KÖTÜLÜKLERE KARŞI MÜCADELE, İMAN MESELESİDİR

Her Müslümanın üzerine farz olan emr-i bil ma’ruf nehy-i anil münker görevini düşünüyorum. Bu görev, insanlığın dünya ve ahret mutluluğunun mesajıdır. Rabbimiz, her kulunun mutlu olmasını ister. Cahil olanların da uyarılmasını istiyor. Cahiller, yarın mahşerde, “Bize yaptığımızın kötü olduğunu kimse söylemedi; bilmiyorduk.” itirazını yapamasınlar. “Kötülüğü, elinizle; olmuyorsa dilinizle engelleyin. Olmuyorsa kalbinizle buğz edin. Bu imanın en zayıfıdır.” fermanınca kötülüklere engel olmaya çalışmalıyız. “Hani nerede kötülükler?” diyemeyiz.

İsterseniz TV ekranlarından başlayalım. Elimizle RTÜK’e bir yazı gönderebiliriz. Dilimizle RTÜK’e telefon açarak itirazlarımızı iletebiliriz. Tabii ki kalbimizle buğz etmeliyiz ama bunları da yapabiliriz. Şu mübarek günlerde %99 Müslüman olan ülkemizde selavatla transparan defile düzenleyenlere itiraz etmeliyiz. Aynı yanlış cehaletle kedicikleriyle güya İsl’am’ı anlattığını zanneden Adnan Oktar için, evlilik programlarıyla ahlâkî çöküntüye sebep olan kanallar ve programlar için RTÜK’e şikâyette bulunmalıyız.

Yüzlerce, binlerce, on binlerce, hatta yüzbinlerce üyesi bulunan vakıflar, cemaatler, tarikatler, sivil toplum kuruluşları bir kararla yüz binlerce şikâyet dilekçesini ulaştırabilirler. Bu neden olmuyor diye insan düşünmeden edemiyor. Cennet ucuz değil ki. Bu bir iman meselesi olarak görülmüyor mu yoksa? Bu, bir milletin manen çökertilme ihaneti olarak görülmüyor mu yoksa?

Fetö’nün ihaneti ne kadar tehlikeliyse bunların yaptıkları da hem çirkin hem büyük bir yıkım. Fetö, Meclisimizi bombaladı. Dahası gönüllerimizi bombaladı. Güven ortamını tarumar etti. Bunlar, Meclisimizi bombalamadı ama ahlâkımızı, aile yapımızı, genç nesillerimizi bombalıyorlar. Aşk-ı Memnu denen ahlâksız diziyi tekrar yayınlayacaklarmış.

Bir hatıramı anlatmak isterim. 1994 yılında Bosna savaşında ordaydım. Kakani adlı kasabada imam komutanlardan Süleyman Çelikoviç’in kurduğu televizyon stüdyolarına gittim. Haber spikeri başörtülüydü. O tarihte Türkiye’de başörtüsü yasaktı ve TV ekranlarında başörtülü bir spiker görmek hayâldi. Kumanda odasında yedi, sekiz TV kanalını takip ediyorlardı. Bana Türk kanallarını gösterdiler ve acıyla baktılar. Çünkü Türk kanallarının ekranlarında ahlâksız görüntüler vardı. Utandım, bir şey diyemedim. Şimdi düşünüyorum da İslâm dünyasının umudu olarak gördükleri Türkiye’nin TV ekranlarına baktıkça ihlaslı Müslüman kardeşlerimiz ne düşünüyor acaba?

Sitilim programını mı, sorvivoru mu? Hangisini sayalım. Çok şükür, Diriliş gibi diziler de var artık. Maneviyatımıza saldıranları şikâyet, güzel dizilere de teşekkürlerimizi bildirmeliyiz. Halk olarak üstümüze düşeni yapmalıyız. Tabiî ki yöneticilerimiz de bu sesimizi inşallah duyarlar ve gereğini yaparlar. “Demokratik haktır, herkesin yaşam tarzına saygı duyulmalı” zırvalarını duymak istemiyoruz artık. Bu vatanı “Allah Allah!” nidalarıyla savaşarak kurtardık. Çanakkale geçilseydi, İstiklâl Harbi’nde yenilseydik ve yedi düvel ülkemizi işgal etselerdi ne olacaktı? Zaten bunları yapacaklardı. Biz millet olarak Allah için, manevî değerlerimizin korunması için savaştık. Bunca zorlu savaşları başaran, 15 Temmuz’da tanklara karşı duran bu millet, bu kolay savaşı da yapabilir.

RTÜK’ e Televizyon Programı Şikayet Etme Dilekçesi

Günümüzde televizyonlar öyle programlar yapıyorlar ki ne aile terbiyesi kalıyor ne millet bilinci. Tamamen çeşitli oyunlar ile beyin yıkama ve cinsel dürtü oluşturma empozizasyonu içinde bulunan tv yayınlarını gelin RTÜK’ şikâyet edelim!

Nasıl Şikâyet Edebilirim?

RTÜK’e bu yayınları şikâyet etmek için bir dilekçe ile başvuru yapmanıza gerek yok. TV’ nin başında anlık olarak ALO 444 1 178 numaralı telefonu arayarak şikâyetinizi bildirebilirsiniz.

İkinci bir nokta: Bilgisayarınızdan http://www.rtuk.org.tr/ adresinden ‘İzleyici/Dİnleyici’ sekmesi altından ‘Yayın Denetimi’ bölümünden ‘İzleyici bildirimleri’ ve ‘Görüş ve Önerileriniz’ sekmelerine ulaşarak şikâyetinizi bildirebilirsiniz.

Üçüncü bir erişim olanağı ise, android ya da İOS telefonlarınızdan uygulama indirme bölümüne RTÜK yazarak çıkan resmî uygulamayı indirmenizle oluşacak. Bu uygulama ile kolaylıkla şikâyetinizi bildirebilirsiniz.

Şikâyetlerinizin Önemi Çok

Artık devletin verdiği bireysel olanaklar ile bizler şikâyet edeceğiz ki kurumlar, baskı altında olduklarını bilsinler. Herkes elinden geleni yapmalı.

Haydi, şu mübarek günler hürmetine görev başına!

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1012/kotuluklere-karsi-mucadele-iman-meselesidir.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Hanife
31.03.2017 12:22
Nur talebesi muhterem ağabeylerden olan ve Bediüzzaman Said Nursi’nin “mutlak vekilim” diyerek Risale-i Nur’ları emanet ettiği büyük dava adamı Mustafa Sungur Ağabey, 30 Ocak 2007 günü İstanbul’da bir sohbetinde, İslam ahlakının Rusya dahil birçok ülkede hızla yayıldığını vurgulayarak, iman hizmetinde Adnan Oktar’ın eserlerinin büyük etkisi olduğunu ifade etmiş ve bu eserlerle ilgili şu övücü yorumu yapmıştır: “Daha önce biz biraz geri duruyorduk, risalelerden başka kitaplarla ilgilenmiyorduk. Fakat neşriyat (yayınlar) aleminde Harun Yahya (Adnan Oktar)’nın eserlerinin elmas hükmünde olduğunu gördük maşaAllah.”
Abch
02.04.2017 23:58
Hocam cemaate çakmadan da yazı yazabiliyorsunuz. Tebrikler.

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar