Sıddık Demir

Tarih: 28.02.2017 18:44

TÜRK MİLLETİNE BORCUMUZ VAR-1 (SANAYİCİ, İŞADAMI İDRİS YAMANTÜRK)

Facebook Twitter Linked-in

                                                                                                                       

               Bir zamanlar İstanbul Teknik Üniversitesi mezunu olup da devletimizin kaderinde önemli rol üstlenmeyen yok denecek kadar azdı. Bir kısmı anlı şanlı devlet adamı oldular. Bir kısmı siyasetten uzak kalsa da kendi alanında bürokrasinin zirvesinde, devletine hizmette bulunmuş, bir kısmı da KAMÇATKALI İDRİS gibi siyasetin mutfağında görünse dahi siyasete girmemeye itina ederek iş adamlığına soyunmuş, birçoğu da kişisel tercihlerinden olsa gerek teknik adam kalarak öne çıkmamış İTÜ mezunlarıdır. Velhasıl bu okul mezunu kadrolar devletimizi uzun müddet yönetmiş çok renkli simalardır.

       Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunları ile beraber bizzat devlet olmuş kadrolardır. Temellerin inşası bu iki okul mezunları tarafından atılmıştır. Bir Süleyman DEMİREL, bir Ferruh BOZBEYLİ, bir Tevfik İLERİ, bir Cemal KÜLAHLI, bir Turgut ÖZAL, bir Necmettin ERBAKAN, bir Recai KUTAN, bir Üzeyir GARİH, bir Mehmet TURGUT ve bir İdris YAMANTÜRK gibi dev hacimli insanların hizmetleri şayet yok kabul edilmiş olsa Türkiye bugün bu noktada olamazdı. Birçoğu ülkesine karşı borcunu ödemiş ve ebedi âleme intikal etmiştir. Onları ve diğer bilumum hizmet erlerini rahmet ve minnetle anarak biz KAMÇATKALI İDRİS olarak İTÜ? den namlanan İdris YAMANTÜRK büyüğümüzle baş başa kalalım.

                ?Türk milletine borcumuz var? adı altında bir cumhuriyet çocuğunun hayat hikâyesi. 2014 yılında kaleme alınmış olup yaklaşık 500 sayfa civarında hacimli bir çalışma etrafında âcizane kalem oynatacağız. Merhum Süleyman DEMİREL kendisine defalarca ?İdris? çiğim hatıralarını kaleme al? uyarısına binaen, gecikmeli olsa da bu işi yazarı Osman Çakır ile uzun bir çalışma sürecinde mesai sarf ederek vücuda getirmişlerdir.

     KAMÇATKA;

      Asya?nın doğusunda Japonya?ya doğru uzanan bir yarımadaya verilen isim olup İdris YAMANTÜRK? e Solcular tarafından takılan bir lakaptır. Kendisi Rize Hemşinlidir. Velakin İlçe insanlarının kökü kömeci üzerinde oluşturulan yanlış algıyı kırmak için yapmış olduğu araştırmalarda Orta Asya menşeli Türk kökenli olduğu bilgisine ulaşır. Hemşinli hemşerilerini de bu konu da hep uyarır. Tarihi kökenlerle ilgili araştırmaları, solcu arkadaşlarının yanında onu TÜRKÇÜ-TURANCI anlamında KAMÇATKALI olarak tanınmasına vesile olur.

       Demokrat Partinin Milli Eğitim Bakanı merhum Tevfik İLERİ? de İdris beyin okulda üst devresidir. O da Hemşinlidir. İdris Bey sonradan öğrenir Hemşinli olduğunu. Bir sohbet toplantısında Tevfik İLERİ ?Herkesin kalbi KÜT KÜT sesi ile atarken benim ki TÜRK TÜRK diye atar? dediğine şahitlik eder. Zamanla böyle bir münevver adamın bacanağı olur. Aile bağlarını güçlendirir. Bir ömür bacanağı, ağabeyi, hemşerisi ve dava arkadaşı Tevfik İLERİ? yi hep hayranlıkla takip eder. Ta ki Menderes?e yapılan dramatik eziyetleri o da yaşadıktan sonra, rahmetli olana kadar. Kayseri ceza evinde mahpus yatarken ilerlemiş kanser hastalığından kurtulamaz. İzinli olarak çıktığı Ankara da rahmetli olur.

            27 Mayıs İhtilali:

            Öyle enteresan konular bu hatıra kitabına girmiş ki, bilenler bilir ama meraklı olanlara kitapta yer verildiği kadarı ile değinilerek aktarmakta önemlidir. Yazıyla da olsa nakil bilgiler kuşaktan kuşağa aktarılmalıdır. İdris YAMANTÜRK? ün anılarında değindiği bacanağı Tevfik İLERİ? nin Bakanlığı sırasında bir köylü bir kilogram var yok tereyağını evine vararak eşi Vasfiye Hanıma zorla verir gibi bırakır. Devletin Bakanı o gün için bacanağı İdris Beyle eve geldiğinde olaya muttali olur. İdris Beyin yanında hanımına bu hediyeyi aldığı için söylemediğini bırakmaz. Bu işler önce küçük, bilahare büyük olur diyerek Vasfiye hanımı uyarır.

         Böylesine şuurlu bir adam henüz 19 yaşında bir İTÜ ?li iken MTTB Genel Başkanı olur. Kardeşi Ömer İLERİ? de İTÜ?de öğrencidir. Öğrenci iken iki kardeşin tek ayakkabı ile okula gittikleri söylenir. Fakirlik diz boyu ama insani alt yapı o kadar sağlam ki ileride Bakan olmasına rağmen bozulma emaresi hiç görülmez. Bacanağı İdris Bey ile aynı kumaşın parçaları olurlar. Kardeşi Ömer ile aynı ayakkabının sırayla giyilerek okula gidilme durumundan, bir kilogramlık gönüllü ikramla ortaya konulana tepki aynı şeydir. İTÜ?ne giriş o zaman orta mektepten sonra imtihanla olurmuş. Tevfik İLERİ ve başta saydığımız bilumum kudretli kadroda bu okula aynı şartlarda girmişler. Memleketin kaderinde oynadıkları rollerden dolayı bu kadro karşısında şapka çıkartmamak ne mümkün.

( Devam edecek).


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —