Tarih: 05.08.2022 11:34

ANKARALI MUHTAR, TERZI FIKRI'NIN ÇOCUK KOROSUNDAN ILHAM ALDI, YAZ OKULU AÇTI: "BU ÇOCUKLAR ÜLKENIN GELECEGIDIR"

Facebook Twitter Linked-in

Ankara 19 Mayis Mahallesi Muhtari Ali Gölpunar’in, ‘Terzi Fikri’ lakapli eski Fatsa Belediye Baskani Fikri Sönmez’in kurdugu çocuk korosunu örnek alarak mahalleliyle dayanisma içinde kurdugu yaz okulu, ekonomik nedenlerle krese gönderme imkani bulunmayan ailelerin çocuklarina ücretsiz egitim firsati sagliyor. Muhtar Gölpunar, Terzi Fikri’den ilham alarak mahalleyi yönettiklerini belirterek “Özgür, esit her sekilde mutlu bir ülke için, mutlu bir gelecek için bu çocuklara elimizden gelen her türlü çabayi gösterecegiz. Bu çocuklar ülkenin gelecegidir” dedi. Mahalleli kadinlarin yemeklerini yaptigi okulda, ögretmenler de gönüllü çalisiyor.  

Ankara Keçiören’de 19 Mayis Mahallesi Muhtarligi, gelenek haline gelen yaz okulunu bu yil da baslatti. 18 Temmuz- 12 Agustos 2022 tarihleri arasinda açilan yaz okuluna, mahallede çocuklarini krese gönderme imkani olmayan ailelerin çocuklari ders görüyor. Okulda çocuklar hem havuza gidiyor hem de daha önce deneyimlemedikleri birçok etkinligi bir arada yapiyor.

Yaz okulunun ögretmenleri ise geçmis yillarda kendileri de muhtarligi yaz okuluna giden üniversiteli ve liseli gençler. Gün boyu süren okulda gida maddeleri için dayanisma ile finansman saglanirken, mahalleli kadinlar da belki daha önce hiç tanimadiklari ailelerin çocuklari için yemek yapiyor.

Çocugunu yaz okuluna gönderen veli Burcu Ödemis, çocugunun arkadaslari ile muhtarligin yaz okulunda vakit geçirmeyi sevdigini aktararak, çocugunu krese gönderecek bütçesi olmadigini söyle anlatti:

“MUHTARIMIZ VE ÖGRETMENLERIMIZ SAYESINDE BÖYLE BIR IMKAN YARATILIYOR”

“Hepimizin aldigi maaslar belli. Bu düsük maaslarla çocuklarimiza gerekli imkani saglayamiyoruz. Ama muhtarimiz ve ögretmenlerimiz sayesinde çocuklarimiza böyle bir imkan yaratiliyor. Keske her yerde her yerde böyle muhtarlar ve böyle yardimci olacak ögretmen arkadaslarimiz olsa.

Kres çok masrafli olur. Gönderebilecegimi de düsünmüyorum. Krese para ödüyorsunuz ve onun disinda ekstra masraflari oluyor, masraf bitmiyor. Basa çikamazdim, gönderemezdim.

Benim bir çocugum var. Iki, üç çocuk olanlari düsünüyorum. Ben bir çocugum varken hepsini alamiyorum. Birini aliyorsam ikincisinde düsünüyorum. Bir ay birini aliyorsam, diger ay ikincisini aliyorum. Zor, çok zor.”

“BES YILDIZLI OTEL HAYAL GIBI”

Ödemis, muhtarligin yaz okulunun ardindan velilerin de katilimiyla yaz kampi organize ettigini ve buna da gireceklerini aktararak, bunun disinda aile olarak tatil yapma imkanlarinin olmadigini söyle açikladi:

“Bes yildizli bir otele gittiniz mi hiç?’ derseniz gidemedik. Günü birlik tatil anlaminda. Muhtarimizin sayesinde mahalle kampina gidecegiz. Bu kamp her sene düzenlenen bir kampmis. Biz yeni katilim saglayacagiz. Düsük bütçeli bir tatil oldugu için ona da katilabiliyoruz. Yoksa bes yildizli oteller hayal gibi.”

Ödemis, çocuklarina bir çikolata alirken bile zorluk çektiklerini söyleyerek, “Bir çikolata olmus 5 lira. Çaylar öyle. Simit- ayran bizim için en ucuz yemekti. Bir simit- ayran 10 lira artik” dedi.

“MADDI YÖNDEN GÜCÜMÜZ YETMEZ”

Veli Dilek Atak, çocugunun kis aylarinda düzenlenen kurslara da katildigini ve gönüllü ögretmenlerin ders verdigini söyledi. Atak, yaz okulunda da muhtarligin desteginin sürdügünü belirterek, “Krese yollamayi düsünmedim. Maddi yönden gerçekten gücümüz yetmez. O yüzden burasi bizim için daha iyi oldu” dedi.

Atak, eskiden 1-2 liraya çocuguna istediklerini alabildigini ancak simdi alamadigini kaydederek, “Önceden 1-2 liraya çikolata varken, simdi 5-6 liraya var. Önceden dolu dolu posetlerle alirken simdi bir, iki tane bir sey aliyoruz” dedi.

“EN DÜSÜK KRES PARASI 2 BIN LIRA”

Veli Hatice Sarigöz, çocugunun yaz okulunda sosyallesme imkani buldugunu dile getirerek, çocugunu krese gönderme imkani olmadigini söyle aktardi:

“Gönderemezdim. Tek maas giriyor evimize. Evim kira. Su anki geçim sikintilarini herkes biliyor. 2 bin lira en düsük kres parasi. Arti bir de çocuguna yapacagin masraf da cabasi tabii ki. Burada bütün egitimi aliyor, hiçbir ücret talep edilmiyor.

Ögretmenlerimiz çok ilgili. Bizim burada üçüncü haftamiz ama ‘Gitmek ister misin, istemez misin?’ diye sordugumda ‘Gitmek isterim. Ben orada egitim aliyorum’ dedi. Bu benim ve çocugum için büyük bir arti. Maddi olarak gücü yetmedigi için bir yere gönderemeyecektim. Su dönemde çocugumu bir yemege çikarmak bile külfet, mümkün olmayan bir sey. Burada yemekleri de var, farkli aktiviteler de var. Her seyden faydalanabiliyorlar.”

Sarigöz, artik çocuklarin her talebini karsilamanin zor oldugunu bayramlarda alinan kiyafetlerden örnek vererek, “Bir bayramda çocuk sevindirmek önceden çok kolaydi. Simdi çocuguna kiyafet alamiyorsun. Bir parça alsan bir parça alamiyorsun. Inanin bu hepimizi üzüyor. Biz gene yapabiliyoruz. Hiç yapamayanlar var. Ben sadece onlari düsünüyorum” diye açikladi.

Veli Gül Aygün, büyük oglunun da yaz okuluna gittigini ve küçük oglunu da bu okula yolladigini anlatarak, “Burasi bizim için bir aliskanlik oldu. Ögretmenlerimiz çok iyi. Hizmet çok iyi. Muhtarimiz sag olsun her seyle çok güzel ilgileniyor” dedi.

“BU KOSULLARDA ÇOCUK YETISTIRMEK ÇOK ZOR”

Aygün, Türkiye’deki ekonomik tabloda çocuk yetistirmenin kolay olmadigini kaydederek, “Birakin çocuk yetistirmeyi biz kendimize bakamaz olduk. Artik özel hiçbir sey kalmadi. Önceden insanin gezmesi, aktivitesi, sinemasi, sunu bunu olurdu. Artik herkes asosyal olmaya basladi. Çünkü neden? Her seyin fiyatlari artti. Yapamiyorsun, hiçbir sey yapamiyorsun. Bu kosullarda çocuk yetistirmek çok zor” diye konustu.

Veli Abidin Ersel ise torunun yaz okulunda egitim aldigini ve bu ekonomik tabloda çocuk büyütmenin zorlugunu “Bu ekonomik kriz her tarafi sardi. Bir kanserin hücreyi sarip da hiçbir sey kalmadigi gibi. Bitirdiler yani. Hiçbir sey kalmadi. Büyükten al da küçüge kadar insanlar bunalim içinde. Öyle bir seye düsürdüler ki milleti. Hiç kimsenin bir sey yaptigi ettigi yok. Mahvoldu” dedi.

“DEDE SUNU AL’ DEDIGI ZAMAN ÜZÜLÜYORUM”

Ersel, dede olarak torununa istediklerini alamadigini da açiklayarak, sözlerini söyle sürdürdü:

“Emekli vatandasim, nereden alayim? ‘Dede sunu al’ dedigi zaman ben üzülüyorum. Alamiyorum.”

KENDISI DE BU OKULA GELDI VE SIMDI ÖGRETMENLIK YAPIYOR

Yaz okulunda baglama çalmayi ögrenen ve simdi ayni okulda ders veren Deniz Solugan, “Simdi çocuklara ögretmen olarak devam ediyorum. Buradaki arkadaslarin yarisindan çogu benim baglama ögrencim. Gelecek seneye de derslere girmek için yetisen yardimci ögretmenler olarak devam ediyoruz. Derdimiz para kazanmak degil, cebimizi doldurmak degil. Sadece imkani olmayan çocuklarla bulduklari bosluklarda degerli, verimli zaman geçirmek” dedi.

“ÖGRETMENLIK SIRASI BIZE GEÇTI”

Solugan gibi lise ögrencileri de kendilerinden küçüklere ders veriyor. Lise ögrencisi Selen Hizir, “Simdi ögretmenlik sirasi bize geçti” diye gelecek kusaklari yetistirdiklerini dile getirdi.

Mahalleli sakinlerinden Dilber Günes ise okulda gönüllü olarak çocuklara yemek yapiyor. Günes evde tek basina olmak yerine çocuklarla beraber vakit geçirmekten memnun oldugunu söyleyerek, “Burada yemek yapiyorum. Çocuklara yardimci oluyorum. Buraya gelmeyi seviyorum. Evde durunca sikiliyorum” dedi.

“HALKIMIZ ILE BIRLIKTE DAYANISMA FAALIYETI YÜRÜTMEYE ÇALISIYORUZ”

19 Mayis Mahallesi Muhtari Ali Gölpunar ise muhtarlik anlayisini “Terzi Fikri” olarak bilinen ve 12 Eylül darbesi sürecinde cezaevinde yasamini yitiren Fatsa Belediye Baskani Fikri Sönmez’den aldigini dile getirerek, sunlari söyledi:

“Gençler ve kadinlarla ugrasimizin altinda yatan temel neden ‘Ben ne yaptimsa, halkim için; halkimla birlikte yaptim’ diyen Fikri Sönmez. Bugün hala bize yol gösteriyor. Fikri Sönmez ve arkadaslarinin açtigi yol bugün bile ülkeyi yönetenlerin korkulu rüyasi haline gelmis vaziyette. Hala 40 yil önce cezaevinde öldürülen bir insanin hakkinda konusuyor… Biz bugün ne yapiyorsak çocuklarimiz için halkimiz için halkimiz ile birlikte dayanisma faaliyeti yürütmeye çalisiyoruz. Dayanisma ezilenlerin inceligidir diyoruz.

“BU ÇOCUKLAR ÜLKENIN GELECEGIDIR”

Bu çocuklarin ülkenin gelecegine el koymasindan korkuyorlar. Kenan Evren ‘Biz gelmezsek yeni Fatsalar olacak’ diyordu. Iste bu çocuklar da bu ülkenin gelecegidir, teminatidir. Özgür, esit, her sekilde mutlu bir ülke için, mutlu bir gelecek için bu çocuklara elimizden gelen her türlü çabayi gösterecegiz. Bu çocuklar ülkenin gelecegidir. Bu ülkede yüzlerce, binlerce Fikri Sönmezler çikacaktir.”




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —