine O Güzel Nebi (sav) şöyle buyurur:

"Haset edenler, koğuculuk yapanlar, kâhinler benden değildir, ben de onlardan değilim."
Evet, bazı kesimlerin ikinci adam diye sunmaya çalıştığı Adil Öksüz denilen sümüklü, sünepe, namert, vatansız basitin de basiti bir koğucudur…

Görevini tam tanımlayacak olursak:

Özel ulaktır…

Hepsi o…

Bu sümüklü, sünepe pislik için daha ileri bir görev tarifi, 15 Temmuz kalkışmasını basite indirgemek olur.

Tıpkı 16-17 yaşında ilkokulu bitiren Rabinoğlu Fetullah’ın birinci adam olduğunun kabul edilmesi gibi…

Ne mi demek istiyorum?

Ne Rabinoğlu Fetullah adındaki sümüklü vaiz birinci adamdır…

Ne de Adil Öksüz denen sümüklü, sünepe ikinci adamdır…

Devlet bunu bilmiyor mu?

Elbet biliyor…

İnsanlık tarihinde en fazla Cihan Devleti kurmuş olan bir milletin devletini yönetenler bunu bilmezler mi?

Elbet bilirler…

Fakat tecahül-i ârif sanatına başvurarak bilmezden gelirler…

Neden mi?

Öyle yapmaları gerekir de ondan…

Çünkü devletler öyle yönetilir…

Devlet bilir, fakat her bildiğiyle amel etmez.

Devlet Adil Öksüz denilen sünepe sümüklünün nerede saklandığını da bilir…

Devlet Adil Öksüz denilen sünepe sümüklüyü kimin/ kimlerin nerede sakladığını da bilir…

Fakat ana muhalefet partisinin istediği gibi, devlet bu bilgilerini paylaşmaz…

Bu da devlet adamlığı sanatıdır…

Ancak bu sanata sahip olanlar devlet adamı olur…

Ancak bu sanata sahip olanlara bu millet devletini teslim eder…

Evet…

Ne sümüklü vaiz Rabinoğlu Fetullah bu ülkenin geleceğini karartmaya çalışan ihanet hareketinin birinci adamıdır…

Ne de sümüklü sünepe Adil Öksüz bu ülkenin geleceğini karartmaya çalışan ihanet hareketinin ikinci adamıdır…

Bu ikisi de diğerleri de Truva Atının piyonlarıdır…

Bu zavallı pisliklere daha yüksek görev yüklerseniz, gerçekleri gözden kaçırırsınız…

Tıpkı Abdullah Öcalan denilen pisliğe yüksek görev yükleyip, pazarlığa oturulduğu gibi…

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1017/sumuklu-adil-ikinci-adam-mi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

ferhat dağ
01.04.2017 15:40
Hocam üslubunuza hayranım. Prof. olup da mahalle kabadayısı üslubu ile yazı yazabildiğiniz için sizi tebrik ediyorum. Maaşallah seviye müthiş. Bu üslubu hiç bozmayın. Kocakarı dedikodusu tarzındaki yazılarınızı da en kısa zamanda bekliyorum. Selamlar.
Mehmet Akif BAHADIR
01.04.2017 20:29
Bir de sizin derin saptamalariniz isiginda devletin sergiledigi “ârif cehaleti” var. Bu herseyi bilen ama bilmemezlikden gelen devlet’in 15 Temmuz kalkismasini bilememesi dusunulemez herhalde. Ya da bu vatan hainlerinin orduda, emniyette veya adalet mekanizmasinda yapilanmalarini. Peki, bu acidan bakinca 240 sehidin vebali kimin boynunda?
Mehmet Akif BAHADIR
01.04.2017 20:31
Bir de su sizin anladiginiz ama arif olan devletin anlayamadigi APO meselesi var. Tavsiyem bu tip yorumlarda daha dikkatli olmaniz. Sayin Cumhurbaskaninin kulagina giderse uzerinizi oyle bir cizer ki, sizin aşi yaparken kullandiginiz ciziklere benzemez…
Ekrem
02.04.2017 19:12
Hocama teşekkürler. Tebriklee. Ama bu Adil'i niye bizim milletvekili saklamış. Ben onu anlayamadım. Bir de niye yayın yasağı geldi ki?

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar