PENU SİLLUN!

Siyasi atmosfer hesaplaşmaya kadar geldi dayandı.
Artık şimdiki zamanı değil, geçmiş de elekten geçirerek geleceğe doğru yol bulmaya çalışılıyoruz.  Türkiye kendi ekseni üzerinde durabildiği sürece Batı'nın Ortadoğu’ya bakış açısı haliyle değişmiş olacaktır. 
Şartlar aynı değil, dengeler de değişik.
...
O halde referandum sonrası başta eğitimde yeni adımlar atılmayacaksa, istihbarat denilen kurum yeni baştan düzenlenmeyecekse, adalet; milletler, krallar adına değil de Hak adına olamayacaksa sandıktan hangi halde çıkarsanız çıkın bir anlamı olmaz.Bu referanduma halk madem omuz verdi iktidar da anlam vermelidir.
...
Bundan sonrasında ne anladığımı söylemiş olayım.
İktidar halktan aldığı kredi ile ayakta durmaya çalışıyor.
Bu halk diğerlerine güvenmediği, korktuğu, yıldığı, hatta bir sefer daha aldatılacağını düşündüğü için söylemleri, eylemleri, icraatları daha muhafazakar ve daha halkçı olan AK Parti'ye yönelmiştir. 
Vatan sevgisinden gelen bir kredi.
...
Herkese de her zaman nasip olmaz.
...
Bu yüzden Başkanlık Sistemini, AK Parti'nin ve ya Cumhurbaşkanı'nın şahsından ziyade ülkemizin bir adım daha ileriye gitmesi ile alakalıdır. Açıkçası, öyle umut ediyoruz. Artık laiklikten, çakma çağdaşlıktan, kaşağı misali demokrasiden, Kemalizmden  sağ duyulu milletimizin beklediği bir şey yok. İnandırıcılıkları da kalmadı...
Her birisi yabancı akıl.
O aklı tarihe gömelim ve de o sayfalardan isimlerimizi sildirelim.
...
Yerli akıl, yerli düşünce, yerli imalat, yerli yönetici, yerli düzen...
Yeni bir dünya yeni bir Türkiye.
...
İsterseniz baştan alalım.
Milli Mücadeleyi milletin azmi olarak görmeyip de bir kişide simgeleyen anlayıştan da sıkıldık.
Bu millet heykellere değil doğrudan Allah'a(cc) yaslanıyor...
...
Anadolu yorgun, bunalımda, başı dertte...
Eskiden görünmüyordu, şimdi ise:
 “İşte adû(düşman), karşıda hâzır-silah, Arş yiğitler vatan imdadına.
 Arş ileri, arş bizimdir felah(kurtuluş), arş yiğitler, vatan imdadına!
 Cümlemizin vâlidemizdir vatan ...”
...
 Bu durumda ülkemiz her birimizden görev bekliyor. 
Aynı potada erimek aynı yollarda nefes tüketmek, aynı safta yer almak...
...
Ayrılık gayrilik bizim düşmanımızdır.
...
İkinci Sevr şartları dediğimiz AB gibi dolaylı olarak asimle etme girişimlerini artık geride bırakmalıyız. Bu tip oluşumlar sömürmeye yönelik Haçlı zihniyeti olup dostumuz değil tarihi düşmanımızdır. 
Oradan da künyemizi biran önce sildirelim.
...
Bakın fıkra ama neleri anlatmak istiyor.
Gemi sefere hazır, seyahat esnasında bilim heyeti ilacın ismini koymak için görüşmeler yapacakmış. Tak kişi bekleniyormuş. O sırada karşıdan elinde çantası endamı da bilim adamını andıran hemşehrimi görünce “aha geldi” diyerekten buyur edip baş köşeye oturtunca yeni buluş olan ilacın ismini ne koyacaklarını görüşmeye başlamışlar.
Bizimki bakmış ki her birisi anlamadığı dilden konuşuyor, oturduğu yerden fırlayarak:
 “Hey ben yanlış geldim, penu silun! penu silun..”
...
Alkış tufanı...İşte demişler ilacın ismi Türk bilimcisinin dediği:
“Penicilin”.
...
Şimdi de bu millet feryat ediyor, Lozan’dan yola çıkanlar bu ülkeyi yanlış yere bağladılar.
Yediğimiz tarihi kazığı ancak anlayabildik.
O yüzden Penu Silun!..
Bundan sonra AB’de denilen Hristiyan kulübünde yokuz.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1002/penu-sillun.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar