Selçuk Özdağ


KİMİ SEÇECEĞİZ, NİYE SEÇECEĞİZ:

Erdoğan, mesela, Hollandayı Srebrenitsa katliamı üzerinden 'soykırım' ile suçlarken aynı zamanda Belgrad’ta Miloseviç'in eski bakanıyla (bu katliamlari bizzat yapan) türkü söyleyebilen biridir.


Erdoğan, mesela, Hollandayı Srebrenitsa katliamı üzerinden 'soykırım' ile suçlarken aynı zamanda Belgrad’ta Miloseviç'in eski bakanıyla (bu katliamlari bizzat yapan) türkü söyleyebilen biridir.

Erdoğan ve AKP,  bugün LGBT üzerinden toplumu kışkırtıp kutuplaştırırken CB konutunun ve ailelerinin verdigi davetlerinin baş müdavimi -masalarının gözdesi ise bütün ihtişamı ile Bülent Ersoy olabilmektedir.

Erdoğan ve AKP bugün PKK ve Ocalan üzerinden muhalifleri terörize eden ama seçimlerde aynı Öcalan’dan medet uman da birisidir. Çözüm süreci ve PKK Öcalan güzellemelerini meyri meyrileri saymıyorum bile.

Erdoğan, TC’nin temel taşı olan laiklikle yıldızının hiç barışık olmadığını her fırsatta dile getirebilen ama uzunca bir süre Rabia selamı çaktığı Mısır’ın islamcı ihvan yönetimine zamanında tek kurtuluşlarının laiklik olduğunu miting meydanlarında haykırmış da birisidir.!

Erdoğan, kendisinden farklı düşünen arkadaşlarına; trenden inenler bir daha trene binemez hatta ihanet içerisindedir diyebilen ama kendisi ne zaman isterse gömlek değiştirebilen, demokrasiyi esas hedefe ulaşmak için kullandıkları bir tramvay olarak gördüğünü söyleyen biridir.

Erdoğan, kamuoyu önünde ABD ve batı düşmanlığını körüklerken, muhaliflerini ABD ve Batı yanlısı, uşağı  ve işbirlikçisi olmakla yaftalayabilen ama aynı zamanda mesela CHP ve diğer muhalifleri ABD ve batı karşıtlığı İle suçlayabilen birisidir.

Erdoğan, İsrail ve yahudi söylemleri ve düşmanlığını hiç geri vites atmadan yapabilen ama aynı zamanda İsrail ile ilişkilerini ve ticaretini en üst seviyeye çıkartabilen birisidir. Darbeci ve darbe finansörü dedikleriyle kucaklaşırken muhalif liderlere SİSİ diyebilen birisidir.

Erdoğan, her türlü milliyetçiliği ve esasen Türk milliyetçiliğini ayaklar altına alınacak bir ideoloji olarak görürken aynı zamanda en değme kızılelmacı ve Turancılardan daha keskin söylemlerle bir Türkçü olabilen birisidir.

Erdoğan, faizin karşısında olduğunu, bunun Allah’ın bir emri olduğunu söylerken piyasa faizlerinin üç-dört kat fazla olmasını mazur ve hatta gerekli gören bir politikacıdır.

Netice olarak:
Tüm bu çelişkilerine rağmen nasıl oluyor da yüzde 49’larla ikinci tura kalabiliyor diyenlere:
Cevabı basit:
Bu milletin devlete olan saygı ve sevgisini istismar ederek.

Zira O da biliyor ki bu millet, devlet adamı kimliğine sahip biri bir şey söylediğinde itibar eder. Vardır bir bildiği der. Devlet yönetiyor adam , yalan söyleyecek değil ya der. Bu yüzden ki buz gibi yalan olan montaj videolarla Kılıçdaroğlu’na iftira atılabiliniyor.

İşte Erdoğan bunu bildiği için AKP şapkasının yanında mutlaka taşımak zorunda olduğunu bildiği CB etiketini asla bırakmak istemez. Bu O’na  tüm bu çelişkileri meşrulaştıran bir kapı açıyor. Bunu da sonuna kadar kullanıyor.

Çelişkiler yumağına dönmüş, bu yapmacık, içi boş hamaset çukuru politikalar yüzünden ülkemiz ve milletimiz, bir gaza bir frene basılan arabanın içindeki yolcular gibi bıktı ve de yoruldu. Bu gayyadan çekip çıkarmak ve gerçek devlet insanlarına onay vermek için #28Mayıs